Kars-Ardahan-Iğdır (KAI) Vakfı başkanı Mehmet Irak, vakıf çalışmaları hakkında sitemize geniş bilgiler verdi.
Kocaeli genelinde 112 bin seçmenlerin olduğuna vurgu yapan Irak, bu seçimlerde üç siyasi partiden bir vekil adayı istediklerini duyurdu.
AK Parti, MHP ve CHP’den eğer Kars-Ardahan ya da Iğdırlı bir isme listelerde yer verilmezse partileri desteklemeyeceklerini de duyurdu Irak.
Kendisinin adaylık gibi bir düşüncesi olmadığını belirten Irak, 1994 yılında Refah Partisi’nin kazandığı Körfez Belediyesi’nde yaptıkları yanlışları da açık yüreklilikle anlattı.
Oğluna bir söz verdiğini de sözlerine ekleyen Irak, o günden bu yana sadece çocukları güldürmek için siyaset yaptığını da ifade etti.
İşte Irak ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportaj…
*Vakıf ne zaman kuruldu, ne zamandan beri faaliyette?
-Vakfımız 1966 yılında kuruldu. 50 kişilik bir mütevelli heyeti olan bugün ise 63 üyemiz var. 1999 depremden sonra da vakfımız biraz atıl durumda kaldı. Biz vakıf başkanlığına 2016’nın 25 Aralık’ın da geldik. 25 Aralık’tan bu yana da vakıf Kocaeli’de arkadaşlarımızın gayretleri çalışmalarıyla iyi bir noktaya geldi. Yaklaşık 20 derneğimizle birlikteyiz. Daha önceden böyle bir fikir birlikteliği yoktu. Bizim en büyük özelliklerimizden birisi sınırlarımız ayrılsa da, valiliklerimiz ayrılsa da biz kültürümüzle hiç bölünmedik. Karaman Konya’dan ayrıldı Konya Karaman Derneği’ni göremezsiniz. Türkiye’de sadece Kars-Ardahan-Iğdır tabelasını biz de görebilirsiniz. 1992 yılında Ardahan ve Iğdır bizden ayrılsa da biz biriz diyerek bir karar alınmıştı.
*Ardahan ve Iğdır il oldu ama siz bu birliktelik için mi bu vakıf kuruldu?
-Birlikte olduğumuzu, hiçbir zaman da ayrılmayacağımızın bir ifadesidir bu vakfımızın ismi. Bu isim de özellikle seçilmiştir.
*Kocaeli genelinde Kars, Ardahan ve Iğdırlı kaç kişi var?
-112 bin seçmenimiz var Kocaeli genelinde. Birinci sırada il bazında Erzurum, ikinci sırada Karadenizliler, Kars üçüncü sırada. Kars-Ardahan-Iğdır bir arada düşünüldüğünde ise Erzurum’a 27 bin fark atıyoruz.
*Sizin başkanlığınızla birlikte vakıf adını daha çok ön plana çıkarmaya başladı. Neden peki?
-Uzun yıllar bir duraklama dönemi geçirildi. Diğer arkadaşlarımız da memleket sevdası vardı. Bizim sanırım yönetimdeki arkadaşlarımız daha çok çalışkanlar diye belirtelim. Şahsımızla ilgili değil, belki de Allah yardım etti.
VAKIF BAŞKANLIĞI BAŞIMIN TACI
*Mevcut bina sizin yeriniz mi?
-Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı olarak bu bölgede çok yer gezdik. İnşallah bu bina bizim son yerimiz olacak. Ondan sonra da inşallah kendi yerimize taşınacağız. Merkezi Körfez ya da Derince E-5 güzergahı arasında bir yer arıyoruz. Ortak bir nokta olsun diyerek böyle bir arayışımız var.
*Vakıf başkanlığınızdan önce bir de sizin siyasi geçmişiniz var değil mi yanlış bilmiyorum…
-Mehmet Irak, 1986 döneminde Refah Partisi’nde siyasete atıldı. Gençlik başkanlığı yaptı. İlçe yöneticiliği ve il yöneticiliği yaptı. Körfez’de İlim Yayma Cemiyeti’nin kurucuları arasındayım. Arkadaşlarımızla istişare sonucunda vakıf başkanlığını üstlendik. Tüm siyasi kimliğimi bırakarak bugün vakfın tacını başımda taşıyorum. Onun gücünü ve onun sorumluluğunu iyi biliyoruz. Bu manada da hizmet etmeye gayret gösteriyoruz.
ÇOCUKLARI DÜŞÜNMEDİK
*Hiç hayatınızın dönüm noktası var mı?
