Kalkınmanın seyrini ve şeklini belirleyen ana unsurun yaşam ihtiyacı ve dolayısıyla insan olduğu vurgusunu yapan Bağce “Kalkınma sadece ekonomik olarak düşünülmemesi gereken bir kavramdır. Kalkınma için elbette iyi bir yönetim ve bilgelik gerekir. Ancak ana unsur insan ve onun yaşama dair bakışıdır.” dedi.
KALKINMANIN TEMEL KAVRAMI
Luxor Garden Otel’de gerçekleştirilen program, ESAM Kocaeli Şubesi Başkanı Av. Alattin Çakmak'ın konukları selamlama konuşması ile başladı. Çakmak konuşmasında ESAM olarak Türkiye’nin kalkınmasında Yönetim olgularına ait kavramları tartışmaya açarak kamuoyuna, siyaset ve bürokrasi dünyasına bir bakış açısı kazandırmaya çalıştıklarını vurguladı.
KALKINMA İNSANİ DEĞERLERDEN AYRILAMAZ
Başkan Çakmak’ın açılışının ardından konuşan Prof. Dr. Emre Bağce “ Öncelikle şunu belirtelim. Kalkınma tek başına bir ekonomik kavram olarak algılanmamalıdır. Kalkınmayı konuşurken bir takım değerleri göz önünde bulundurmamız lazım. Dünyaya tamah etmemesi gibi, kendini değerli görmesi gibi mesela. Kalkınmayı konuşurken bir tarafa hayatı diğer tarafa hayatın başı ve sonunu koyabilmemiz gerekiyor. Bu ne anlama geliyor insanların diğerlerini de düşünebilmesi gerektiğini anlatıyor. Bu nedenlerle kalkınmayı insani değerlerden ve insandan ayrı düşünemeyiz.
SİNGAPUR VE FİNLANDİYA ÖRNEĞİ
Prof. Dr. Emre Bağce kalkınmada son yüzyılda en çok dikkat çeken, doğu ve batı eksenli iki ülke olan Singapur ve Finlandiya örneğini vererek “Kalkınmış ülkeler kategorisinde iki ülkeye dikkat çekmek istiyorum. Singapur ve Finlandiya. Örneğin Singapur’u kalkınmış modern bir devlet haline gelmesini sağlayan Lee Kuan Yew’in kendi ifadesiyle bunu başarmasının sırrı Bilgi, Yönetim ve Eğitim’in harmanlanmasıdır. Finlandiya örneğinde de bilgi ve eğitimin iyi bir yönetim hamlesi ile buluştuğunda kalkınmayı nasıl sağladığına şahit oluyoruz.” dedi.
HANGİ İNSAN MODELİNDE KALKINIRIZ
Kalkınmanın temel kavramlarını açıklarken konunun daha çok felsefi boyutuna vurgu yapan Bağce, Farabi ve İbn-i Haldun’un fikirlerinden yola çıkarak insan, devlet, yönetim ve ekonomi üzerinden açıklamalar yaptı. İbni Haldun’un çöken bir devlette, toplumda insanlar öyle bir karamsarlaşırlar ki; ciğerlerini serinletmek için nefes almaktan üşenirler, çekinirler fikrinden hareketle Bağce “ Öncelikle tartışılması gereken konulardan biri de hangi insan modeli ile kalkınacağımız konusudur. Batı ve doğu eksenli iki ülkenin kalkınma modelleri incelendiğinde ve dünya tarihine bakıldığında iki kavram üzerinden dünya tarihinde bir kavram kargaşası ve kutuplaşma yaşandığını görüyoruz. Bunlar Eşitlik ve Adalet kavramlarıdır. Halbuki bu iki kavram birbirinin ne zıddı ne de düşmanıdır.”
BÜYÜME KALKINMANIN KARŞILIĞI OLMAMALI
Bağce konuşmasının devamında “ bu kavramları neden birbirinin karşısına koyuyoruz. Bizim yaşamda rollerimiz var, ve hepsi birbirinden farklı. Kalkınmayı açıklarken de rollerimizi ve yaşamın insana sunduğu eşitlikleri ve adaleti birbirinin karşısına koymayan, felaketlere sürüklemeyen bir anlayışa ihtiyacımız var. Kalkınma kavramında da aynı bunun gibi karşısına konan kavram büyümedir. Büyüme kavramı kalkınma kavramının karşılığı olarak algılanmamalıdır.
KALKINMA SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMALI
Tarihimize baktığımızda peygamberlerin neyin nasıl olacağını insanlara göstermek için numuneler olduklarını görmekteyiz. Bu durum bizler açısından çok önemlidir. Kalkınmadan bahsedebilmek için kalkınmanın Sürdürülebilir özelliğinin de olması gerekir. Ancak kalkınma beraberinde birtakım problemleri de getirir ya da bazı soruların Kalkınma bağlamında cevaplanması gerekir. Örneğin teknoloji karşısında kültürü koruyabilecek miyiz bu mümkün müdür?
TÜRKİYE'NİN KALKINMA SORUNU
Bugün Kalkınma ya da Türkiye'nin kalkınmasında yönetim başlığını konuştuğumuz zaman karşımıza çıkan birtakım kavramlar vardır Bu kavramlar doğrultusunda yönetimi değerlendirmek gerekir diye düşünüyoruz. Örneğin şunları konuşmamız lazım eğitim alanında kalkınmada en büyük probleminiz bilgiye hasım Olmaktır.Bilgiye hasım mıyız Değil miyiz bunu nasıl öğrenebiliriz Örneğin Bizler toplum olarak kitap okuyan bir toplum muyuz üniversitelerimizde okullarımızdan okutmuş olduğumuz öğrencilerimiz öğrenim gören öğrencilerimiz bilgiye Hasım olarak düşman olarak mı yetişiyor bunu şu şekilde öğrenebiliriz Eğer bir eğitim kurumunda öğrenci daha az kitap okuyarak mezun olmayı düşünüyorsa bilgiye Hasım olarak yaşıyoruz demektir. bir diğer başladığımız ahlakı Kalkınma bağlamında düşündüğümüz zaman ahlak ve menfaatperestliği konuşmak gerekir. ekonomide konuşacağımız sorun rantçılık verimsizlikdir. psikolojise sevgiye karşı olma. Dinde inançsızlık Yani bu ateistlik anlamında bir inançsızlık değil kendine inanmama iş verebileceğine inanmama şeklinde düşünülmesi gereken bir kavram . Siyasette popülizm kültürde fanatizm kurumlar arasında koordinasyonsuzluk toplumda güvensizlik bunların ana başlıklar halinde konuşulduğu veya yaşandığı toplumlarda kalkınmadan kalkınma hedeflerinden bahsedemeyiz.
TEŞEKKÜR ETTİ
İki saat süren programın ardından ESAM Kocaeli Şube başkanı Alaaddin Çakmak tarafından Prof. Dr. Emre Bağce’ye plaket verildi. Çakmak davetlilere de katıldıkları için teşekkür etti.