Ayhan Zeytinoğlu; 2018 fırsat ve tehlikelerle dolu

Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye ekonomisinin 2017 yılını Kocaeli Fikir için değerlendirdi. 

Ayhan Zeytinoğlu; 2018 fırsat ve tehlikelerle dolu
Haber albümü için resme tıklayın

Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye ekonomisinin 2017 yılını Kocaeli Fikir için değerlendirdi. 

2017’de gündemimizi işgal eden doların yükselişi, işsizlik oranları, ekonomideki büyüme, enflasyon gibi pek çok konuda konuştuğumuz Ayhan Zeytinoğlu, önümüzdeki yıl için ise “2018 yılı fırsatlar ve tehditlerle karşı karşıya olduğumuz bir yıl olarak karşımızda duruyor.” diyor.

İşte Türk ve dünya ekonomisinin 2017 yılına ışık tuttuğumuz o röportaj…

*2017 yılını, dünya ekonomisi için nasıl değerlendirirsiniz?

-2017 yılı dünya ekonomisi, küresel ticaret ve finans piyasalarında yaşanan olumlu gelişmelerle bir önceki yıla göre daha iyi bir performans sergiledi. Diğer taraftan ABD-Kuzey Kore gerilimi ve Ortadoğu’da yaşanan hareketlilik ile artan jeopolitik riskler, Donald Trump'ın ABD başkanı olması, birçok ülkede gerçekleşen seçim ve referandumlar nedeniyle yaşanan siyasi krizler ve Brexit süreci ile başlayan müzakerelerin seyrine yönelik belirsizlikler küresel ekonomiye yönelik kaygılar olarak karşımıza çıktı.

DARBE GİRİŞİMİNİN ETKİLERİNİ BERTARAF ETTİK

*Bu gelişmeler ülkemizi nasıl etkiledi?

-Tüm bu gelişmeler yaşanırken ülkemiz 2016’da yaşanan darbe girişiminin ekonomimizdeki daraltıcı etkilerini bertaraf etmek amacıyla ekonomiye ivme kazandıracak teşvikleri devreye aldı. Hükümetimizin uygulamaya aldığı geçici vergi kesintileri, ek teşvikler, KGF ile özellikle KOBİ’lerin finansmana erişimlerinin kolaylaştırılması gibi desteklerin büyümeye ciddi katkı verdiğini düşünüyoruz. Alınan bu tedbirlerin de katkısıyla, yıl içerisinde yaşanan tüm jeopolitik olumsuzluklara ve risklere rağmen, yılın birinci çeyreğinde 5.3, ikinci çeyreğinde 5.4 ve üçüncü çeyrekte 11.1 büyüyerek dünyada en hızlı büyüyen ekonomiler arasında yerimizi aldık. Ülkemizi en hızlı büyüyen ülke sıralamasına taşıyan yüzde 11.1’lik büyümede, son dört çeyrektir gerileyen makine ve teçhizat yatırımlarındaki yüzde 15.3’lük büyümenin etkisini görüyoruz. 2017 yılını yüzde 6-7 civarında bir büyüme ile kapatacağımızı düşünüyoruz. En büyük beklentimiz bu güçlü büyümenin yatırıma ve istihdama dönüşmesini görmektir.

*Türk ekonomisinin geleceğe dair hedefleri ve yol haritası ne olmalı?

-Reel sektörün büyümeye katkısının devamını, önümüzdeki yılın ekonomik ve siyasi konjonktürü belirleyecektir. Hükümetimiz, Orta Vadeli Program’da 2017 için yüzde 5.5 olması hesaplanan GSYH büyüme oranının gelecek üç yılda da bu seviyede gerçekleşmesini hedefliyor. Bu hedefin sürdürülebilirliğine yönelik engel teşkil edebilecek siyasi iklimin düzelmesi halinde 2018 yılında biz de yüzde 5’in üzerinde büyümeyi bekliyoruz. Kalıcı büyümenin özellikle ihracatçı ve katma değerli sektörlere yönelik yapılacak yatırımlarla mümkün olduğunu düşünüyoruz.

DAEŞ VE FETÖ HARCAMALARI OLUMSUZ ETKİLEDİ

*İçinde bulunduğumuz yıl içerisinde Türk ekonomisini olumsuz etkileyen faktörler neler oldu? Geleceğe dair tedirgin olmamıza neden olacak bir etken var mı?

-2017 yılında büyümeyi desteklemek üzere alınan tedbirler bütçe performansını olumsuz etkilemeyi sürdürdü. Bununla birlikte sınırlarımızdaki mevcut güvenlik sorunları, DEAŞ ve FETÖ ile mücadele kapsamında yapılan harcamalar da bütçemize ek yükler getirdi. Bu harcamaları makul karşılıyor ve ekonomide canlanmaya yönelik alınan tedbirleri memnuniyet verici buluyoruz. Ancak borçlanmanın artması, faizlerin yükselmesine neden olduğundan, yatırım yapma kabiliyetimizi azaltıyor. Denk bütçeyi önemsediğimizi sık sık dile getiriyoruz. Denk bütçe ya da bütçede fazla vermemizin, yapısal reformların hayata geçirilmesinde elimizi daha da güçlendirdiğini biliyoruz. 2018’in seçim öncesi yıl olmasından dolayı ve büyümeyi desteklemek için bütçede kamu harcamalarının da devam edeceğini bekliyor, bu nedenle bütçe açığında artışın devam edeceğinden endişe duyuyoruz.

*İhracat rakamlarımız yükselmesine rağmen cari açığımız sürekli artıyor. Bunun sebebi nedir?

