Kocaeli Valisi Seddar Yavuz Covid-19 sürecinde lokanta, restoran ve kafelere yönelik uygulanan kontrollü sosyal hayat kuralları kapsamında görüş alışverişinde bulunmak amacıyla bugün Kocaeli Ticaret Odası Meclis salonunda toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda kırmızı kategoriye geçen ilimizin durumu ve esnafın ihtiyaçları gündeme geldi. Programa Vali Seddar Yavuz’un yanı sıra, İzmit Kaymakamı Şevket Cinbir, Ticaret İl Müdürü Veysi Uzunkaya, KOTO Başkanı Necmi Bulut, KOTO Meclis Başkanı Akın Doğan, İl Sağlık Müdürü Yüksek Pehlevan ve oda üyeleri ve esnaflar katılım sağladı.
“ NORMALLEŞME SÜRECİNDE İSTEDİĞİMİZ YERE GELEMEDİK”
Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut açılış konuşmasını yaparak şunları dedi: “Tam kapanmayla beraber en çok sıkıntı çeken lokantalar olmuştur. Her konuda yanımızda olan Valimize teşekkür ederim. Sizlerden aldığımız geri bildirimleri ilettik. Kontrollü de olsa iple çektiğimiz günlere başladık. Kontrollü normalleşme sürecinde istediğimiz yere gelemedik. İşletmelerin kurallara uymasını uymayanların ayrılmasını istiyoruz. Bunların bir tutulmamasını talep ediyoruz. 10-12 maddeden oluşan talepleri iletmiştik. Bakanlıktan yetki alınmadan önce de konuşmuştuk valimizle. Ticaret durursa hayat durur. Ticaretimizi sürdürmemiz için kurallara önce uymamız gerekir. Sonra komşularımızı uyarmalıyız. Uymayanlar yüzünden uyanlarda etkileniyor çünkü. Sürekli istişare halindeyiz. Fikirlerimize değer verilmektedir. Bugün kapanmamayı konuşmak için buradayız. Sorunlarımız çok fazla evet ama açık kalmayı sürdürebilmek için buradayız.” dedi.
“EN BÜYÜK SORUNU YAŞAYAN ESNAF OLMUŞTUR”
Kocaeli Valisi Seddar Yavuz vakaların arttığını belirterek şu ifadeleri kullandı: Ekonomik sistemleri yerinden oynatacak meydan okumayla karşı karşıyayız. Salgın insanların psikolojilerini ikinci dünya savaşındaki kadar etkilediğini söylüyor. Dolayısıyla meydan okuma şunu gösterdi ki daha kapasiteli olduğunu düşündüğümüz milletlerin sandığımız kadar güçlü olmadığını gösterdi. Güçsüz olduğunu düşüneceğimiz sonuçlar ortaya çıkardı. Herhangi bir afet olmadan gerçekteki gücümüzü görmemiz mümkün olmayabiliyor. Türkiye salgınla mücadele örnek olmuştur. Gerek aldığı tedbirlerle gerek imkanlarla. Evde sağlık hizmeti, ekmek al, ilaç al gibi birçok talep yerine getirildi Kocaeli’nde. Yurtdışında ise birçok insan kendi haline bırakılmış. Avrupa insanlıkta sınıfta kalmıştır. Bizim hedefimiz imkanlarla vicdanı bir arada tutmaktır. Gönül ister ki hiçbir yeri kapatmayalım. En büyük sorun yaşayan esnaf olmuştur. Çünkü sizlerle beraber nefes alıyoruz. Sizlerin bile girmediği mahalleleri ben eşimle geziyorum. Bu şehrin arka sokaklarında neler yaşandığını biliyoruz. İhtiyaçlar sınırsız ama imkanlar her zaman sınırlı.
