Birleşik Metal İş Sendikası Posco Assan’da yetkili sendika olabilmek için yeterli sayı olan 240’a ulaştı. Ardından bakanlığa yetki başvurusunda bulunuldu. Bunun üzerine Posco Assan yönetimi sendikalı olan işçileri işten çıkarmaya başladı. İş Güvenliği Uzmanı Ali Omurta, “Yaklaşık 4 ay önce sendikal mücadelemiz bu fabrikada başladı. Sayımızı giderek artırdık. Sayı 100’ün üzerine çıkınca bu bir şekilde işverenin kulağına gitmiş. Ardından sayımız 200’ün üzerine çıkınca yetki başvurusunda bulunuldu. Sonrasında işten atmalar başladı. Son iki gün içerinde toplam 25 işçi işten çıkarıldı. İşverenler öncesinde formenler aracılığıyla aba altından sopa gösterdi” dedi.

MAHKEMEYE DE GİDECEĞİZ 

Omurta, “Mücadelenin önüne geçmeye çalışmak anayasal bir suçtur. Biz anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Fabrikadaki arkadaşlarımız mesai giriş çıkışlarında ıslıkla bize destek veriyorlar. Biz mahkemeye de gideceğiz. Biz işyerinde insanca yaşam şartlarının elde edilmesini istiyoruz. Maaşların düzenlenmesi, çalışma saatlerinin düzene sokulması gibi taleplerimiz var. Yasa dışı çalıştırma süreleriyle çalıştırılıyoruz. 16.00’da çıkan işçi gece 00.00’de işe gelebiliyor. Bu tamamen yasa dışı bir uygulamadır. Bu Posco gibi bir firmada en başından beri yapılmaktadır. Toplam 400’ün üzerinde personel çalışıyor firmada” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

YAPMAMIZ GEREKENİ YAPARIZ 

Birleşik Metal İş Sendikası Genel Örgütlenme Sekreteri Hami Baltacı da sendika binasında yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Geçen hafta bir-iki arkadaşımızın iş akdini feshettiler. Dün de toplam 22 arkadaşımız işten çıkarıldı. Arkadaşlarla bir değerlendirme yaptık. Bundan sonra hukuksal anlamda girişimlerimiz sürecek. Kaymakam beye de bilgi verildi. Bugün saat 17.00’de fabrika önünde bir basın açıklaması yapacağız. Biz bir işyerinde iş huzurunun bozulmasını asla istemiyoruz. Kavganın tarafı değiliz ama koşullar bizi bu noktaya itiyorsa sendikal mücadele anlamında yapmamız gerekenleri yaparız.

EŞİT VE İLKELİ OLSUNLAR

Anayasanın tanımış olduğu haklara işveren saygı göstermeli. Ülkeyi yöneten insanlara da büyük görev düşüyor. Sendikalaşma bir haktır. Bununla ilgili bir saldırı söz konusu olamaz. Devletin söz sahibi olması lazım. İşveren buna rağmen keyfi bir şekilde insanların yaşamlarını sürdürme haklarını kısıtlıyorsa bu insanlık onuruna ters düşer. Devlet sonuna kadar bir taraf. Hiç kıvırmasınlar. Bu insanlar senin vatandaşın. Yeter artık. Sendikalaşma yasak diyorlarsa bunu bilelim buna göre hareket edelim. Bu devleti yönetenler kimseyi aptal yerine koymasın. Bu kentin valisi, emniyet müdürü de bu hakkın yanında durmalıdır. Eşit ve ilkeli olsunlar.”