Alanında önemli isimleri şehrimizde misafir eden Türk Ocaklarını bu haftaki konuğu, dünyadaki pek çok Türkçünün tanıdığı bilge kam Akay Kine oldu. Altay dağlarının rüzgarlarını İzmit’te hissetmemize vesile olan Akay Kine, ocak üyeleri ve üniversiteli gençlere Gök Tanrıcılık felsefesinin esaslarını anlatarak her zaman duyulan, merak edilen fakat hakkında pek de bir bilgi sahibi olmadığımız şamanlık hakkında merak edilen her şeye açıklık getirdi.
GENİŞ KATILIM
Şube başkanı Yücel Alpay Demir’in ev sahipliğinde gerçekleşen programa KMKB başkanı Eren Elmalı , Selçuklu Düşünce kulübü başkanı Süleyman Pekin , Kartepe Gazetesi sahibi Cem Şakoğlu , Ocak üyeleri ve çok sayıda üniversiteli genç katıldı.
ASİL KANDA MEVCUTTUR
Tüm Türk yurtlarını gezerek söyleşiler ve konferanslar düzenleyen Akay Kine, amacının tebliğ olmadığını Gök Tanrıcılığın Türklerin birleşme giderken kökleriyle bağlantı kurmasında ve geçmişi bir nebze olsun hatırlamasında bir araç olduğunu bir din olmadığını vurguladı. Kine sözlerine şu şekilde devam etti: Biz Türkler; Tanrı Kut Mete’nin, İlteriş’in, Bumin Kağanın, Atilla’nın çocuklarıyız.. Yine o kutlu ataların torunlarından biri olan Yüce Atatürk’tür, bize onların torunları olduğumuzu milli bilinci tekrar dirilterek hatırlattı: onun söylediği gibi ‘Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur’
BOZKURT OLMASIYLA BAŞLADI
Türk Ulusu dış tehlikelere karşı her zaman tetikte bir bozkurt oldu. Onu ayakta tutan mevzuda bundan ibaretti, lakin problem Türk’ün Türk’e karşı da Bozkurt olmasıyla başladı. Aşmamız gereken problem, Türk’ün Türk topraklarında Türk olduğu için problem yaşamasıdır.
ERKEK KÜLTÜRDÜR
Türkler göçebe olduğu için etken yani erkek kültürdür, Araplar Çinliler Avrupalılar Ruslar yerleşik topluluklar olduğu için edilgen yani dişi topluluklardır, Türkler onlara kültür ve medeniyet götürürdü onları besler etkenlikten ve edilgenlikten büyük medeniyetler çıkardı, Türkler yerleşik hayata geçip Araplaştıkça Batılılaştıkça dünyanın düzeni enerji akışı ve doğurganlığı bozuldu.
İMKANI VE KUDRETİ VARDIR
Türk ulusu birleştiği takdirde dünyanın her yerinde başköşeyi alacak. Gök Tanrı’nın bağlıları olarak tekrar dünyayı yönetecek, adalet, huzur ve eşitlik getirecek. Çin, Rusya ve Bütün Batı toplumu alıcıdır, çevrelerindekileri ve içlerindeki kendilerinden olmayan kültürleri, farklılıklar sömürerek ve benimseyerek yaşamlarına devam ederler lakin bu süreç onları kimliklerinden uzaklaştırır. Fakat Türkler üretken ve kendi içinde gelişen bir toplumdur. Bizi ayakta tutan ve kırılgan olmayan güçlü kılan olgu buydu, Anadolu Türkleri ise bu alıcı toplumlara benzemeye başladı. Bu noktada yapılması gereken şey Türklerin tekrar kendilerine benzemesidir. Eğer bu öze dönüş hareket Türkiye’de başlarsa diğer Türkler de onları takip edecektir. Türkiye Türkleri’nin bunu yapmaya kudreti de imkanı da vardır” şeklinde konuştu