“EN BÜYÜK SORUN EV HAREKETLİLİĞİ”
Şimdi ne yapmamız gerekir? Biz sorunları biliyoruz. Bu ülkede sorunu bilmeyen var mı? Çözümü ne zaman konuşacağız tamda mesele bu. Salgın bu günlerde yine artıyor. Neden artıyor? Evdeki hareketliliği çözemedik. Misafirliği çözemedik. Nasıl denetleyeceğiz? Evin kapısına polis mi koyalım? Bizim derdimiz ceza yazmak değil salgını kontrol etmek. İnsanları nefes almaz hale getirebiliriz. İzmit’teki en büyük sorun ev hareketliliği. Gebze ve Darıca’da nerede derseniz? İstanbul kaynaklı. Hem iş hem sosyal yaşam hareketliliği var. Bazı ilçelerde ev hanımı oranı işçi oranından daha fazla. Ev hanımlarında bulaşma daha yüksek şu an. Demek ki çocuklar daha fazla dışarı çıkıyor ya da komşu hareketliliği devam ediyor. Birinci kural maske takmak. 345 eve gittim bu şehirde binlerce kişiyi ağırladım. Etrafımda kimse korona olmadı. Tek önemli şey maske. Yürüyüş yolundaki kafeler tıka basa dolu. Kurallar hak getire. Herkes kurala uyacaktı. Bir açtık ki ortada kural falan yok. Sizi anlıyorum mağdur oldunuz mahcup oldunuz. Ama bir şeyi daha yapmamız gerek. Sürdürmemiz gerek. Kocaeli’ndeki vaka artışının sebebi kafe ve lokantalara bağlamak yanlış. Her yeri açık tutarak vakayı kontrol altına alabiliriz.
“LÜTFEN AŞINIZI YAPTIRIN”
Cumartesi günü Karamürsel’de tüm gün program yaptım. Oradaki çocukların yasağa rağmen dışarıda olduklarını gördüm. Çocuklar dışarı çıkarken problem yok okul açık olunca mı sorun olacak? Bununla yaşamayı öğrenmeliyiz. Her yeri kapatalım diyorlar. O zaman hastaneye de kapatalım polislerimizi de kapatalım. Haksızlık değil mi? Her gün polisler kovidli kişilerin kapısını çalıyor evde misiniz diye. Evde değilse işlem yapıyoruz. Çok ciddi miktarda cezalar yazdığımızı öngörebilirsiniz. Maksadımız korkutmak değil ikna etmek. Biz insanların gönüllerine akıllarına hitap etmek istiyoruz. Kocaeli’de hayatını kaybedenlerin sayısı yüzde 80,5 65 yaş üstü. Büyüklerimizi net bir şekilde korumamız gerekiyor ve aşıları olmaları gerekiyor. Aşı olanların hastaneye yatmadıkları bilimsel olarak elde edildi. Aşı yapmayanlara sesleniyorum direnmeyiz aşınızı yaptırın. Lütfen aşı karşıtlığı yapmayın. Ben birinci dozumu oldum ikinci dozumu da olacağım. 65 yaş üstü insanın aşı olmama gibi bir şeyi olamaz. 40 yaş üstü ölümler ise yüzde 40 oranında. 65 yaş üstünü aşılayacaksınız. Gençlere maske taktırıp büyükleri koruyacaksınız.
