Veli Der Şube Başkanı Göksal Yılmaz, İzmir Dikili Özel Miyase Yılmaz Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu’nda meydana gelen tecavüz iddialarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Yılmaz açıklamasında, “Gün geçmiyor ki, ülkemizin herhangi bir yerinde, gerici tarikat, cemaat vakıflarına ait yurtlarda çocuklarımızın başına bir kötülük gelmesin; gün geçmiyor ki, çocuklarımız, canlarımız, en kıymetlilerimiz istismara, şiddete, her türden sömürü ve hak ihlallerine maruz kalmasın. Son olarak İzmir’in Dikili ilçesinde, “Süleymancılar” diye bilinen tarikata ait Özel Miyase Yılmaz Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu’nda, yaşları 9 ile 12 arasında değişen çocuklarımız istismara uğradı. Göstermelik bir soruşturmayla bir kişi tutuklandı, yurt kapatıldı. Bir kez daha sözüm ona münferit bir olay algısı yaratılarak, gerici tarikat, cemaat odaklarının ve MEB’in kurumsal sorumlulukları dikkatlerden kaçırılmaya çalışıldı” ifadelerini kullandı.
SUÇ ORTAĞI DURUMUNA DÜŞTÜLER
Yılmaz konuşmasının devamında, “Anayasasında sosyal olduğu yazılı bir devlet, kendisine emanet edilen çocukları, birer suç odağına dönüşmüş bulunan gerici tarikat yurtlarına teslim edemez. Bu vakıflarla imzaladığı onlarca protokolle, MEB, anayasa suçu işlemektedir. Daha önce Karaman’da, Ensar Vakfı ve Kaim-Der yurtlarında onlarca çocuğumuz tecavüze uğradığında, iktidar yetkilileri “Bir kereden bir şey olmaz” diyebilmiş; tarih önünde eşi bulunmaz bir utanç içine düşmüşlerdi. MEB, Karaman sonrasında, Ensar ve benzeri vakıflarla protokol imzalamaya; kendisine emanet edilen çocuklarımızı bu vakıfların yurtlarında her türlü kötülükle yüz yüze bırakmaya devam etmiş; dolayısıyla da, bu kirli odaklarla suç ortağı durumuna düşmüştür” şeklinde konuştu.
BU SORUMLULUK DEVREDİLEMEZ
Yılmaz sözlerini, “Anayasa ve 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, sosyal ve kamusal bir hak olduğunu vurgulayarak, sadece eğitim öğretim değil; çocukların barınma, can güvenliği, sağlık ve bedensel bütünlüklerinin korunması gibi konularda sorumluluğu Milli Eğitim Bakanlığı’na vermektedir. Bu sorumluluk başka kurum ve kuruluşlara devredilemez, ihale edilemez. Kaldı ki, gene Anayasa ve ilgili tüm yasalarda, eğitimin laik niteliğine ısrarla vurgu yapıldığı halde, temel referans ve hareket noktaları dinsel faaliyetler olan söz konusu vakıflar, eğitimin hiçbir sürecinde görev alamazlar” ifadeleriyle sürdürdü.
BAKANLIK SORMLU TUTULACAKTIR
Bu gerekçelerle MEB’i bir kez daha uyarıyoruz diyen Yılmaz, “Çocuklarımıza dokunan, onların canını acıtan gerici tarikat-cemaat vakıflarıyla imzalanan tüm protokoller derhal ve kayıtsız koşulsuz iptal edilmelidir. Ülke genelinde, tüm çocuklarımızın eğitim-öğretim, barınma, can güvenliği ve temel hakları tamamen Bakanlık güvencesine alınmalı; sosyal devlet olmanın gerekleri yerine getirilmelidir. Çocuklarımızın başına gelecek her türlü kötülükten, doğrudan Milli Eğitim Bakanlığı’nı sorumlu tutacağız. Bizim muhatabımız gerici vakıflar değil, Milli Eğitim Bakanlığı’dır” şeklinde sözlerini noktaladı
Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Kocaeli Fikir Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Fikir Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Fikir Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.