Kavlak :"O masadan hakkımızı almadan kalkmayacağız"

Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak Kocaeli'nde düzenlenen Türk Metal Sendikası mitinginde her ne olursa olsun toplu iş sözleşmeleri görüşmelerinde sonuca ulaşacaklarını söyledi

Kavlak :"O masadan hakkımızı almadan kalkmayacağız"
Kavlak :"O masadan hakkımızı almadan kalkmayacağız"
Haber albümü için resme tıklayın

Türk Metal Sendikası, Kocaeli’de on binlerce üyesinin katılımıyla “Metal Emekçileri Büyük Yürüyüş ve Mitingi” düzenledi. Mitinge İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve Belediye Başkan Yardımcısı Emirşah Torun da katıldı. Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde uzlaşmaz tutum sergileyen MESS yetkililerine seslendi.

Kavlak :

ÖNCE KENDİNİZE GELİN SONRA MASAYA GELİN

“Biz ölümüne çalıştık, ürettik” diyen Pevrul Kavlak, “Biz, nedeni olmadığımız bir sorunun mağduru olmak istemiyoruz.” İfadesiyle işverenlere tepki gösterdi. TÜİK’in açıkladığı rakamların gerçek enflasyonu yansıtmadığını vurgulayan Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Kavlak, “Sizin ilan ettiğiniz o gerçek dışı rakamlar, sözleşme masasında bizim karşımıza çıkıyor. Sizin ilan ettiğiniz o gerçek dışı rakamlar yüzünden bizim soframızdaki ekmeğimiz küçülüyor.” dedi. MESS yetkililerini son kez uyaran Kavlak,” Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, biz kazandırıyoruz. Önce kendinize gelin, sonra da masaya gelin. Gösterin iyi niyetinizi, gösterin dostluğunuzu, gösterin yiğitliğinizi. Biz de görelim.” diye konuştu.

HERKES EVİNDEYKEN BİZ ÇARKLARI DÖNDÜRDÜK

Kavlak herkesin evinde olduğu dönemde dahi çalıştıklarını ve nedeni olmadıkları bir sorunun mağduru olmak istemediklerini söyleyerek şunları söyledi:
"Bu mitingimizin adı, rastgele seçilmiş bir ad değildir. Bu mitingimiz, “Ölümüne çalıştık, kazanacağız” mitingidir. Evet, biz ölümüne çalıştık. Biz, canımız pahasına çalıştık. Herkes evindeyken, sıcak yuvasında, çoluk çocuğuyla beraberken, biz çarkları döndürdük, bacaları tüttürdük. Emeğin en kutsal değer olduğunu, dosta, düşmana gösterdik. Biz, Bu pandemi döneminde şehitler verdik. Arkadaşlarımızı kaybettik. Onları toprağa verip yine tezgahımızın başına döndük. Biz, ölümüne çalıştık, ölümüne çalıştık. Biz, nedeni olmadığımız bir sorunun mağduru olmak istemiyoruz. Biz, bu krizlerin bedelini ödemek istemiyoruz. Biz her şeyi fazlasıyla hak ediyoruz. Biz, karakışta işten atılmak istemiyoruz. Biz, evimize helal ekmek götürmek, çoluk çocuğumuzun yüzüne bakabilmek istiyoruz."

GELİN AMA ÇAKMA TÜİK RAKAMLARIYLA GELMEYİN

TÜİK yetkililerine de seslenen Kavlak enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı :
" TÜİK yetkililerine de seslenmek istiyorum. Açıkladığınız o enflasyon rakamları, gerçeği yansıtmıyor. Yahu el insaf. Siz bu rakamları nereden alıyorsunuz? Söyleyin de biz de oradan alış veriş yapalım. Sizin ilan ettiğiniz o gerçek dışı rakamlar, sözleşme masasında bizim karşımıza çıkıyor. Sizin ilan ettiğiniz o gerçek dışı rakamlar yüzünden bizim soframızdaki ekmeğimiz küçülüyor. Biz fakirleşiyoruz, fakirleşiyoruz.
MESS’e bir kez daha sesleniyorum. Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, biz kazandırıyoruz. Önce kendinize gelin, sonra da masaya gelin. Gelin ama bu çakma TÜİK rakamlarıyla gelmeyin. "