-Benim hayatımı 1999 yılında o gün 10 yaşında olan Yusuf İslam değiştirdi. 1994 yılında Körfez Belediyesi’ni kazandığımızda biz bir havayla geldik. Hayatımızda ilk defa kamu kuruluşunu kazandık. Biz de elektronik haberleşme koordinatörü olarak göreve başlamıştım. O günkü şartlarda biz de hava bin beş yüz. Ağadere Caddesi’nden öyle bir geziyordum ki küçük dağları ben yaratmışım, büyük dağlar da babamdan kalmış gibi. Bu kibirle birlikte ama çok çalışıyordum. Muzaffer Baştopçu ile çalışmak çok zordu ama çok keyifliydi.
O günkü şartlarda biz bizim zihniyetimizde olan insanların çıkartılabilmesi için destek olduk. Evindeki ne çocuğunu ne de eşini düşündük. Hepsini işten çıkardık. 98’da kabuğumu kırmıştım, oturma dönemim başlamıştım. 1999’da seçimleri kaybettiğimizde bir gün eve geldim, hanım elinde tepsi ağlıyor. ‘Seni işten çıkartacaklarmış’ dedi, Yusuf da ellerini kenetlemiş öyle oturuyor. ‘İşsizlik çok kötü’ dedi bana eşim. O esnada oğlum bana bir soru sordu. Bana ‘Baba siz de hiç çocukları ağlattınız mı?’ diye sordu.
Evet 1994 yılında biz de birilerinin çocuklarını ağlatmıştık, 1999 yılında da birileri benim çocuğumu ağlattı. O gün kendime ve çocuğuma bir söz verdim. ‘Eğer bir daha iktidar ya da muktedir olursak oğlum işçi alma ve işçi çıkarma hakkına sahip olursam sana söz veriyorum, hiç kimsenin çocuğunu ağlatmayacağım. Şu dakikadan sonra da çocukları güldürmek için siyaset yapacağım’ dedim. O gün bugündür sadece çocukları güldürmek için siyaset yaptım, kimse ortada kalmamak için çalışıyorum.
O olaydan tam bir hafta sonra bizi bir aile dostum yemeğe çağırdı. Tam çorbayı içeceğiz Yusuf ile evin çocuğu yerde oturuyordu. Ev sahibi çağırdı çocuğunu ama çocuk ağlıyor. Babası neden ağladığını sorduğunda ise ‘Bana bugün arkadaşım okulda ağladı, babasını işten çıkarmışlar’ dedi. Biz hiç çocukları düşünmedik o zaman. Düşün ki çocuk o kadar dert edinmiş ki sınıfta ağlıyor, onun arkadaşı da evde onun derdiyle ağlıyor. Ben o vicdan azabını hiç unutmadım. Çok zulmettik insanlara. Gün geldi iftar saatinde oruç tutan zabıtlıları arıyorduk, gelin bizi alın, programa götürün diye. O günkü şartlarda niyetimiz belediye başkanımızın yanında olmak ama bunun saatini düşünecek halde değildik. 99’dan sonra çizgilerimiz daha farklı oldu.
Hiç kimsenin dinine, mezhebine bakmıyoruz. Vakıf başkanı olarak benim bir dini bir de dilim var. AMA Kars-Ardahan-Iğdır Vakfı’nın ne dili, ne de dini vardır. Kapımıza kim gelirse gelsin biz o kardeşimize nerelisin sorusunu sormayız. Kapından girene insan muamelesi yaparız. Çünkü biliriz ki hangi sıfatla olursa olsun onun da evine gittiğine ayağa kalkan birileri var. Biz kültürümüze iyi yaşamalıyız.
HABABAM SINIFI SİSTEMİMİZİ BOZDU
*Eski dönemle, bu dönemi karşılaştırsanız…
-1970’li yıllarda eğitim sistemi çok iyi bir düzeydi. Evet siyasette vardı. 17 yaşındaki Erdal Eren, yazdığı mektubunun ne kadar önemli olduğunu biliyordu. Deniz Gezmişler vardı, diğer cenaha bakıyorsunuz Dursun Önkuzular vardı. Birçok kendini iyi yetiştirmiş gençler vardı. 1970li yıllardaki eğitim sisteminin çökertilmesi gerekiyordu. Bu toprakların çocuklarını birileri Kars’ı komünist, Erzurum’u faşist yaptı. Bizi birbirimize düşman ettiler. Bugün Erzurum dernekleri başkanları olsun bugün kimse bizim elimize silah veremiyor, el sıkıyoruz. O dönem birilerine ihtiyaç vardı; Kemal Sunal. Ertem Eğilmezler bu ülkede bir film çevirdiler, Hababam Sınıfı.
