Saadet Partisi’nin üçüncü sıra milletvekili adayı Reyhan Şengün, 24 Haziran’da yapılacak erken genel seçimleri öncesinde iddialı açıklamalarda bulundu. 

Milli Görüşçü bir baba tarafından çekirdekten yetiştirilen Şengün, 6 yıldır il kadın kolları başkanlığını yürütüyordu. 

Daha önce de milletvekili adaylığı bulunan Şengün, bu dönemin farklı olduğunun altını çizdi. 

Kendisi olmasa bile bir kadın adayın ilk üçte yer alması beklediğini belirten Şengün, sahada ise vatandaşlar tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandıklarını belirtti. 

Kadınların siyasetin her alanında olması gerektiğinin altını çizen Şengün, verdiği eğitimlerde de bunu anlattığını söyledi. 

Halkla temas ettikten sonra kendi partilerine oy vermeye ikna olduklarını söyleyen Şengün, zamanın kısalığından dem vurdu. 

İşte Şengün ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli sohbetimiz… 

* Milletvekili adaylığınız hayırlı olsun. Reyhan Şengün kimdir?

Gölcük İmam Hatip Lisesi’nden mezun oldum. On yıl moda tasarımcılığı yaptım ve bu alanda özel kurslar verdim. Halen Anadolu Üniversitesi İİBF Uluslararası İlişkiler öğrencisiyim. 2002 yılında Saadet Partisi Gölcük İlçe Kadın Kolları Başkanlığı yaptım, 2005 yılında Kocaeli İl Kadın Kolları Teşkilat Başkanlığı görevini üstlendim. 2012 yılından bu yana da il kadın kolları başkanlığı görevini yürütüyorum. Aynı zamanda da partimin GİK üyesiyim.

*Üçüncü sıradan milletvekili adayı gösterilmeyi bekliyor muydunuz?

-Aynı zamanda GİK üyesi olduğum için genel başkanımızın kadınları seçilebilecek yerlere koyacağına ilişkin düşüncelerini biliyordum. Bu ben olmasaydım da başka bir kadın adayımız olacaktı. O nedenle de ilk üçte kadın aday bekliyordum. Ancak bunun kim olacağını bilemiyorduk.

ÇEKİRDEKTEN YETİŞEN BİR BABANIN KIZIYIM 

*Saadet Partisi ile yollarınız nasıl kesişti? Çekirdekten mi yetiştiniz?

-Partiye geç girdim ama çekirdekten yetişen bir babanın dizinin dibinde büyüdüm. Fakat teşkilatlara çok erken yaşlarda başladım. 1999 yılında Fazilet Partisi’nde iken teşkilatlarla çalışma imkanım oldu. Ancak sonrasında deprem oldu, partimiz kapatıldı. 2002 yılında Saadet Partisi’nin Gölcük İlçe Teşkilatı’nda yer aldım. O günden sonra da teşkilatın her tarafında görev yaptım. 7.5 yıl kadar teşkilat başkanı olarak görev yaptım. Bu süreç bana çok ciddi tecrübe oldu. Bu dönemde halkı ve Kocaeli’yi tanıma fırsatı yakaladım. Mahalle teşkilatlarına eğitim verdim. Bu bizim için çok güzel bir deneyim oldu.

*Saha çalışmalarınız nasıl gidiyor? Daha çok ev ziyaretleri mi yapıyorsunuz?

-Baskın bir seçim. Adeta muhalefet partilerine manevra kabiliyeti bırakmayacak şekilde çalışma yapılıyor. Zaman çok az. Bu süre zarfında hem ev ziyaretleri, hem esnaf ziyaretleri yapıyoruz. Yine zamanda gençlerle toplantılar yapıyoruz, iftar programlarına katılıyoruz. Ev ziyaretlerimizde farklı fikirden insanlarla toplantı yapıp hiç sizi desteklemeyeceğim diyen olmadı. Hatta evden ayrılırken bize sarılıp ‘İyi ki geldiniz, oylarımız sizinle, sizi destekliyoruz, Meclis’e girmeniz gerekiyor’ diyerek bizi uğurladılar. Bizim halkımıza temas etmemiz gerekiyor ancak zaman da buna yeterli olmayacak gibi görünüyor.

