Nazım Özgün Erbulan
ECEM BALCI DAVASINDA ORTALIK KARIŞTI
Gölcük’te yaşayan Ecem Balcı, 5 Ocak 2018 günü kayboldu. Kızının kaybolmasının ardından bunalıma giren ve rahim kanseri olan Esra Ercömert, 14 Ocak günü Kandıra’nın Kaltalkayası Mevkii’nde kayalıklardan denize atlayarak, yaşamına son verdi. Anne Ercömert’in cesedi, denizde 2 gün süren aramalar sonucunda bulunarak, toprağa verildi. Annesinin intiharı üzerine de ortaya çıkmayan genç kızın izini süren polis, Ecem Balcı’nın en son annesinin erkek arkadaşı Süleyman Kara ile görüştüğünü belirledi.
Cep telefonu kayıtları incelendiğinde de Ecem’in, erkek arkadaşına, Süleyman Kara’nın define bulduğunu, çok zengin olduklarını söylediği mesajlar bulundu. Süleyman Kara’nın, Ecem Balcı’nın kaybolmasından sonra ’tarihi eser kaçakçılığı’ suçundan tutuklanarak, cezaevine konulduğu ortaya çıktı. Cezaevinde ifadesi alınan Süleyman Kara, Ecem Balcı’yı öldürdüğünü itiraf ederek, cesedi gömdüğü yeri gösterdi. 15 Şubat gecesi Gölcük’ün Ayvazpınar köyündeki ormanlık alanda yapılan kazıda Ecem Balcı’nın cesedi bulundu. Süleyman Kara ilk duruşmada ise suçlamaları kabul etmedi.
Olayla ilgili olarak Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 4. celsesi bugün görülmeye devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık Süleyman Kara, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmada sanık avukatları tarafından talep edilen tanıklar dinlendi.
‘O BİR ŞEY YAPMADI’
Tanık olarak mahkemede bulunan Sultan K. verdiği ifadesinde, “Süleyman Kara benim kardeşim. Süleyman karakola alındığında bende karakola gittim. Ecem’in annesi Esra Ercömert “Biz adamın başını yaktık” şeklinde konuşuyordu. Tanıdığımız bir avukat olan Halil Temeş’i hukuki yardımından faydalanmak için çağırdık. Avukat geldiğinde de Esra Ercömert aynı şeyleri dile getiriyordu. Sanık Süleyman için “O bir şey yapmadı” diyordu. Oysa kimse ona Süleyman’ın bir şey yapıp yapmadığını sormuyordu” dedi.
‘ARTIK BENİ KİM KORUYACAK’
Sultan K. sözlerini, “Ertesi sabah Esra bir ara kaybolmuş, birkaç saat sonra ise geri dönmüş. Bu anda ne yaptığını bilmiyorum. Ocak’ta ise Esra Ercömert kayboldu. Ben kuzeni olan Aslı Aydın ile görüştüm. Bu anlarda Ecem Balcı’nın Facebook kapak fotoğrafı değişmişti. Aslı’ya bu durumu belirttim. O da fotoğrafın eski bir fotoğraf olduğunu dile getirdi. Bu anlarda da fotoğraf değişti ve o fotoğraf 10 dakika içinde kaldırıldı. Bu olaylardan sonra Süleyman adliyeden cezaevine götürülürken Esra yine oradaydı. Benzer şeyleri tekrar ediyordu ve “Süleyman da yok, artık beni kim koruyacak” şeklinde sözler söyledi” ifadeleriyle sonlandırdı.
‘SÜLEYMAN ECEM’İ ALDI’
Ecem Balcı’nın ananesi, Esra Ercömert’in annesi Selma K verdiği beyanda, “Kendisi kaybolduğu gün benim yanımdaydı. Öğlen 12:00-13:00 sularında Süleyman kendisini evden arabayla aldı. Gece saatlerinde ise torunum, kızım Esra’ya ‘Ben İzmir’e gidiyorum’ şeklinde bir mesaj attı. Bu olaydan sonra torunumu bir daha görmedim. Kızım boşandıktan sonra benimle yaşamaya başladı Ecem de aynı şekilde. Esra’nın Süleyman ile bir ilişkisi varmış, bunu duydum. Ecem bu duruma şiddetle karşıydı” dedi.
