Prof. Dr. Şerif Barış; Kocaeli depremi maalesef unutuldu

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin yıl dönümünde Gölcük'te bir anma programı düzenlendi. Programda konuşan Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış Gölcük Depremi'nin unutulduğunu ve gerekli derslerin alınmadığını söyledi

Prof. Dr. Şerif Barış; Kocaeli depremi maalesef unutuldu
Haber albümü için resme tıklayın

Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak gösterilen, binlerce kişinin yaşamını yitirdiği 17 Ağustos Depremi’nin 24’üncü yıl dönümünde Gölcük’te bir anma programı gerçekleştirildi. Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, İl Jandarma Komutanı Albay Yavuz Selim Kapancı, Gölcük Ana Üs Komutanı Tuğamiral Ali Tuna Baysal, İl Emniyet Müdür Vekili Mustafa İşlek, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, Sadettin Hülagü, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Gölcük Kaymakam Vekili Ali Ada, Japonya İstanbul Başkonsolosu Kasahara Kenichi, Rusya Başkonsolosu Andrey Buravov, İl Sağlık Müdürü Yüksel Pehlevan, AFAD İl Müdürü Mehmet Emin Koçan, siyasi parti temsilcileri sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı.
Programda bilgilendirmelerde bulunan Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış Gölcük Depremi'nin unutulduğunu ve derslerin alınmadığını belirterek şunları söyledi;


DEPREMLERİN HAARP TEKNOLOJİSİ İLE YAPILDIĞI SÖYLENİYOR AMA BU DOĞRU DEĞİL

Deprem ağıyla yine bu bölgeyi online ve sürekli izlemeye başladık. Dolayısıyla benim ömrümün belki de yarıdan fazlası arazide ve sizlerden çok daha belki daha köylerini bildiğim yerlerde geçti. Ve bunu söylememin sebebi 17 Ağustos günü ve daha öncesinde burada Çalışmalar nedeniyle depremlerin işte Amerikan gemisinde tetiklendiği park teknolojisiyle yapıldığı gibi birçok maalesef bilimsel astarı olmayan, desteği olmayan maalesef komplo teorileriyle gündeme geldi. Hatta şu an bile Maraş depremleri ve ülkede olan depremleri yine benzer şekilde HAARP teknolojisinde yapıldığı söyleniyor ama bu kesinlikle doğru değil. Neden doğru değil derseniz 17 Ağustos'tan yaklaşık bir ay önce biz Kocaeli iline gelerek deprem istasyonları ve yerin elektrik ve manyetik ölçülerini sürekli izleyecek yerkürenin içerisinde olan doğal elektrik akımları ve manyetik alanını ölçen yaklaşık elli kilometre derinine kadar buradan bilgi toplayan istasyonları kurmaya başladık. Ve bu istasyonlar beş taneydi. Hepsi Japonya'dan geldi. Ve rahmetli Işıker Hoca hatırladığınız üzere bir güneş tutulması nedeniyle Sinop'taydı. Japon ve Türk ekibinin başında ben vardım. Gündüz istasyonları kurup verileri alırken geceleyin İzmir'e yatıya gidiyorduk ve 17 Ağustos gecesi malum olay maalesef oldu. On sekiz binden fazla canımızı kaybettik ve o çaresizliği o acıyı en iyi yaşayanlardan biriyim.

17 AĞUSTOS BENİM AÇIMDAN ÇOK ÖNEMLİ

17 Ağustos sabahı çok erkenden ben Fethiye Belediye Başkanı'nın önündeyim. Çünkü ayın üzerinde beş tane elektrik ve manyetik alanı ölçtüğümüz cihazlar vardı. Bu bölgeyi 16 istasyonla 1992'den beri anbean kaydediyorduk ve depremlerle ilgili sadece depremden sonra iki tane bilimsel bulgu bulduk ve bunu dünyanın en saygın dergilerinden biri olan bir derginin elektronik versiyonunda yayınladık. O nedenle 17 Ağustos benim açımdan çok önemliydi.

TÜRKİYE'Yİ DEPREME DAYANIKLI HALE GETİRMEK...

Elbette asla ve asla bir deprem uzmanı olarak büyük depremlerin bir can kaybına, yaralanmaya yol açmasını istemiyoruz. Ama bilim bunu söylüyor. Ülke bir deprem ülkesi. Depremleri durdurmamız, depremleri önlememiz mümkün değil. Tıpkı Birleşmiş Milletler'in söylediği gibi yapılacak çalışmalarla bizler deprem zararlarını azaltabiliriz. Bunlarla ilgili işte burada da Japon botlarımız var. 1887'de bir yıl kalmak üzere 2.5 yıldan fazla Japonya'da yaşadım. Japonya'nın en ünlü Üniversiteleriyle deprem araştırmaları yaptım. Ve hala bu çalışmalarımız ortaklaşa sürüyor. Türkiye'yi deprem dayanıklı hale getirmek, deprem dirençli hale getirmek sadece yapısal anlamdaki yapıları depreme dayanıklı hale getirmek değildir. Kesinlikle eğer biz bundan sonra oluşacak can kayıplarını önlemek istiyorsak her vatandaşın evinde, her sanayicinin ve her şirketin firmalarında mutlaka acil durum planlarını, afet ve acil durum planı haline dönüştürmeleri lazım.

