İlber Ortaylı: “Dilovası’ndaki fabrikaları küçültürsek Türkiye aç kalmaz”

Kartepe Zirvesi 2022, ‘’Dirençli Şehirler ve Şehrin Dönüşümü’’ temasıyla 4.gün, Tarihçi İlber Ortaylı ve sunucu Pelin Çift’i konuk etti. İlber Ortaylı, Dilovası’ndaki fabrikalar, hava kirliliği ve göç sorunu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

İlber Ortaylı: “Dilovası’ndaki fabrikaları küçültürsek Türkiye aç kalmaz”
Haber albümü için resme tıklayın

Kartepe Zirvesi 4’üncü gününde, alanında uzman akademisyenler ve ünlü isimlerle Kocaeli Kongre Merkezi’nde kapanışını gerçekleştirdi. Zirve’ye son günde de ilgi büyüktü. “21. Yüzyılın üç belirleyici meselesinin önünde şehirler” özel oturumuyla başlayan programa, Kentsel Gelişim ve Sosyal Araştırmalar Derneği Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Banu Dalaman ve Sosyal Bilimci Prof. Dr. Göran Therborn konuk oldu.


“BURADA HER YASAK İKİ GÜN SÜRER”


Tarihçi İlber Ortaylı ve sunucu Pelin Çift, “Kadim Şehirlerden Günümüze” isimli özel oturumda bir araya geldi. Çift ve Ortaylı, keyifli geçen oturumda katılımcıların yoğun ilgisiyle karşılandı. Özel oturumda “afet şehirleşmesi” hakkında konuşan tarihçi İlber Ortaylı, “Benim ilk oturduğum yer Yeşiköy’dü. Azınlık grubumuz çok az oturur orada. İtalyan, Fransız ve Rumları görürsünüz genellikle. Bazı şeyleri tarihçiler dengeli anlatmaları lazım. Vatandaş Türkçe konuşsun kampanyası yapılıyor. Evet amaç belli, Türkçe yaygınlaşsın diye. Ama hiçbir zaman devlet hizmetine girilecek yerlerde Rusya İmparatorluğu gibi düşünemezsin. Burada her yasak iki gün sürer.

İlber Ortaylı: “Dilovası’ndaki fabrikaları küçültürsek Türkiye aç kalmaz”


“DEMİRYOLUNU SİRKECİ’DEN GEÇİRMEK UCUZLUKTUR”


Şişli tramvayında “aman Türkçe konuş” diyen olur ama, ada vapurunda bunu diyene “sanane” diyen de olur. Onun için dengeyi iyi tutturmak lazım. Burada güzel güzel evler, kasabalar… Hiç unutmuyorum otobüse gitti babam bir köfte getirdi, daha ben o köfteyi göremedim. Her şey otantikti. Bu iklim Türkiye’nin en iyi zeytinlerini verirdi. Nazarım değmiş herhalde, ben onu 10 sene sonra göremedim. Osmanlı İmparatorluğu’nda sanayi yokmuş, maalesef vardı. Plan yoktu, program yoktu ama sanayi vardı. Demiryolunu getirmek üç kağıtçılık değil ama dolaştırıp Sirkeci’den geçirmek ucuzluktur.

“DİLOVASI BELEDİYE BAŞKANINA SORDUM…”


Dilovası’nda belediye başkanına soruyorum fabrikaların kaldırılması hakkında. “O bölgede hiç olmasa 10 bin hane var” dedi. Tamam haneler kalsın, ama fabrikalar gitsin. Başka yer mi yok? Çukurova’ya geliyor herif, çöp dönüşüm tesisi kuruyor. Tamamen tembellikten ve iş bilmemezlikten. İngiltere bile protesto etti, çöpümüzü niye en güzel yere döküyorsunuz diye. Bunların hepsi halledilir, buradan bu sanayiyi sökmekle ve küçültmekle Türkiye aç kalmaz. Ben göremem ama torunlara iyi bir Türkiye bırakırız. Çok açık ve biz bunu yapmak zorundayız. Burası kaç tane imparatorluğun şanlı şerefli köşesi, medeniyet ve kültür tarihine katkıları olan bir kıta. Antakya’da yine bir otel yapayım derken adam koskocaman bir villa çıktı. Hadi bakalım demeden arkasından bir sürü villa daha çıktı. Bunlar çok enteresan şeyler. Bizans burada, Osmanlı burada. Türkiye Cumhuriyeti etrafımızdaki ülkelere göre en hızlı gelişen ülke.


