İYİ Parti Kocaeli Milletvekili adayı Ali Türkşen ile yaptığımız röportajımızın ikinci bölümünde neden siyasete girdiğini konuştuk. 

Cezaevinde yazmaya başladığında, 15 Temmuz’dan sonra ise yaptığı söylemlerle siyasetin kendiliğinden geldiğini belirten Türkşen, neden İYİ Parti’ye seçtiğini de ifade etti.

CHP’de neden siyaset yapmadığını da açık yürekliliğiyle anlatan Türkşen, ilk kez farklı bir partiye oy vereceğini de belirtti. 

Kocaeli için dış kapının mandalı olmadığını belirten Türkşen, projeleri için de görüşmelerinin sürdüğünü söyledi. 

Kocaeli’de üç milletvekili çıkaracaklarını söyleyen Türkşen ile gerçekleştirdiğimiz o keyifli röportajımız sizlerle… 

*Cezaevinde iken mi karar verdiniz siyaset yapmaya?

-Hayat bir sabah kalkıp da atıyorum saçlarımı usturaya vuracağım gibi bir şey değil. Süreç kendiliğinden geliyor. Ama cezaevinde siyaset yapmaya da karar vermedim. Bugünlere bizi hazırlayan FETÖ, aslında onlar bizi mecbur bıraktı. Cezaevinde iken rahatlamak için kimileri kitap okur, kimileri televizyon izler, kimileri de yazar. Bana yazmak iyi geliyordu. Haberleri izlediğimde birilerinin yanlışlarını yüzlerine vurması gerekiyordu, ben de bunu yazarak yapmaya başladım. Önce kendimi rahatlatmak için yazdım, sonrasında da bazı gazeteler yazdıklarımı kullandı. Hemen peşine de iki tane kitap yazdım.

Yazmak bir süre sonra sizi bu noktaya sürüklüyor. Ama asıl olay, 15 Temmuz’dan sonra koptu. Televizyonlara çıkıp bir şeyler söylemeye başlayınca muhalif oluyorsunuz. Evinizde oturup tepki vererek muhalif olmuyorsunuz. Artık muhalifseniz de bunlarla mücadele edebilirsiniz sürecine geliyorsunuz. O sırada da beni Meral hanım görmüş.

Ben kimseye gidip bir görev talebinde bulunmadım. Kendisi bana siyaseti teklif etti. Ben de böyle yaşamayı istemiyordum. Ama evde de oturup şikayet etmek bana göre değildi. Elime silah alıp dağa çıkacak da halim yoktu. Meral hanımın teklifi de gelince doğru yer olarak İYİ Parti’yi gördüm. 7 aydır da aktif siyasetin içerisindeyim. Ve asla da pişman değilim. Bir de dolaştıkça şeyi gördüm; birisinin derdine çare olabiliyorsan o da sizi mutlu ediyor.

*Meral hanım ülkücü kökenli, siz ise Atatürkçüsünüz. Partiye girerken böyle bir endişeniz oldu mu?

-Ülkücü olmak aslında Atatürkçülüğün dibidir. Ülkücü olmakla Atatürkçü olmak arasında uçurum gibi bir fark olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca siyasete girdiğiniz de şunu kabul edeceksiniz; Kapının kenarı gibi dim dik olursanız olmaz, bu kendi karakterinden taviz vermek de değildir. Ortak değerde anlaşıyorsanız, varmak istediğiniz yer de aynısı ise sıkıntı yaşanmaz. Bizim Meral hanımla varmak istediğimiz yer ayrı. Kendisinin ülkücü olması beni rahatsız etmiyor. Kendisi anti Atatürkçü falan değil.

CHP, ATATÜRKÇÜ DİYEMİYORSUNUZ! 

*Sizin hep CHP’de siyaset yapmanız beklendi? Peki neden CHP değil de İYİ Parti’de siyaset yapıyorsunuz?

-Hayatımda CHP’den başka partiye oy vermedim. Siyaset yapmak için CHP’ye gitmek istemediğimi Meral hanıma da ilk buluştuğumuz günkü toplantıda söyledim. Çünkü o partinin içerisindeki kadrolaşma maalesef ki çok farklı. Ülkücü insan zaten Atatürkçüdür ama CHP Atatürkçü diyemiyorsunuz. Partinin içerisine birilerine yaranmak için acayip insanları doldurdular, o beni daha çok rahatsız etti.

Görüş olarak da yapılanma olarak da Türk toplumunun ruhuna hitap edebilecek parti olarak İYİ Parti’yi, daha fazla oy alacak diye de Meral hanımı gördüm. O nedenle de buradayım. Çünkü benim ülkeyi idare etmek gibi bir düşüncem var. Hayatımda ilk defa CHP’den başka bir partiye oy kullanacağım o da kurucusu olduğum parti olacak.

