BİR ZAMANLAR SÖKÜLÜP ATILIYORDU
Türkiye'nin kıyı kesimleri ile denizle buluşan sulak alanlarda kendiliğinden yetişen deniz börülcesi, uzun yıllar ekonomik bir değeri olmadığı düşüncesiyle yabani ot olarak görüldü. Tarım arazilerine zarar verdiği gerekçesiyle sökülen bitki, son yıllarda değişen tüketim alışkanlıklarıyla adeta yeniden keşfedildi.
TALEP HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Organik ve doğal ürünlere yönelen tüketicilerin ilgisi, deniz börülcesini pazarlarda, manavlarda ve restoranlarda aranan ürünler arasına taşıdı. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında doğal ortamından özenle toplanan bitki, zeytinyağlı salata ve meze olarak sofralarda sıkça yer buluyor. Gurme restoranların menülerinde de kendine geniş yer edinen deniz börülcesi, doğadan toplama yapan vatandaşlar ve üreticiler için önemli bir gelir kapısına dönüştü.
HEM SAĞLIKLI HEM DE KAZANÇLI
Deniz börülcesi yalnızca lezzetiyle değil, ekonomik değeriyle de dikkat çekiyor. Düşük üretim maliyeti ve artan pazar talebi sayesinde üreticilere yüksek kazanç sağlayan bitki, alternatif tarım ürünleri arasında öne çıkıyor. Kozmetik ve gıda sektöründe de kullanım alanı genişleyen deniz börülcesine olan ilginin önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor.
UZMANLARDAN TÜKETİM UYARISI
Uzmanlar ise deniz börülcesinin doğal olarak yüksek miktarda tuz içerdiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle tüketilmeden önce bol suyla iyice yıkanması ve haşlama sırasında ya da sonrasında ekstra tuz eklenmemesi gerektiği belirtiliyor. Özellikle yüksek tansiyon hastalarının bitkiyi tüketirken kontrollü davranmaları tavsiye ediliyor.