AYDA'NIN AİLESİNDEN KAHREDEN DETAY ORTAYA ÇIKTI!

Türkiye'yi umuda boğan Ayda'nın annesi Fidan Keskin Gezgin (38) ve babası Uğur Keskin'in, çöken apartmanı güvensiz buldukları ve 2 haftadır taşınmak için ev aradıkları ortaya çıktı. Elif bebeğin enkazdan 65 saat sonra kurtarılmasıyla sevince boğulan Türkiye dün de 91 saat sonra Rıza Bey Apartmanı enkazı altında buzdolabı ve bulaşık makinesinin oluşturduğu yaşam üçgeni sayesinde hayatta kalan kalan 3,5 yaşındaki Ayda’nın kurtarılması ile umutlandı. Türkiye, enkaz altından 63 saat sonra kurtarılan Elif bebekten sonra dün bir mucizeye daha tanık oldu. 6.6 büyüklüğündeki depremde Bayraklı’da yıkılan 8 katlı Rıza Bey Apartmanında enkaz altında Fidan Gezgin ve 3.5 yaşındaki kızı Ayda da vardı.

ENKAZ ALTINDA UZUN SÜRE NASIL DAYANDILAR?

İki küçük çocuğun da enkaz altında uzun süre kalmalarına rağmen nasıl dayandıkları merak edilen sorulardan biri oldu. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nalan Karabayır şöyle konuştu: “Erişkinler 3 haftadan fazla aç kalabilecekken, çocuklarda bu süre en fazla bir haftadır. Susuzluğa dayanma süresi ise 3-4 gündür. Elif ve Ayda’nın güneş ışığının girmediği bir ortamda, hareketsiz kalmaları nedeniyle bu sürenin uzamasını sağlamış olması olasıdır.” Prof. Dr. Bengi Semerci, deprem bölgesinde olan ya da deprem haberlerine çok maruz kalan çocuklarda da sorunlar çıkabileceğine dikkat çekerken bu noktada aileleri şu önerilerde bulundu; Konuşmaktan önce dinlemek gerekir. O nedenle onlarla zaman geçirin. Çocukların sorularını sormaları için zaman ve ortam yaratın. Çocukları, hazır olana kadar konuşmaya zorlamayın. Ama konuşmak istediklerinde üstün körü geçmeyin. Dikkatiniz verin. Kendi endişeleriniz nedeniyle çocuklarla deprem konusunda çok fazla da konuşmayın, devamlı gündemde tutmayın. Günlük aktivitelerini düzenli sürdürmelerini sağlayın. Okul, spor, etkinlik, arkadaşla eğlence gibi.

UZMANLAR AÇIKLADI

Prof. Dr. Osman Bektaş (Deprem Uzmanı): Bilinçli hareket edebilmek elbette önemli ama depremde çöken yapılarda kurtuluşlar tamamen tesadüftür. Mehmet Güllüoğlu (AFAD Başkanı): Yaşam üçgeni olarak adlandırılan durumda birine ulaşmak daha kolaydır tabi. Ama bizim için önemli olan binaların sağlam olmasıdır. Orhan Parlak (Arama Kurtarma Uzmanı): Yaşam üçgeni yıkımda doğal sürecinde oluşur. İnsanın bilinçli olarak yapabileceği bir şey değildir. Yıkım anında genel olarak koltuk, çekyat gibi eşyaların etrafında oluşur. Temel kural olarak da ‘çök-kapan-tutun’ tedbiri tavsiye edilir. Semra Akkuş (Çocuk Doktoru): “Çocukların ezilme sendromuna yetişkinlere göre daha dayanıklı oldukları biliniyor. Kas yüzeyleri daha az olduğu için kas yıkımı daha az oluyor ve eğer kafalarından darbe almadılarsa çocuklar daha uzun süreler bu duruma dayanabiliyor. Daha enkazdayken damar yolu açılıp serum takılma sebebi de budur. Çocuğun o anda damarları büzüşmüş durumda. Hızla damar açılmaya çalışılıyor, serum veriliyor ve vücut şoktan ve ezilme sendromunda korunmaya çalışılıyor. Ayda’nın 90 saati aşkın enkazda kalması ve bu kadar sağlıklı görünmesi bir hekim olarak beni de şaşırttı.”