‘İLİŞKİM YOK’
Tanık olarak ifade veren Mehmet T., “ Ben mimarım. Ecem’in kaybolduğu söylenen 5 Ocak 2018 tarihinde Hamidiye Köyü’nde yapmakta olduğumuz inşaat nedeniyle bulunuyorduk. Oradan mesaj atmış olabilirim. Ecem’in kaybolmasından bilgim yoktu. Esra Ercörtmert’in kaybolduğunu akşam saatlerinde polisten öğrendim. O gün daha önceki saatlerde arkadaşlarımla neşeli fotoğraflar paylaşmış olmam doğaldır. Benim ne Esra Ercömert ile ne de kızı Ecem ile aramda bir gönül veya cinsel ilişki bulunmaktadır. Ecem benim kızım gibidir. Ben Esra Ercömert’i tehdit etmedim, ancak, elemanıma zaman zaman kızmış olabilirim” dedi.
SAVCI: TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA
Dava savcısı alınan beyan ve okunan belgelere bir diyeceği olmadığı, dosyanın Adli Tıp Kurumu’ndan dönüşünün beklenilmesi suç vasfı, mevcut delil durumu ve yasada öngörülen cezanın miktarı dikkate alınarak, tutuklu sanık Süleyman Kara’nın tutukluluk halinin devamına karar verildiğini bildirdi.
‘HERHANGİ BİR BULGU YOK’
Sanık sıfatıyla yargılanan Süleyman Kara’nın avukatı Mustafa Yıldırım, “ Alınan beyanalra bir diyeceğimi yoktur. Müvekkilim poliste işkence altında suçlamayı kabul eden bazı açıklamalarda bulunmuştur. Ancak, bu beyanları maddi delillerle uyuşmamaktadır. Zira bu beyanlarda maktulü boğarak öldürdüğünü söylemiştir. Ancak, otopsi raporunda böyle bir bulgu yoktur. Maktulün araçta taşındığı dile getirilmesine rağmen araçta herhangi bir maktule ait bulguya rastlanmamıştır” dedi.
‘GÖZALTINDAN AMBULANSLA HASTANEYE GÖTÜRÜLDÜ’
Yıldırım savunmasının devamında, “ Bunların dışında araçta maktulün taşınması için cenin pozisyona getirilmiş olması gerekir. Bu halde de maktul katılaşır, oysa böyle bir durum da yoktur. Müvekkilimin katıldığı yer gösterme tutanakları ve diğer işlemler avukatı olmadan gerçekleştirildiği için hukuka aykırıdır. Ayrıca Keziban A. gözaltında fenalaşması nedeniyle ambulansla hastaneye götürülmüştür. Bunun da araştırılmasını talep ediyoruz. Aslı A’nın dinlenmesinin şart olduğunu düşünüyoruz. Kendisinin olayı aydınlatabilecek bilgileri mevcuttur. Bunun dışında müvekkilimin cezaevinde vermiş olduğu sim kartın kime ait olduğu belli değildir. onun da tespitini talep ediyoruz” ifadelerinde bulundu. Diğer avukatlar da beyanlara katıldı.
‘ONUN BABASI BENİM’
Duruşma sonunda son sözü sorulan sanık Süleyman Kara “Suçlamayı kabul etmiyorum. Ben maktulü öldürmedim. Tam tersine maktulün her türlü ihtiyacı ben karşıladım. Onun babası benim. Onu hastanelere ben götürdüm. Babasından çok ben ilgilendim.” Dedi. Süleyman Kara’nın ifadeleri üzerine Gökhan Balcı, Süleyman Kara’ya ithafen, “ Yeter be Allah belanı versin. Kızımı öldürdün hala konuşuyorsun. Şerefsiz.” şeklinde söylemlerde bulunarak bağırmaya başladı. Gökhan Balcı’ duruşma salonundaki polisler tarafından dışarıya çıkartıldı. Gökhan Balcı duruşma salonundan çıkartıldığı sırada duruşma salonunun kapısına vurarak kırılmasına neden oldu.
DAVA SIRASINDA ARBEDE
Mahkeme heyeti yaşanan olaylar sebebi ile duruşmaya ara verdi. Duruşma salonundan çıkartılan Gökhan Balcı, Ecem Balcı’nın yakınları ve sanık yakınları arasında duruşma salonu önünden tartışma yaşandı. Polis ekipleri tarafları güçlükle uzaklaştırdı. Verilen aranın ardından kapalı olarak görülen duruşma sonunda mahkeme heyeti Gökhan Balcı hakkında suç duyurusunda bulunmasına, otopsi raporunun beklenmesine ve Süleyman Kara’nın tutukluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 11 Haziran’a erteledi.
Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.