Değişmeyen tek karakter Şaban’dı, önüne de İnek koydular. Hocasına da Kel Mahmut koydular. Mahmut, Allah’ın sıfatlarından bir tanesidir. Şaban, bizim üç aylardan bir tanesidir. Bana 1980 yılından bu yana ismi Şaban olan bir tane çocuk bulamazsınız. İhanete alet olmuş Kemal Sunal vardı, saftı, Anadolu çocuğuydu. Kullanıldığının farkında değildi.
Yıllar sonra Kemal Sunal’ın da üzüldüğü anlar vardı. 1990’dan sonra Ramazan ismi tek tek konulmaya başlandı. Eksik bir şey vardı. O da Recep’ti. İvedikle birlikte bunu tamamladılar. Kaba saba birisini getirdiler. Biz okullarda sigara içmeyi, haylazlık yapmayı, öğretmenlere lakap takmayı Hababam Sınıfı’ndan öğrendik. Biz ne öğrendiysek eğitim sisteminden Hababam Sınıfı’ndan öğrendik. Bu üç isim şuanda sadece çok nadir olarak Ramazan kullanılıyor. 2012’den sonra da Recep ismini göremezsiniz. Eğitim sistemindeki çöküşün hayata nasıl geçer diye çalışmalarını yapıyoruz. Bugün hükümetin en büyük yanlışlıklarından bir tanesi 15 yılda gelen bakanlar bir türlü eğitim sistemini oturtamadılar. Her gelen bir öncekini değiştiriyor. Bunu bir sisteme oturtun. Biz bu çocuklar eğitimli olursa ülkenin geleceğini düşünüyoruz.
ÜÇ PARTİDEN BEKLENTİMİZ VAR
*Vakıf olarak bu dönem yapmak istedikleriniz ya da bugüne kadar yaptığınız çalışmaları bize biraz anlatır mısınız?
-Kültürümüzü, töremizi burada tanıtmaktan yanayız. Gelir gelmez gençlik ve kadın kollarımızı kurduk. 2500 fidandan oluşan KAI Aşık Murat Çobanoğlu Hatıra Ormanı’nı Türkiye’de ilk defa hayata geçirdik. Yine Nevruz programı yaptık. İlk kez tanıtım günlerimizi yaptık. Belediye başkanlarımız, bürokratlarımız, iş adamlarımız, ilçe başkanlarımızın katılımıyla bir tur düzenleyeceğiz. Yöremizin kıyafetlerini giyerek Çıldır Gölü’nde kızak turu atacağız. Oranın balıklarından, kazlarından yiyeceğiz. Yazın Ani Harabeleri ile ilgili önümüzdeki yaz döneminde turumuz olacak. Kars, Ardahan ve Iğdır’ı gezdireceğiz. Bizim yörenin tanıtılmasıyla ilgili ne varsa onu yapmak için bir gayretin içerisindeyiz.
*Vakıf olarak siyasetten bir beklentiniz var mı?
-Kocaeli genelinde 112 bin seçmenimiz olmasına rağmen siyasette yer verilmemiş bir toplumuz. Siyaseti yapan kişiler kendi çıkarlarına dokunulmamak için diğer yörenin insanlarını tanımamışlar. Biz de bu topraklarda yaşıyoruz, bizim de çok iyi siyasetçilerimiz var. Kendi siyasi partilerinin içerisinde bizim de kabul göreceğimiz bir isme yer versinler. MHP’de ilk 2’de, CHP’de ilk 3’te, AK Parti’de ilk 6’da bir Kars-Ardahan-Iğdırlı bir hemşerimizi görmek istiyoruz. Bu da bizim için doğaldır. En az iki belediye başkanı görmek istiyoruz. Bunu yapmayanın asla karşılarında değiliz amma velakin yanlarında hiç değiliz. Oy vermeyeceğiz. Bununla ilgili de çalışmaları yapacağız. Bu dönem çok farklı çalışmaların içerisindeyiz. Vakıf olarak mazlumun yanında, zalimin karşısındayız. Kim zalimlik yapıyorsa onun karşısındayız, karın ağrısı olan insanlara yol yürümedik. Arkadaşlarımın her biri omurgalı insanlar.
BİR VEKİL İSTİYORUZ
*Vakıf başkanı olabilmek için AK Parti ilçe başkanlığını kabul etmediniz. Peki bundan sonra siyaset yapamayacak mısınız?
-Buraya gelirken şunu söylemiştim. Bu dönem siyaseti partilerden bir vekil çıkarmak için mücadele edeceğiz ama olmazsa istifa ederim dedim. Bunun da arkasındayız. Başkanlıktan istifa ettikten sonra yeniden siyasete geri döneceğim. Bizim niyetimiz bir vekil, en az 2 belediye başkanı çıkarmak. Siyaset olmazsa olmaz.
*Hala partinin üyesi misiniz?