ŞEHİRLERE GÖÇ ÇEKMEK CEHALETTİR


Haliç’te Sultan Sarayları’nı yıkıyorlar Feshane, döküm merkezleri yapıyorlar. Bu olaylar bizim bugün hiç hoşumuza gitmiyor, çünkü bunlar kirlenmenin başıdır. Viyana bozgununu yaşayan bir imparator ipin ucunu kaçırır. Bin yıllık medreselerin üzerine çekiveriyor perdeyi. Putin neden korkuyor? Tarihi Rusya mirasçısı. Türkiye’de sanayileşme ihtiyacı iki misli artırmıştır. Türkiye kendi çevresini tahrip etmiş ve aşırı derecede göç başlamıştır. Şehirlere göç çekmek bir cehalettir. Suriye krizi sırasında devlet paniğe kapılmıştır. Öyle göç olmaz.”


“YA SAKLAYACAKSIN YA DA YOLLAYACAKSIN”


Pelin Çift söz konusu göç ile ilgili “Bunun bir avantaja dönüşebilir ya da renk olabilir mi?” sorusuna tarihçi Ortaylı ise şu cevabı verdi; “Öyle bir renk olmaz. 5.5 nüfus dönmüyor çok kalabalık. Zedelemeden bir şekilde saklayacaksın ya da yollayacaksın. Geçen sene adamın biri çıldırdı. Eline elektrikli testereyi aldı ağaçları kesti. Orayı toplayacak adam yok diye.”


“ZEKA ÇOK KUVVETLİ BİR SİLAHTIR”


Çift, “En ideal şekilde şehri düzenleyenler kim?” diye sordu. Ortaylı ise, “Aziz nesin bize siyasal da bir konuşma yaptı. Aziz bey Türkiye’nin hiç şüphesiz en zeki adamlarından biriydi. Tahran’da, İran’da mezarlıktaki kitap evinde bile adamın kitabı satılır. Zeka çok kuvvetli bir silahtır. Eğitim imkanlarından dolayı çok kültürlü değildi. Ahmet Cevdet Paşa çok şey öğrenmiş ama Fransızcası yoktu. Eğitim insanların zekalarını değerlendirmek için çok önemli.


BÜYÜKAKIN: “MUHTEŞEM BİR ZİYAFET OLDU”


Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın kapanış seronomisi ve sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verdi: “Aslında protokolde ismini saymam gereken çok sayıda misafirimiz var. Hocalarımızın hocası Ruşen Keleş hocamızı söylemek istiyorum. Kendisini saygıyla selamlıyorum. 4 gündür bu kentte gerçekten çok keyifli bildirileri dinliyoruz. Ve bunların hepsinin üstüne muhteşem bir entelektüel seyahati de keyifle dinledik. Keşke bitmesin dedik ve devamını bekledik. Gerçekten muhteşem bir ziyafet oldu. 4 gün boyunca 25 farklı ülkeden, 350 bildirinin sunulduğu çok keyifli bir şehircilik zirvesi gerçekleştirme imkanı bulduk.


“ŞEHRE DAİR HER ŞEY KONUŞULDU”


Bu organizasyonda emeği geçenlere teşekkürü borç biliyorum. Burada şehre dair her şey konuşuldu. Bir zamanlar üniversitede hocalık yapmış biri olarak, kapanış kısmında birkaç hususa işaret etmek istiyorum. Kaliteli, keyifli bir zirve oldu. Bir yandan akademik çalışmalar ortaya koyuldu. Saha bilgisinin ve akademik bilgisinin buluşamadığı yerlerde fikirden eyleme geçme konusunda ciddi eksiklikler oluyor. Şehircilik anlamında bu organizasyon çok ciddi katkı sağlayacak. Altını çizeceğimiz kelime farkındalık. Politika kısmına ilişkin ders kitaplarında politika gecikmelerinden bahsedilir. Bugün yapılan toplantılar meseleyi algılamamamız açısından bize zaman kazandırdı.

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ


Bilim Kurulumuza, süreklilik arz edilen danışma kurulu oluşturulabilir. Danışma kurulu akademisyen ve uzmanlardan olabilir. Bir yönetim komitesi kurulup bölgesel ya da yerelden daha icracı bir komite önerilebilir. Bir koordinasyon ofisi gerekecektir. Tematik çalışma grupları. Bir sonraki çalışmaya kadar birbirimizi görmeden burada konuşulanları hayata geçirme imkanı buluruz. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi olarak biz bu ortamı sağlayabiliriz. Oturumlarda değinildi ve eksik kaldığını düşündüğüm bir başlık; kadınlara, gençlere ve yaşlılara dair çalışmalar. Kadınlara dair çalışmalar çok daha zengin olabilirdi. Bir kez daha bu organizasyonda ete kemiğe bürünmesinde büyük emekleri olan değerli bilim kurulu ve yürütme kurulu üyelerimize ve emeği geçen herkese teşekkürler. “

27 Mar 2022 - 15:39 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.