BUNUN YAYGINLAŞTIRILMASI ÖNEMLİ

Bununla birlikte hem ilimizde sürdürülen depremselliğe dönük çalışmalar. Deprem erken uyarı sistemleri gibi sistemlerin kurulması ve bunun yaygınlaştırılması önemli. Burada Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin de benzer girişimleri var. Gerek Kocaeli Üniversitesi'nde gerek Gebze Teknik Üniversitesi'nde yaptığı çalışmalar var. Öte yandan AFAD gibi bir kuruluş önemli bir Kuruluş, ülkeyi afete hazırlamak için, özellikle müdahaleden çok zarar azaltma ve hazırlık çalışmalarını gerçekleştirmek için çok yoğun şekilde çabalar gösteririz. Gerek üniversiteler, gerek belediyeler, gerek devletin organlarının çabalarının sonuçlanabilmesi için kesinlikle gönüllüleri gibi sivil toplum örgütlerine, Kızılay gibi sivil toplum örgütlerine ve gönüllere ihtiyaç var.

BİLİME KATTIĞI FAYDALAR ÇOK FAZLA

Ama şunu unutmayın. Eğer sizler vatandaş olarak evlerinizde sanayiciler veya büyük firmalar, işletmelerinde Gerekli hazırlıkları yapmak, gerekli önlemleri almak, yapılan eğitimlerle, yapılan eğitimlerin sık sık gerçek ve düzgün tatbikatlarla yapılmadığı sürece sizler maalesef bu afetleri konuşmaya devam ederiz. Gölcük benim için önemli. Buradan bulunan özellikle deprem ağları açısından söylüyorum. Kuzey Anadolu fay zonunun deprem öncesi, deprem sırası ve deprem sonrasında 7.4 gibi büyük bir depremi inceleyen, kaydeden ilk ağ olması. Dünyada 7.4 gibi büyük bir depremin öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılan bilimsel çalışmaların sayısı bir ya da ikidir. Bu nedenle bu vesileyle özellikle bizlere bilimsel anlamda katkı sunan Japonya hükümetine Jaika kuruluşuna ve Japonya'nın çok değerli üniversitesindeki hoca arkadaşlarımıza ben halk adına bir Türk bilim insanı olarak da çok çok teşekkür ediyorum. Çünkü gerçekten onların destekleri, bilime kattığı faydalar çok fazla.


17 AĞUSTOS BİR MİLAT

Deprem unutulmadı dedim. Unutulmaması da ııı gerektiği yazıyor. Ama maalesef Geldiğimiz noktada biz Kocaeli depremini unuttuk. Hatırlarsanız 17 Ağustos günü rahmetli Işıkhan'a benim hocamla ben Kandil Hastanesi'nde çalışıyordum. Biliyorsunuz Türkiye'de deprem gerçeği 17 Ağustos'ta hatırlatıldı. 17 Ağustos bir milattır. 17 Ağustos'tan çıkarılan ders ile dünyaya örnek olmalıyız. Şimdi bunu neden söylüyorum? Gerek Japonya'da çok büyük bir pantrasyon yaratmıştır. Gerekirse Japon hükümeti ve Japon halkı bu depremlere birer millet olarak kabul ederek hem diyalog çerçeve anlaşması hem de çerçeve anlaşmasıyla dünyanın afetlere maruz bütün ülkelerini çağırarak davet ederek oradan elde edilen dersler ışığında dünyada insanların, ülkelerin ve toplumların afete müdahale eden çok zarar azaltma ve hazırlık olarak adlandırdığımız DESK yönetimi evrelerinin her alanda mutlaka hayata geçirilmesi ve bunu kalkınmanın temel unsuru olarak da yerleştirilmesi gereğini söylemişti.

KOCAELİ DEPREMİ UNUTULDU MAALESEF

Bizler de ilk yıllarda bunu dile getirdik. Ilk yıllarda önemli merhaleler kaybedildi kaydedildi. Ama sonra yaşadığımız diğer depremlerle aslında Kocaeli depreminin unutulduğu maalesef. Çünkü şayet unutulmamış olsaydı ne Erzincan, ne Elazığ, ne başka diğer depremlerde Maraş depremleriydi. Bu kadar fazla ekonomik kayıp, bu kadar fazla can kaybı olmaz."

16 Ağu 2023 - 23:57 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.