Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 'Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde Yerel Yönetimler Sempozyumu'na katıldı. Programda TBMM Başkanı Binali Yıldırım ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da hazır bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 30 yılın ilk 14'ünde enflasyon ortalamasının yüzde 70,3 olduğunu hatırlatarak, "Son 16 yılın enflasyonda ortalaması 9,54. Gerçek ortada, hepsinde tek başımıza iktidarız. Ana muhalefet çıkıyor, 'En yüksek enflasyon AK Parti iktidarları döneminde olmuştur' diyor. Yani yalan üzerine siyaset, yalan üzerine yerel yönetim kurulu olduğu zaman orada çöp, çukur, çamurdan kurtulamazsınız" diye konuştu.

'GREV 2 AY ERTELENMİŞ OLDU'

İZBAN grevine değinen Erdoğan, "Baktık ki anlaşamıyorlar, çözemiyorlar mecburen Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle biz grevi 2 ay erteledik. Yetkim oraya kadar olduğu için 2 ay erteledim. Ondan sonra Hakem Kurulu'na gidecekler. Orada vatandaşımızı sokaklarda sersefil yapma hakkımız var mı? Yüzde 50'sini devlet yapmış İZBAN'ın, yüzde 50'sini belediye yapmış. Niçin yapmış bunlar? Halkımızın huzurlu bir şekilde ulaşımını sağlamak için yapmış. Dün itibarıyla oradaki grev 2 ay süreyle ertelenmiş oldu" dedi.

''BİZ NAYLON POŞET KULLANMAYACAĞIZ'

'Sıfır Atık' projesini de değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerel yönetimlerin bu konuda kararlı olması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Son zamanlarda biliyorsunuz biz bu plastik poşetler, benzeri birçok ürünle ilgili olarak bir savaş başlattık. Malum; 500 yıl, 750-1000 yıl toprak bunu eritemiyor, buna karşı bir savaş. Bu savaşımızı kararlı bir şekilde başlattık. Hatırlıyorum, anacığım evde file dokurdu. Fileyle giderdik alışverişi yapardık gelirdik; ama filenin tabii öyle atmıyorsun, tekrar yıkıyorsun, alışverişe gidiyorsun, bunun toprakla bir dostluğu var. Atacak olsan bile çünkü oradan geliyor. O zaman da bunlar kenevirden yapılıyor. Ülkemizde keneviri yok ettiler. Benim memleketim Rize, Rize'mizde bizim kenevir vardı. Kenevirden fanila, atlet dokurlardı; çünkü teri emmesi filan çok çok farklıydı. O bize dost görünen düşmanlar, Rize'mden keneviri söküp aldılar. Rize'de şimdi kenevir üretilmiyor. Biz şimdi keneviri dışarıdan ithal ediyoruz. Burada kenevire dayalı bazı yapılması gereken şeyler varsa ithal ürünlerle yapıyoruz. Ama şimdi yeniden bu alanda Gıda Tarım Bakanlığımız bir çalışmanın içine giriyor, bu adımları atacağız. Yeniden bunu üreteceğiz inşallah. Asla naylon poşet biz kullanmayacağız. Birilerinin bu işi başlatması lazım. O da kime yakışır? Biz bu işi savunuyorsak, bize yakışır."

'GİDECEK YERİNİZ KALMADI'

FETÖ ile mücadele konusunda da açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mahkemeler karar aşamasına geldikçe kendilerini bekleyen acı sonu gören örgüt mensupları davaları uzatmak, devlet görevlilerini yıldırmak için akılalmaz yöntemlere başvuruyor" dedi. Erdoğan, hakimlerin, savcıların, jandarma ve polis teşkilatlarının adeta iğneyle kuyu kazarcasına sabırla, bu süreci yürüttüklerini aktararak şunları kaydetti:

"Terör örgütü mensupları için her seçim, her önemli olay bir umut vesilesi haline dönüştü. Şahsımın ve bu noktada partimin ayağının tökezlemesini ve böylece yeniden ipleri ele geçirmeyi umuyorlar. Halbuki milletimiz bunları ciğerlerine kadar gördü, tanıdı, hükmünü de verdi. Buradan ülkemiz içindeki ve dışındaki tüm FETÖ'cülere sesleniyorum; artık sonunuz geldi. Gidecek yeriniz, atacak adımınız kalmadı. Başınızdaki 'FETÖ' denen adamın arkasındakiler ne zamana kadar arkasında durur bilemem; ama eninde sonunda o da gelecek. Elebaşlarınızın bir kısmı sizleri kelimenin tam anlamıyla satarak rahatça yaşayabileceklerini düşündükleri yerlere kaçtılar, kaçıyorlar hala. Ama hiç heveslenmesinler, hepsini saklandıkları deliklerde bulup birer birer adaletin karşısına çıkartacağız, topluyoruz."

'FETÖ İÇİN İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI ALIYORUZ'

FETÖ'den cezaevinde olup da hala esip gürleyenlerin yaptıkları işin mezarlıkta ıslık çalmaya benzediğini ifade eden Erdoğan, "Korkunun ecele faydası yok. Milletimize yaptıkları ihanetin bedelini cezaevinde demir parmaklıklar ardında, oradan çıktıktan sonra da halkımızın nefret dolu bakışları altında ömürleri boyunca ödeyecekler. Biz özellikle 251 şehidimizin bedenini her ne kadar şehadet makamında izliyorsak da onlar da bizi o şehadet makamından izliyorlarsa da biz onlarla beraberiz. 2 bin 193 gazimizi de asla yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Bu mücadeleye hayatlarını adayan tüm kamu görevlilerinin teminatı tüm kurumlarıyla devletimiz, tüm bireyleriyle milletimiz ve hepsiyle birlikte şahsımdır. FETÖ'yü kamudan büyük ölçüde tasfiye ettik. İş dünyasındaki irtibatlarını, imkanlarını neredeyse sıfırlıyoruz. Belediyelerdeki son kalıntıları da 31 Mart itibarıyla milletimiz tarafından tasfiye edilmiş olacaktır. Hemen her gün bir başka ülkeden FETÖ mensuplarına yönelik operasyonlar ve işlemler için iş birliği çağrısı alıyoruz. Saklanacak hiçbir yerleri kalmayana kadar peşlerinden gideceğiz" dedi.