-İhracatta 2016’ya göre sürekli artışların yaşandığı bir yılı geride bıraktık. Hatta aylık baktığımızda tarihi zirvelerde gerçekleşmeler oldu. Yıllık bazda 2014 yılından sonra en yüksek ihracat performansımızı bu yıl gerçekleştirdik. Önümüzdeki yıllarda da ihracatımızın katma değerini artırmak yoluyla ivme kazanmasını arzu ediyoruz. Ancak ihracatın ithal girdiye bağımlılığı, orta vadede aşılması gereken kronik bir sorun. Sürdürülebilir ihracat artışı için ihracat ürünlerini çeşitlendirmemiz gerekiyor. İş dünyası olarak Dünya pazarlarındaki talepleri daha yakından takip etmemiz gerekiyor.

2017 yılındaki ihracat artışı sevindirici olmakla birlikte ithalatımız daha fazla arttı. 2017 yılının ilk 11 ayında ithalattaki artış hızının ihracat artış hızının neredeyse iki katı olmasından dolayı dış ticaret açığında büyüme gördük. Tabii bunun sonucu olarak yüksek dış ticaret açığına bağlı olarak da cari açığın artması, ülkemiz için sürdürülebilir bir durum değil. Cari açıktaki iyileşme, 2014 ve 2015’teki olumlu tablonun ardından 2016’da turizm gelirlerindeki daralma ile duraksamıştı. 2017 yılında turizm gelirlerindeki kademeli toparlanmaya karşın enerji ve altın ithalatındaki artışlar ile dış ticaret açığındaki genişleme, cari açığın artmasına neden oldu.  Bu bakımdan doğrudan yabancı yatırımları artırmamız, ayrıca turizm sektöründe atılacak adımlar ile geçmiş yıllarda yakaladığımız performansa ulaşmamız gerekiyor. 2018 yılında dış ticaret açığının dengelenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

ENFLASYONUN SEBEBİ DOLARIN YÜKSELİŞİ

*Doların süregelen artışı ülke ekonomisini nasıl etkiledi?

-2017 yılı enflasyonla mücadele için zor bir yıl oldu. İlk 11 ayda ocak ve temmuz hariç enflasyon oranında çift haneyi gördük. Enflasyon kasım ayında yüzde 12,98 ile son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Maalesef, enflasyonda Orta Vadeli Program hedeflerini yakalayamayacağımızı görüyoruz. Enflasyonunu yukarıya çeken en büyük etken dolardaki artış olmuştur. Döviz kurlarında herhangi bir sıçrama olmazsa baz etkisi ile 2018 yılında bir gerileme bekliyoruz. Diğer taraftan iş dünyası olarak önemle takip ettiğimiz konulardan biri euro/ dolar paritesinin seyridir. 2018 yılının şimdiden zor bir yıl olduğunu öngörsek de siyasi iklimde herhangi bir olumsuzluk olmadığı takdirde; TL’nin yüzde 5-10 arası değer kazanacağını, paritenin 1,2’yi aşacağını ve enflasyonun gerileyeceğini düşünüyoruz.

*İstihdam seferberliğine rağmen işsizlik oranımız neden hala çift hanelerde?

-Üretim, ihracat ve kapasiteler artarken, hükümetimiz tarafından başlatılan istihdam seferberliği ile bu yıl ilk dokuz ayda 1 milyon 233 bin kişiye istihdam sağlandı. Bunda sanayi ve hizmetler sektöründeki büyümenin payı yadsınamaz. Ancak işsizlik oranımız geçen yıl olduğu gibi yılın tamamında çift haneli seyretmeye devam etti. Bunda yüksek işgücüne katılım oranı ve Suriyelilerin etkisi olduğunu düşünüyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın verilerine göre ülkemizde 600 binin üzerinde Suriyeli kayıt dışı çalışıyor. Bu durumun işsizlik oranını 2-3 puan arttırdığı kanaatindeyiz. Diğer taraftan genç nüfusumuzdaki işsizlik oranının artışından endişe duyuyoruz. Bugün en önemli meselemiz sanayinin ihtiyaçlarına uygun insan kaynağı. Sanayinin vasıflı eleman ihtiyacı sorununun ülke genelinde mesleki ve teknik eğitimin yaygınlaştırılması ve özendirilmesiyle çözüleceğini düşünüyoruz.

TÜRKİYE’NİN ÖZELLİKLE İHRACATÇI ÜLKE OLMAYI BAŞARMASINI İSTİYORUZ

*Tüm bu konuştuklarımız ışığında 2018 yılından beklentileriniz neler?

-2018 yılı fırsatlar ve tehditlerle karşı karşıya olduğumuz bir yıl olarak karşımızda duruyor. Türkiye’nin özellikle ihracatçı ülke olmayı başarmasını istiyoruz. Bu olursa ne cari açık, ne bütçe açığı, ne de enflasyon problem olarak artık bizi rahatsız edecek boyutta olmayacaktır. Böylelikle üretim artar, istihdam artar.

Diğer taraftan, yeni yıldan en büyük beklentilerimizden biri Suriye'nin yeniden yapılanmasında Türkiye'nin aktif rol almasıdır. AB ülkeleri Türkiye'de bulunan Suriyeli göçmenlerin ülkelerine dönmesi için destek vererek ülkemizin üzerindeki yükü artık azaltmalılar. Suriye ile ilişkilerin yeni yılda iyileşeceğini umarak ülkenin inşasında Türkiye olarak yer almamız gerektiğini düşünüyorum. Umarız önümüzdeki yıl siyasi iklim de ılımlı geçer. Reel sektörün temsilcileri olarak, Kocaeli Sanayi Odası olarak biz de üzerimize düşen görev ve sorumlulukları geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi yerine getirmeye hazırız. 2018 yılının bölgemiz ve ülkemiz için üretken ve bol kazançlı bir yıl olmasını temenni ediyorum.

27 Ara 2017 - 10:22 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.