O MASADAN HAKKIMIZI ALMADAN KALKMAYACAĞIZ

Biz bugüne kadar, sosyal ortağımıza karşı yalnızca iyi gün dostu olmadığımızı kötü günde de onların yanında olduğumuzu her fırsatta gösterdik. Ne emeğimizi, ne mesaimizi ne de canımızı esirgedik. Şimdi sıra onlarda. Ne demişler; yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer. Ne kadar yiğit olduklarını şimdi göreceğiz. Gösterin iyi niyetinizi, gösterin dostluğunuzu, gösterin yiğitliğinizi. Biz de görelim. Artık deniz bitti, bitti. Sakın unutmayın, deniz bizim için biterse, sizin için de bitmiş demektir. Zaman yaklaşıyor, o masadan hakkımızı almadan kalkmayacağız. O masayı miting alanına çevireceğiz. O masada direneceğiz. İşi sokaklara taşımayı da iyi biliriz. Biz, o sokakların yabancısı değiliz. Biz, o sokaklarda büyüdük, o sokaklardan geldik. Gerektiğinde yine o sokaklara döneriz, mücadelenin kralını veririz… Kralını veririz…

BİZ ÖLÜMÜNE ÇALIŞTIK, ÖLÜMÜNE ÇALIŞTIK

Alnımızdan akan her damla ter için, soframızda küçülen her dilim ekmek için, cebimizde eriyip giden her kuruş için, ölümüne çalıştığımız her gün için, mücadele edenler. Ekmeğinin peşinden koşanlar, caddeleri, meydanları eylem alanına çevirenler, işçi sınıfının önünü açanlar, metal işçileri, kardeşlerim, can dostlarım. Büyük Kocaeli Mitingimize hoş geldiniz, hoş geldiniz, hoş geldiniz Emeğin en kutsal değer olduğunu, dosta, düşmana gösterdik. Ülkemiz sanayisi durmasın diye, ekonomimiz zarar görmesin diye, patronlarımız karlarına kar katsın diye, biz Canımız pahasına çalıştık. Canımız pahasına çalıştık. Biz, Bu pandemi döneminde şehitler verdik. Arkadaşlarımızı kaybettik. Onları toprağa verip yine tezgahımızın başına döndük. Biz, ölümüne çalıştık, ölümüne çalıştık.

BU MİTİNG İNSAN YERİNE KOYULMAYAN MİLYONLAR İÇİNDİR

Değerli kardeşlerim, bu miting, bu coşku, bu görkemli yürüyüş, yalnızca metal işçileri için değildir. Bu miting, pandemi döneminde canları pahasına çalışan tüm emekçiler içindir. İşten atılan, ücretsiz izne çıkarılan, tüm emekçiler içindir. Bu büyük miting, örgütsüz işçiler içindir. Esnek, kuralsız, güvencesiz çalışanlar içindir. İşsizler içindir. Emeklilikte yaşa takılanlar içindir. Gelecekten umudunu yitirmiş gençler içindir. Bu miting, ezilenler, sömürülenler, hor görülenler, emeğinden başka hiçbir şeyi olmayanlar içindir. Bu büyük miting, sendikalaştıkları için işten atılan, örgütlenme hakkı yok sayılanlar içindir. Bu görkemli buluşma; bu ülkede, emeğinin ve alın terinin karşılığını alamayan, susturulan, bastırılan, insan yerine konulmayan milyonlar içindir.
Bu miting, yalnızca metal işçisine hakkını vermeyen MESS’e karşı değil, emeği hor görenlere, hakkını vermeyenlere cevap vermek, “Evet, biz buradayız” demek içindir. Bu büyük buluşmamız, Türkiye işçi sınıfının ayağa kalktığı, “Yeter artık” dediği, “bıçak kemiğe dayandı” dediği bir haykırıştır, bir direniştir. Bu şanlı direnişin simgesi, işçi sınıfının gözbebeği, buzkıran gemisi Türk Metal’in yiğit üyeleri!

EYLEMSE EYLEM GREVSE GREV

Günlerdir, haftalardır sokaklardayız. Eylemlerimize önce işyerimizde başladık. Vardiya değişimlerinde eylemler yaptık. İşi durdurduk. O da yetmedi, sesimizi daha güçlü bir şekilde duyurmak için, kent meydanlarına çıktık. Sokaklardan, caddelerden sel gibi aktık. Önce İzmir’deydik… Sonra Manisa’dan seslendik. Bursa’daydık… Eskişehir’deydik… Çerkezköy’de, Gebze’de, Sakarya’da, Ankara’daydık… İşte şimdi buradayız… 10 binlerle, Kocaeli’den sesleniyoruz…
Bizim başka bir niyetimiz yok, gizli bir ajandamız yok. Hepimiz alın terimizin karşılığı için mücadele ediyoruz. Kara, yağmura, soğuğa bakmadan insan gibi yaşamak için hak mücadelesi veriyoruz. Bilmeyenlere, görmeyenlere, duymayanlara, sesimizi duyurmak için olanca gücümüzle bağırıyoruz. Olanca gücümüzle bağırıyoruz. Eylemse eylem, grevse grev.

