Türk Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu Şube Kadın Komisyonu Başkanı Yasemin Tüysüz 8 mart kadınlar günü nedeniyle yayınladığı mesajda,  "Kadınlarımızda sendikalaşma oranı da çok düşüktür. Kamuda kadınların sendikalaşma oranı sadece yüzde 35’tir." dedi. Tüysüz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Kadınlar günü” adı altında kutladığımız bugünün bir “anma günü” olduğu pek ifade bulmasa da, aslında her yıl dünya genelinde 8 Mart 1857 tarihinde New York’ta daha iyi çalışma koşulları için grev yapan ve fabrikada kilitli kaldıkları esnada çıkan yangında can veren kadın işçileri anıyoruz. Aradan geçen 160 yıla ve bugüne baktığımızda kadınları hâlâ temel hakları ve özgürlükleri için mücadele ederken görmekteyiz. Meseleyi Türkiye özelinde değerlendirdiğimizde de vaziyetimiz muasır medeniyet olarak telakki ettiğimiz ülkelere nispetle parlak görünmüyor. 

KADINLARIMIZIN SENDİKALAŞMA ORANI ÇOK DÜŞÜK

Kadınlarımızda sendikalaşma oranı da çok düşüktür. Kamuda kadınların sendikalaşma oranı sadece yüzde 35’tir. Öte yandan sendikalı kadınlar içinde sendikal faaliyetlerde aktif olarak yer alan kadınlarımızın sayısı da ne yazık ki çok azdır. Dolayısıyla sendikal mücadele bu yönüyle eksik kalmaktadır. Kadınlarımız sendikalarda daha aktif yer almalı; çalışma hayatında, sivil toplum kuruluşlarında ve diğer alanlarda karar mekanizmalarına dahil edilmelidir. Türk Eğitim Sen Kocaeli 1 Nolu Şubede sendikalı kadın üye sayımız yüzde 60 ‘ tır. Bu anlamda onur ve gurur duymaktayız. Biz samimiyetle inanıyoruz ki; sendikal mücadele kadınlarla daha anlamlı olur, sendikal haklar kadın eli değerek daha üst noktaya taşınabilir.

CİNSİYET AYRIMCILIĞININ KARŞISINDA YER ALMALIYIZ

Bu sorular sadece kadınların değil, erkeklerin de zihinlerini meşgul etmeli. “Sendikacılık, hakkı tutup kaldırmaktır.” sözünü kendine şiar edinen, her türlü haksızlığın, adaletsizliğin karşısında olan Türk Eğitim-Sen olarak hukuksuzluğun bir parçası olan cinsiyet ayrımcılığının da karşında yer almaktayız. İnsan hakları bağlamında kadınların da haklarını talep ederken, eşitliği savunurken eski köye yeni adet getirmiyoruz. Töremize bidat gibi eklenen kadın antipatisini zihinlerden kazıyıp kadim adetlerimizi geri getirme uğraşındayız. Kadınlar ne çiçek olmak, ne melek olmak istiyor. İnsanca değer görüp, toplumda var olmak, erkeklerle eşit koşullarda çalışmak, eşit fırsatlara sahip olmak istiyor.
Türk Eğitim-Sen olarak başta vatanımızın bölünmez bütünlüğü için şehit düşen kahraman Mehmetçiklerimizin anneleri olmak üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor; kadınların baş tacı edildiği, toplumsal statülerinin yükseltildiği, karar mekanizmalarına dahil edildiği, şiddet kurbanı kadınların değil, kadınların başarılarının konuşulduğu bir Türkiye görmeyi arzu ediyoruz.
Teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkür eder, saygılar sunarım"