ETİK OLMAZ DİYE KOCAELİ YAZMADIM

*Aday adaylığı başvurunuzu İstanbul’dan yapmanıza rağmen Kocaeli’den aday gösterildiniz. Bu da size de sürpriz oldu mu?

-Meral hanımla ilk tanıştığımız gün bir buçuk saat, birinci ayın sonunda bir şey sormak için 5 dakika, Genel İdare Kurulu toplantıları ve mitingler toplam da 25 kere ya gördüm ya görmedim. Görmeye de ihtiyacım yok. Kendisiyle ilk görüştüğümüzde bizim yapmamız gerekeni söyledi; Cumhurbaşkanı Meral Akşener ve İYİ Parti’nin iktidarı. Asker kökenli olduğumuz için gereken emri aldık ve ona göre çalışmaya başladık. Kitap yazdığımız için fuarlar, konferans davetleri, Meral hanımın miting programları olmak üzere 7 aydır deliler gibi koştururken, bir anda erken seçim kararı alındı. Bu arada gidip Meral hanıma soramıyorum da aday adayı olayım mı diye. Sonra çevremdekiler beni yüreklendirdi, teknik olarak aday adayı olmam gerektiğini söyledi. Biz de bunun üzerine aday adayı olduk.

Memleketin neresine koysalar da çalışırdım, aslında Kocaeliliyim ama biraz haksızlık olabileceğini düşünerek İstanbul 1 ve 2. bölgeyi tercih olarak yazdım. Listeler açıklanmadan iki gün önce Meral hanıma bir şey sormak için gördüğümde kendisi bana Kocaeli’yi yazdığını söyledi. Ama ben listeye Kocaeli’yi yazmamıştım. Bunun nedeni de etik olmayacağıydı.

14 senem kesintisiz burada geçmiş ama memuriyetten dolay ı çıkmışım. Aday adaylığıma buradan başvurmak etik olmaz gibi geldi bana. Yerel yerler için sanki biraz oranın insanının yazılması uygun gibi geldi. Mesela Bursa, oradan aday olmamı istedi. Ama sırf orada doğdum diye yazamazdım. Ama Meral hanımın takdiri Kocaeli oldu, öyle uygun gördü. Ben Kocaeli için dış kapının dış mandalı değilim. Eşim buralı, ben 14 yıl burada yaşamışım, bayramlarda buradayım, iki haftada bir yine buradayım.

KOCAELİ’DE ÜÇ VEKİLİMİZ VAR

*Kocaeli’de yaptırdığınız bir anket var mı? İYİ Parti Kocaeli’den kaç vekil çıkarır?

-Beni hasbelkader Kocaeli’den birinci sıraya koysalardı yanmıştık. Çünkü hiçbir siyasi tecrübem, organizasyon yapma ya da seçim nasıl idare edilir bilmiyorum. Sağ olsun Lütfü bey tüm organizasyonları hallediyor. Anketle ilgili de daha önce Kocaeli’de yapıldığını söyledi, bu nedenle yenisinin yapılmasına gerek olmadığını ifade etti. Fakat buradaki izlenimlerim, konuştuğum kişiler en iyi listenin İYİ Parti’nin ki olduğunu söylüyor. 3 milletvekilini ferah ferah, dördüncü milletvekili de çıkarmak için gayret gösteriyoruz.

*Yaklaşık bir haftadır buradasınız. Kocaeli’nin en büyük sorunu sizce nedir?

-Arabayı bırakacağım yani, minibüse bineceğim. Türkiye’nin en pahalı taşımacılığı maalesef Kocaeli’de. İkincisi en büyük problemi de benim çocukluğum da Değirmendere’de fındık festivali vardı. Ama şuan o alanların tamamı beton. O bölgede tarım yok,  kiraz yok, fındık yok. Bu kadar kentleşmenin ve betonlaşmanın çok iyi bir şey olmadığı da ortada. Kısa sürede karşılaştığım problemler bunlar.

*Bu saydığınız problemler için projeleriniz var mı? 

-Birilerinin şuanda yaptığı gibi kadınların doğum kontrolünden, ekonomiden, askeriyeye kadar her şeyi bilmesi mümkün değil. Bunların hepsi ayrı birer ihtisas konusu. Akıllı insan olmak demek her şeyi bilmek anlamına gelmiyor. Bölgenin nabzını tutan arkadaşlarımız var. Onların taşıdığı çok kıymetli bilgiler var elimizde. Türkiye de akıl yok değil onları dinleyecek siyasetçi yok. 29 gün sonra milletvekili olursam sizin söylediğiniz kıymetli bir şeyi dinlemezsem bana hesap sorun. İnsanların fikirlerini önemsiyorum. Topladığım fikirleri kullanmak üzere de bilgileri topluyorum. Kocaeli’nin çözülemeyecek problemi yok.