BIÇAĞIN KEMİĞE DAYANDIĞI NOKTADAYIZ

Değerli arkadaşlarım, 12 Ekim 2021 günü, 130 bin metal emekçisi için işveren sendikası MESS ile Masaya oturduk. Tüm iyi niyetimizle, samimiyetimizle, Metal emekçilerinin hakkı için, alın terinin karşılığı için 6 oturum gerçekleştirdik. Ancak şimdilik hak ettiğimizi alamadık. Zor bir yola çıktık. Yolumuz zor, Sıkıntımız büyük. Artık hepimiz Sözün bittiği yerdeyiz. Artık hepimiz dayanma gücümüzün sınırındayız. Artık hepimiz dardayız, zordayız. Günlerdir hepimiz ayaktayız, eylemdeyiz. Dedim ya artık sözün bittiği yerdeyiz. Bıçağın kemiğe dayandığı noktadayız. Değerli dostlarım, buradan MESS yetkililerine sesleniyorum. Onların vicdanına, en masum, en insani duygularına sesleniyorum. Artık deniz bitti, bitti… Sakın unutmayın, deniz bizim için biterse, sizin için de bitmiş demektir. Onun için, bu işi daha fazla uzatmanın anlamı yok. Gelin masaya, bu işi bitirelim… Gelin masaya, iyi bir sözleşme yapalım… Gelin masaya, nereye varacağı belli olmayan bu koşullarda siz de, biz de önümüzü görelim. Bizi bekletmeyin, oyalamayın. Hakkımızı verin, elimizi havada bırakmayın, el sıkışalım, işimizin başına dönelim. Buradan uyarıyorum! Sakın o masaya gelirken ekmeğimize göz dikmeyin. Sakın o masaya gelirken alın terimizi hor görmeyin. Sakın o masaya gelirken, ölümüne çalıştığımız günleri görmezden gelmeyin. Yoksa biz de sizi görmezden geliriz. Vallahi de geliriz, billahi de geliriz.

MESS BUGÜN ÖNEMLİ BİR SINAVIN EŞİĞİNDEDİR

Bakın, son iki sözleşme sürecimizde, bizim taleplerimize karşı gösterdikleri duyarlılık ve sergiledikleri işbirliği için MESS yetkililerine teşekkür ediyorum. Ama o günler iyi günlerdir. Asıl olan bugündür, bugün. MESS bugün önemli bir sınavın eşiğindedir. O sınav dostluk sınavıdır. O sınav vefa sınavıdır. Biz bugüne kadar, sosyal ortağımıza karşı yalnızca iyi gün dostu olmadığımızı kötü günde de onların yanında olduğumuzu her fırsatta gösterdik. Ne emeğimizi, ne mesaimizi ne de canımızı esirgedik. Şimdi sıra onlarda. Ne demişler; yiğit bin yaşar, fırsat bir düşer. Ne kadar yiğit olduklarını şimdi göreceğiz. Gösterin iyi niyetinizi. Gösterin dostluğunuzu. Gösterin yiğitliğinizi. Biz de görelim.

AÇIKLADIĞINIZ ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR

Değerli arkadaşlarım, buradan TÜİK yetkililerine de seslenmek istiyorum. Açıkladığınız o enflasyon rakamları, gerçeği yansıtmıyor. Yahu el insaf, siz bu rakamları nereden alıyorsunuz? Söyleyin de, biz de oradan alış veriş yapalım. Biz dün aldığımız peyniri, zeytini bugün aynı fiyata alamıyoruz. Her alış verişimizde torbamız küçülüyor, ödediğimiz artıyor. O nedenle, sizin açıkladığınız o rakamlara kimse inanmıyor, inanmıyor. Ancak, ne oluyor biliyor musunuz? Sizin ilan ettiğiniz o gerçek dışı rakamlar, sözleşme masasında bizim karşımıza çıkıyor. Sizin ilan ettiğiniz o gerçek dışı rakamlar yüzünden bizim soframızdaki ekmeğimiz küçülüyor. Cebimizdeki paramız azalıyor. Biz fakirleşiyoruz, fakirleşiyoruz.

Kavlak :

