Türkiye’yi bekleyen tehlike orta gelir tuzağı

ESAM Kocaeli Şubesi’nin “Türkiye’nin Kalkınmasında Sanayi ve ARGE” konulu söyleşisinin Ocak ayı konuğu TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan oldu.

ESAM Kocaeli Şubesi’nin “Türkiye’nin Kalkınmasında Sanayi ve ARGE” konulu söyleşisinin Ocak ayı konuğu TÜBİTAK MAM Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan oldu. ESAM Kocaeli Şubesi tarafından Luxor Garden Otel’de Cuma akşamı gerçekleştirilen programın konuğu olan Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan “Yabancı sermayenin girişi refahı ve orta gelir düzeyini artırmıştır. Ancak yabancı sermayenin artmasına paralel bir şekilde teknolojiyi ve sanayileşmenizi artıramazsanız Türkiye’nin son 6-7 yılda yaşadığı gibi ‘Orta Gelir Tuzağı’na yakalanırsınız” dedi.

KALKINMANIN TEMEL KAVRAMLARINI TARTIŞIYORUZ

‘Türkiye’nin Kalkınmasında Sanayi ve ARGE’ Konulu Söyleşi Luxor Garden Otel'de gerçekleştirildi. Program, ESAM Kocaeli Şubesi Başkanı Av. Alaattin Çakmak'ın konukları selamlama konuşması ile başladı. Çakmak konuşmasında ESAM olarak Kalkınma ve Sanayileşme olgularına ait kavramları tartışmaya açarak kamuoyuna ve iş dünyasına bir bakış açısı kazandırmaya çalıştıklarını vurguladı.

SANAYİLEŞME SÖMÜRGE İL BAŞLADI

Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan konuşmasına Batı’nın ve Amerika’nın nasıl sanayileştiği ve sanayi politikalarında neye önem verdiği vurgusu ile başladı. 18. yy ’da başlayan Batı sanayileşmesinin kaynağında sömürgecilik olduğunu vurgulayan Kılıçaslan “ 1780’li yıllarda İngiltere’nin başını çektiği Batı sanayileşmesindeki sömürgecilik anlayışı Portekiz, Almanya, Fransa ile devam etti. Batı ilkeleri Asya ve Afrika ülkelerinde sömürü ile sanayileşmesine başladı ve bu şekilde devam etti. Sanayileşme politikalarını da bu dönemde temellendiren bu ülkeler demokratikleşmelerini tamamladıkları için değil sömürgecilik ile gelişti.”

Gelişmiş bu ülkelerin sanayileşme politikalarını oluştururken temele aldıkları en önemli politikalarından biri de Merkantilizm idi. Gelişmekte olan ülkeleri kendi müsaade ettikleri ölçüde sanayileşmesine müsaade eden bu temel anlayış, sanayileşmenin Marka değerini ve patent haklarını kendine saklarken gelişmekte olan ülkelerin kendi sanayileşme politikalarını oluşturmasını da engellemeye çalışıyordu. Amerika’da ortaya çıkan Bebek Sanayisi anlayışı da bu politikaların bir ürünü idi. Kendi sanayileşmelerini ve sanayi politikalarını bir bebek gibi korumaya alan bu anlayış Küresel Ekonominin belirleyicisi olarak Küresel Sanayileşme politikalarını da kendi belirliyordu artık. Gelişmiş bu ülkeler Pazar payını daha da arttırmak maksadıyla, sanayileşmenin kendi istedikleri ölçülerde gelişmekte olan ülkelere transferine izin vermekle birlikte bu ülkelerin kendi sanayileşme politikalarını belirlemesine izin vermedi. Bunun Uzakdoğu ülkelerindeki istisnalarının dışında bugüne kadar bu şekilde hüküm sürdüğüne şahit olduk.

SANAYİ SEKTÖRÜ İHRACATININ KİLOSU 1,6 DOLAR

Prof. Dr. Kılıçaslan konuşmasının ikinci bölümüne Türkiye’deki sanayileşmenin örneklerini rakamlar ve istatistikler ile anlatarak başladı. Sanayi politikalarının belirlenmesinde yaşanan güçlükleri de ilgi çekici örnekler ile anlatan Kılıçaslan “ Türkiye sanayileşmek zorunda olan bir ülke. Batının sanayileşmesinde yaklaşık iki yüz yıl geride başladığımız bu serüvenimizde Gelişmekte Olan ülkeler kategorisindeki durumumuzu daha ileri götürmemiz ve istihdamı arttırmamız için Sanayi Politikalarına çok önem vermeliyiz. Bu noktada ihracatımıza bakarsak konunun öneminin farkına varıldığını ancak buna paralel olarak sanayileşme politikalarının yeterince güçlü olmadığına şahit oluyoruz. Türkiye’nin ihracatının %94’ünü sanayi-imalat sektörü oluşturmasına rağmen ihraç ettiğimiz ürünün kg fiyatı 1,6 dolara tekabül ediyor. İthal ettiğimiz ürünleri ise ihraç ettiğimiz ürünlerin çok çok üstünde birim fiyatı ile alıyoruz. Bu bize şunu gösteriyor, yapısal bir dönüşüme ihtiyacımız var. Gelişmiş ülkeler bir yandan pazar payını artırmak için yabancı sermaye ile gelişmekte olan ülkelerin Kürsel Sanayide ve ticarette rol almasını isterken; bir yandan da bu ülkelerin milli ve yerli sanayi politikaları oluşturmalarına izin vermiyor. İşte ARGE ve markalaşmak tam da bu noktada çok önemli duruma geliyor. Türkiye’de son on beş yılda ARGE yatırımları çok önemli ölçüde arttı. Artık bunların meyvesini toplama zamanı geldi. Eğer ARGE yatırımlarının çıktısını alamazsak oturup bu konuyu da masaya yatırmamız gerekecek” dedi.

MİLLİLEŞMEYİ SAĞLAYAMADIK

Kılıçaslan konuşmasının son bölümünde Türkiye’de sanayi politikalarının yerli ve milli olması üzerinde dururken, sanayi politikalarının belirlenmesinde millileşmenin önemine vurgu yaptı. Son dönemde çıkarılan bazı yasa ve yönetmeliklere rağmen özellikle kamuda milli sanayi kullanımının hala düşük olduğunu ve konunun öneminin yeterince kavranılamadığına şahit olduklarını örnekler ile anlattı.

KAMU DESTEK VERMEDİ

Kılıçaslan konuşmasının son bölümünde ilgi çekici örnekler vererek kamunun milli ve yerli sanayiye destek olmadığını anlattı. Kamuda ihalelerde yerli ve milli sanayi ürünlerinin desteklenmesi amacıyla %15 kuralına rağmen belediyelerde dahi milli ve yerli sanayinin desteklenmesini sağlayamadıklarını bu sebeple birçok milli sanayi şirketlerinin iflas ettiğini ya da yok fiyatına yabancı sermayeye satıldığını ifade etti. Kılıçaslan “Batıda ve Amerika’da yerli sanayiyi korumamak ayıp sayılıyor ve kabul edilemezken biz ülkemizde ne yazık ki bu kuralı oturtamadık. Bu konuda tercihleri milli üretim yapan firmaları destekleyecek şekilde yapmalıdırlar. Kamunun alım ihalelerinde yerli sanayiyi koruyacak bağımsız yasaları oluşturup uygulayamıyoruz.” Dedi.  

Üç saatten fazla süren programın ardından ESAM Kocaeli Şube başkanı Alaattin Çakmak tarafından Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan’a plaket verildi.

22 Oca 2018 - 12:16 - Ekonomi


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.