“BİLİM KURULUNUN AÇIKLAMALARINA İTİBAR EDİN”
Bu coğrafyada güçlü bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Bugün Türkiye ne İtalya kadar zengin ne de bilimsel olarak zengin. Ama salgında geride kaldı. Bizler koronaya yakalanmış insanların evine araçla ilaç götürüyoruz. Biz bu ilacının kutusunu 200 dolara aldık. İlacı kullanılmaması için bir sürü propaganda oldu. Kullanmadılar zatürre oldular. Bu ilacı bile kullandırtmadılar. Daha sonra vatandaşlar ikna oldu Allah’tan. Devletinize güvenin. Sizin devletinizle kutsal değerlerinizle ilgili soru işareti oluştururlar. İnanmayın yapmayın. Bilim kurulunun açıklamalarına itibar edelim. İlaç kullan diyorsa kullanalım aşı ol diyorsa aşı olalım. Herkes her konuda uzman olamaz bu ülkede. Uzmanlara saygı duymayı öğrenmeliyiz. Biz tedbirli olup kurallara uymalıyız. Güçlü çıkmalıyız. Kocaeli ilinde 2020 yılında bizim iş kura kayıtlı işsiz sayımız yüzde 33,5 azalmıştır. Kocaeli ilinde toplanan gümrük vergisi Türkiye’de toplanan vergilerin yüzde 20’sidir. Kocaeli Türkiye’nin 4’te biridir.
“VAKA SAYILARIMIZ ARTIYOR”
Bizler sizin yanınızdayız. Kendi polisiniz olun artık. Evinize ekmek götürüyorsunuz evet anlıyoruz ama bizde artık uyarmayalım. Denetim çok yapınca çok az yapınca az yapıyorsunuz oluyor. Bugüne kadar binin üzerinde aileye gittik. Her şeyi şov aracı kullanmak olmaz. Vaka sayılarımız artıyor. Özellikle İstanbul çevresinde olan ilçeler çok arttı. Yoğun bir baskı yapıyoruz orada. Her yeri denetliyoruz. Ama herkesin başına dikecek kadar polisimiz yok. Bu mantık doğru bir mantık değil ki. Bu şehir bana emanet edilmiş. Benim yatağımda yat uyu mantığıyla valilik yapamayız. Bu şehir uyuyacak ki Vali’de uyusun. Biz şeffaf bir devletten bahsediyoruz. Biz sizlere güveniyoruz. Esnaf kesimi eşraf kesimidir. Eşrafın olmadığı şehir karanlık bir şehirdir. Zor günler geçiyorsunuz. Araçlarınızı sattığınızı biliyorum. Ekonomik sıkıntıda olduğunuzu biliyorum ama biraz daha sabır ve özen. Artık denetimleri daha da sıklaştıracağız. Bu sorunu çözeceğiz. Lütfen aşılama konusuna özen gösterin. Büyüklerinize söyleyin. Az kaldı az daha sabır. Bu süreci atlayacağız inşallah.
“EN BÜYÜK FEDAKARLIĞI BİZLER YAPTIK”
Kafe ve lokanta işletmecisi Mehmet Yıldırım söz alarak şu ifadeleri kullandı: “Bu salgının arkasında küresel bir güç olduğunu biliyorum. En büyük fedakarlığı bizler yaptık. Ev kirası ödeyemedik eşimizin altınları bozdurduk. Spor salonları doluydu otobüsler doluydu üzüldük. Ama şimdi Allah’a şükür açıldık. Benim bugüne kadar aldığım destek sadece iki bin TL oldu. Desteği bizler alamıyoruz. Şu anda ki çalışma saatlerinde müşteri 4 ve 6 arası geliyor sadece. o sıra yoğunluk oluyor. Çalışma saatlerinde de genişleme olacak mı merak ediyoruz?” Dedi Vali Yavuz ise maskenin önemli olduğunu belirterek şu cevabı verdi: “Yeme içme mekanlarındaki sıkıntı maskesiz oturulmasıyla ilgili. Maskesiz olunca bulaş riski çok fazla oluyor. Yaklaşma mesafeleri fazla olunca ve maske olmayınca bulaş riski artıyor. İnsanlar yemek yerken maske takamayacağına göre o yüzden böyle bir kısıtlama var. Evde de yayılma çok tabi ikramlar gibi. İnsanlar şaka gibi korona virüslü kişiye geçmiş olsuna gidiyor. Otobüslerde bulaş riski yok çünkü maske takılıyor. Saatleri konuşuyoruz tabi. Ama zaman var.” dedi