BU ÜLKEYİ SIRTINDA TAŞIYAN EMEKÇİLERE KIYMAYIN

Yarın Aralık ayının enflasyonu açıklanacak, Gelin, çarşının, pazarın enflasyonunu açıklayın. Gelin, elinizi vicdanınıza koyun. Sizin açıkladığınız o enflasyona göre zam alan bu ülkenin işçisine, memuruna, emeklisine kıymayın. Bu ülkeyi sırtında taşıyan emekçilere kıymayın. Bu yaptığınız kul hakkı yemektir. Ayıptır, günahtır.
Değerli arkadaşlarım, MESS’e bir kez daha sesleniyorum. Sanmayın ki, o çarklar kendiliğinden dönüyor, o bacalar kendiliğinden tütüyor. Sanmayın ki, bir sihirli el dokunuyor ve metal sektörü ihracat rekorları kırıyor, şampiyon oluyor. Kendinize gelin, kendinize. Onların hepsini biz yapıyoruz. Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, biz kazandırıyoruz. Önce kendinize gelin, Sonra da masaya gelin. Gelin ama bu çakma TÜİK rakamlarıyla gelmeyin. Bu işi adaletli bir şekilde bitirelim. Hakkı koruyalım. Gelin masaya, gelin. Ama o masada da adil olun, vicdanlı olun, hakkı koruyun. Sakın bizim karşımıza içi boş söylemlerle, aslı astarı olmayan bahanelerle çıkmayın. “Yok salgınmış, yok kovitmiş, yok krizmiş, yok işyerlerinde duruşlar varmış.” Bunlarla gelmeyin. Sizin yaşadığınız kriz de bizim yaşadıklarımız pembe dizi mi? Sizin yaşadığınız sıkıntı da, bizim yaşadığımız düğün, bayram mı?

SAKIN BİZE DURUŞLARI BAHANE ETMEYİN

Evet, biz de biliyoruz. Ülkemizin en büyük fabrikaları üretime ara veriyor. Peki, o fabrikaları biz mi durduruyoruz? Üretimden biz mi kaçıyoruz? Çip krizini biz mi yaratıyoruz? O nedenle, sakın bize duruşları bahane etmeyin. Çünkü biz, bütün krizlerin faturasını canımızla ödedik. Biz, canımız pahasına çalıştık. Biz, ölümüne çalıştık. Ölümüne çalıştık.

O MASAYI MİTİNG ALANINA ÇEVİRECEĞİZ

Biz umutsuz değiliz. Biz, çaresiz değiliz. Biz, hiçbir zaman hayattan ümidimizi kesmedik. “Buraya kadarmış” demedik. Mücadeleyi bırakmadık. Kendimize güvendik. Bir olduk, iri olduk, diri olduk. Yine öyle olacağız. Bundan önce çalıştık, ürettik, hakkımızı aldık. Yine alacağız. Zorluklar karşısında, “bana mısın?” demedik. Yine demeyeceğiz. Zaman yaklaşıyor, O masadan hakkımızı almadan kalkmayacağız. O masayı miting alanına çevireceğiz. O masada direneceğiz. 2017 sözleşmesinde çıtayı BURAYA koyduk, 2019’da BURAYA çıkardık, Şimdi BURAYA koyacağız, BURAYA. Vallahi de koyacağız, billahi de koyacağız.

BİZ İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ

Biz, Nedeni olmadığımız bir sorunun mağduru olmak istemiyoruz. Biz, bu krizlerin bedelini ödemek istemiyoruz. Biz her şeyi fazlasıyla hak ediyoruz. Biz, karakışta işten atılmak istemiyoruz. Biz, evimize helal ekmek götürmek, çoluk çocuğumuzun yüzüne bakabilmek istiyoruz. Biz, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasını istiyoruz. Biz, iş cinayetlerinde can vermek istemiyoruz. Biz, bu ülkede çalışmak, üretmek, ürettiğimizden hakça pay almak istiyoruz. Biz, insanca yaşamak istiyoruz.

MASADA BİTMİYORSA SOKAKLARA TAŞIMAYI DA BİLİRİZ

Biz, sosyal diyaloğu hiç terk etmedik. Uzlaşmak için her yolu denedik. İyi niyetimizi gösterdik. Ancak gördük ki, muhatabımız bunu anlamıyor. Bizi zorluyor, zora koşuyor... Evet, biz, mücadelemizle, verdiğimiz yaşam kavgasıyla, içimizde yanan memleket sevdasıyla, zor zamanların insanlarıyız. Fakat şunu da hiç kimse aklından çıkartmasın. Zor zamanların insanlarıyız, ama kölesi de değiliz. Biz, Bu süreci barış içinde masada bitirmek istiyoruz. Ama olmazsa, işi sokaklara taşımayı da iyi biliriz. Biz, o sokakların yabancısı değiliz. Biz, o sokaklarda büyüdük, o sokaklardan geldik. Gerektiğinde yine o sokaklara döneriz, mücadelenin kralını veririz… Kralını veririz…
Biz, Sizden aldığımız güçle, arkamızda sizin desteğinizle, işte bu alanın gücüyle, o masada en iyisini yapmak için, en iyisini almak için, ne gerekiyorsa onu yapacağız. Yine haykıracağız. Nefesimiz yettiğince bağıracağız. Bir kez daha hep beraber. Eylemse eylem. Grevse grev." 

Kavlak :

KIRAÇ KONSERİYLE İŞÇİLERİN YANINDAYDI

Şarkıcı Kıraç sevilen şarkılarıyla mitingden sonra performans sergiledi.

02 Oca 2022 - 14:24 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.