-AK Parti’nin hala aktif üyesiyim. Ama şu demek değildir ki üye olmak demek o parti bizi tanımadığında AK Parti’den aday gösterilmezse ben oy vermeyeceğim. Bizi sevenlerin de oy vermeyeceğine inanıyorum. Biz burada bir kitleyi temsil ediyorsak, bunu da bekliyoruz. Bu benim tepkimdir. Bu sadece AK Parti ile sınırlı değil. Bizi eğer yok sayarlarsa ne AK Partiye, ne CHP’ye, ne de MHP’ye oy vermeyeceğiz. Gönlümüz AK Parti’den birinin aday gösterilmesinden yana.
*Ya CHP sizden birisini aday gösterirse?
-Hep belirtmiştim yine söyleyeyim; Eğer CHP bizden birisini aday gösterirse ben CHP’ye oy vereceğim.
ADAYLIK DÜŞÜNMÜYORUM
*Siyasi parti başkanlarına seslenseniz…
-Mecliste grubu olan siyasi partilerin il başkanlarına sesleniyorum; Üç numaraya Rizeli, beş numaraya Rizeli koyamazsınız. Adaletli olmak zorundasınız. Cemil Yaman, 7 Haziran seçimlerinde listeye konulmadı, 1 Kasım seçimlerinde konuldu. Kimse Cemil Yaman yakışıklı diye oraya koymadı. Cemil Yaman Kürttü, bir Kürt gerekiyordu ve listeye konuldu. Zora düştüğünüzde koymayacaksınız, bizi de tanıyacaksınız. Biz bu davaya inandığımız için hakarete bile uğramış insanlarız. Ama biz bu partinin askeriydik, çalıştık, çabaladık. Şimdi vakıf başkanıyız. Bizden böyle bir talep var, bunu da yerine getirmek istiyoruz.
*Sizin adaylık gibi bir düşünceniz var mı?
-Şuanda aday olmayı düşünmüyorum. Buna karar verecek olan benim hemşerilerimdir. Şahsıma karşı çok büyük bir talep var, beni görmek istediklerini söyleyenler var. Ben hiçbir siyasi partinin il başkanının kelime oyununa gelmem. Biz burada neyin ne olduğunu iyi bilen bir STK başkanıyız. Bizim de görmek istediğimiz insanlar. 50 yıldır kimse Kars, Ardahan, Iğdırlı bir vekile yer vermemiş.
*Peki HDP, böyle bir aday çıkarırsa destekler misiniz?
-Ülkenin birlik ve beraberliğinden bahsediyoruz. Bugün baktığınızda HDP bizim duygu ve düşüncemizi yansıtmıyor. Biz vakıf içerisinde HDP’li arkadaşlarımız var. Biz onlara saygı duyuyoruz. Benim gönlümden geçen siyasi partiler; AK Parti, MHP ve CHP.
*Bu dönem yapmayı planladığınız projelerinizden bahsedelim biraz da…
-Önümüzdeki yıl en 50 öğrenciye burs vermek istiyoruz. Ramazan ayında en az bin aileye gıda yardımı düşünüyoruz. Gıda yardımını vakıftan vermiyoruz, yöneticilerimiz iftarın ardından eşlerini de yanına alarak dağıtacaklar. Bunu da günde en az 10 aile ile 10 günde bitirmeyi planlıyoruz. Çıldır Gölü’ne gezimiz olacak. Biz bu yıl mart ayında Aşık Veysel Şatıroğlu Hatıra Ormanı yapacağız. Sivaslı derneklerimiz ve Cem evimizle de görüşeceğiz bu konuyla ilgili. Hayalim olan bir bina ve bina içerisindeki bir odanın sağlık sektörüne ayrılması. Etraftan konu komşunun çocuklarının ücretsiz olarak muayene olabileceği bir yer düşünüyoruz. Beklentilerimiz ve hayallerimiz büyük. Nifak peşinde değil infak peşindeyiz. Başkanlarımızı ve insanlarımızı seviyoruz ama biz de yer almak istiyoruz. Biz de vekillik statüsünde hizmet etmek istiyoruz. Niyetimiz bu. Yer verirlerse birlikte çalışacağız, yer vermezlerse yanlarında olmayacağız ama karşılarında da olmayacağız.
KUDÜS’E DE DEĞİNDİ
*Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
-Her yerin sorunu bizim sorunumuz aslında. ABD Başkanı Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etti. Korkan bir topluluk olmuşuz, bananeci olmuşuz. Bugün Filistin’e Kudüs’e giren, yarın İstanbul’a da girecek. Biz sarı öküzü vermeyecektik, biz sarı öküzü verdikçe içimizden tek tek öküzü alacaktık. Eylemlerimizin sert olması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız diyor ya ‘Öleceksek adam gibi ölelim.’ O gün bugündür.
Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.