Kocaeli Kadın Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yürüyüş düzenledi. Belediye İş Hanı önünden başlayan ve Sabri Yalım Parkı’nda sonlanan yürüyüşün ardından basın açıklaması gerçekleştirildi.
ÖZGÜRLÜK DİLEDİLER
Gerçekleştirilen yürüyüşe Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Kadın Kolları Başkanı Songül Kaya, STK temsilcileri ve çok sayıda platform üyesi kadın katılım gösterdi. Belediye İş Hanı önünden başlayan yürüyüşte özgürlük dileklerini slogan atarak dile getiren kadınlar, Sabri Yalım Parkı’nda bir süre türküler söyleyerek halay çekti. Kadınlar daha sonra 8 Mart’a dair özgürlük dileklerini söyledi.
‘PEŞLERİNİ BIRAKMIYORUZ’
Grup adına açıklamayı okuyan Eğitim-Sen Kocaeli Şube Sekreteri Sibel Yılmaz, “Bu yıl da 8 Mart Kadınların meydanlardayız. Dünyada ve ülkemizde neoliberal politikalar doğrultusunda güvencesiz, esnek ve kuralsız çalışma biçimlerinin kadın emeği üzerinden yaygınlaştırıldığı, kadına yönelik her türlü şiddetin ve gerici politikaların arttığı bir dönemi yaşıyoruz. 2019 yılının Ocak ayında 43, Şubat ayında da 31 arkadaşımız öldürüldü. Kadınlar öldürülüyor, zanlılar “intihar süsü verip kendilerini aklamaya çalışıyor. Şule Çet’in katillerini tanıyoruz ve peşlerini bırakmıyoruz” dedi.
‘İNDİRİMLER UYGULANMAYA DEVAM EDİYOR’
‘Kadınların rızası olmadan zorla yasalaştırılıyor’ diyen Yılmaz, “Kadınları ve çocukları dinlemek ve koruyucu önleyici yasalar çıkarmak yerine, iyi hal, haksız tahrik gibi cezai indirimler uygulanmaya devam ediyor. Cinsiyetçi söylemler kadınların sokakta, otobüste, metroda tanımadığı erkekler tarafından fiziksel ve sözlü şiddete maruz kalmalarına dayanak oluyor. Toplumsal yaşamı baştan aşağı dinselleştirerek kadını kamusal alanlardan uzaklaştıran, sosyal politikaları diyanet eliyle dizayn eden, laik-seküler yaşamı yok eden ve kadın kazanımlarını hedef alan düzenlemeler, kadınların rızası olmadan zorla yasalaştırılıyor” ifadelerini kullandı.
‘EKONOMİK KRİZ EN ÇOK KADINLARI ETKİLİYOR’
“Cinsel istismarda rıza yaşını 12'ye düşüren düzenlemeler, boşanmaları engelleyen arabuluculuk uygulaması, müfredat değişikliği başta olmak üzere eğitimin dinselleştirilmesi politikaları ve daha pek çok örnek, yasalar eliyle kadınlara dayatılan yaşamın sınırlarını çok net ortaya koyuyor” diyen Yılmaz, “Ekonomik kriz en çok kadınları etkiliyor. Cüzdanlar, tencereler boş. Krizin yükünü en çok biz çekiyoruz. Taşeron ve performansa dayalı çalışma biçimleriyle emeğimiz sömürülüyor, esnek, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde istihdam ediliyoruz, iş güvencemiz fiilen ortadan kalkıyor. Çalışma hayatının esnekleştirilmesi en çok bizi etkiliyor, eve hapsediyor, iş güvencemizi, emeklilik hakkımızı gasp ediyor” açıklamasında bulundu.
DEMOKRATİK KOŞULLARIN SAĞLANMASINI İSTİYORUZ
Sözlerini sürdüren Yılmaz, “Bunun en acı örneğini Flormar fabrikasında görüyoruz. Flormar işçileri sendikalı olup, haklarını aradıkları için işten çıkarıldılar. İşten çıkarılanların yüzde 80’i kadın. Fabrika önündeki 297. gün direndiler. Flormar başta olmak üzere hakkını aramak için direnen tüm arkadaşlarımızın yanındayız. Son iki yıldır kadın kurumsallaşmasına ve örgütlenmesine dönük saldırılarla kadın mücadelesi ve kazanımları engellenmek isteniyor. Belediyelere kayyumlar atanmış, seçilmiş kadın belediye başkanları, milletvekilleri tutuklanmış, kadın dernekleri kapatılmış, kadınların iradesine dönük sayısız hak gaspı gerçekleşmiştir. Biz kadınlar eşit, özgür ve barış içinde bir arada yaşamın sağlanacağı demokratik koşulların sağlanmasını istiyoruz” diye konuştu.
HAKLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ
Son olarak Yılmaz, “Biz Kadınlar dünyanın dört bir yanında; toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, gericiliğe, savaşa, ırkçılığa ve faşizme karşı; kadın dayanışmasını örüyor ve sesimizi yükseltiyoruz. Biz Kadınlar düşlerini kurduğumuz eşit ve özgür yaşamın gerçekleşmesi için mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz. Hayatımızdan ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Geleceğimize sahip çıkmak için düşlerimizin peşinden koşmaya devam ediyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.