EN İYİ İŞ YAPACAK LİSTE BİZİMKİ 

*Kadın aday olarak sahada zorlanıyor musunuz?

-En hoşlanmadığım şey kadın aday mevzusu. Bu tür yaklaşımları hiç tercih etmiyorum. Sırf kadın aday olsun diye bayan aday olması oa hiç hoşuma gitmiyor. Ben Kocaeli’nin milletvekili adayıyım. Kadınlar mahalle temsilcisi, il teşkilatında, sandıklarda müşahitlerde görev almadı. Bugüne kadar verdiğim eğitimlerde ne statüye bakarım ne de maddi imkanlarına. Kişilerin sadece ufkunun açık olup, milletine ve ülkesine birşeyler katmak istemesi yeterli. Belki de şuana kadar en iyi yaptığım şey kadınları siyasete ısındırmak oldu.  Kadın dediğin zaman da bunu cinsiyet olarak söylüyorum. Herkes siyasette olmalı.

*Saadet Partisi’nin Kocaeli listesini nasıl buldunuz?

-Kocaeli’nin diğer siyasi partileriyle bizim listelerimiz kıyaslandığında en iyi işi yapan liste.  Tam toplumumuzu yansıtan bir liste. Listemiz toplumun her kesimini temsil ediyor. Çok doğru bir liste olduğunu düşünüyorum.

İLK TURDA GENEL BAŞKANIMIZ SEÇİMİ KAZANIR 

*Cumhurbaşkanlığı seçimi ilk turda biter mi?

-İlk turda genel başkanımız cumhurbaşkanı olarak seçilir. Buna da yürekten inanıyorum. Zaten genel başkanımız gibi donanımda başka bir aday yok. O nedenle ilk turda cumhurbaşkanı olacak.

*Genel başkanınız Temel Karamollaoğlu, gençlerin ilgisini çekiyor. Siz bunu nasıl değerlendirirsiniz?

-Saadet Partisi’nin vermek istediği mesajı vermek için uygun zaman oldu; ‘Biz aslında hiç değişmedik.’ Millet İttifakı, genel başkanımızın yaklaşımının çok büyük bir faydası oldu. Saadet Partisi’nin millet ittifakında olması farklılıklarının değil de ortak yönlerinin konuşulduğu bir ittifak oldu. Sadece bağırıp çağırmakla bu iş olmuyor, hep birlikte memleketimiz için ne yapabilirizi de konuşmamız gerekiyor.

* Türkiye’nin şuan ki durumunu nasıl görüyorsunuz?  

-Bu seçimde Saadet Partisi’nin mecliste olması gerekiyor. Siyasette sevgi dilinin kullanılması gerekiyor. Bir an önce üretim ekonomisine geçilmesi gerekiyor. Türkiye’de ekonomi çok kötü. Ticarette para dönmüyor; Çek, senet ya da kredi. İnşallah batmayız ama batıyoruz.

Üretim ekonomisine geçmemiz gerekiyor. Tarım bitti. Güvenli gıdayı da kaybettik, gıda güvenliğimizi de kaybettik. Gıda milli güvenlik meselesi gibi bir mesele bizim için. Mesela bir markete gidin ve bakliyatların arkasına bakıp menşeini inceleyin. Kuru fasulye ve pilav en milli yiyeceğimiz ama kuru fasulyemiz Amerika’dan geliyor. Çiftçi desteklemeleri yapılması gerekiyor.

Tarım bakanımız ‘Benim eşim 29 liraya et alıyor, siz neden 60 liraya alıyorsunuz?’ diye açıklama yapıyor. Ama bizler, 29 liraya et satılan bir yer görmedik. Nerede satılıyorsa biz de alalım ama yerli et alalım. Barış dili kullanarak üretim ekonomisine geçmek istiyoruz. Bunun için de Saadet Partisi Meclis’te olmalı. Saadet Partisi, Meclis’e girdiğinde balans ayarı olacağız.

Adalet diye bir şey ne yazık ki ülkemizde kalmadı. Ticaret ve hukukun mutlaka sağlanması gerekiyor.

*Saadet Partisi’nin Meclis’e girmesi neyi değiştirir?

-İnşallah bu dönem Saadet Partisi olarak Meclis’e gireceğiz. Bizim Meclis’e girmemizle birlikte de siyasetin havası çok değişecek.