Nazım Özgün Erbulan

Kocaeli’de geniş bir kesim tarafından tanınan İş İnsanı Ali İhsan Kaya, 2005 yılında Kartepe ilçesi Uzunçiftlik’te bulunan benzin istasyonunda uzun namlulu silahlarla uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybetmiş; olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Ali İhsan Kaya cinayetinde Savaş Uzun, Cihan Cesur, İsmail Halil, Metin Ali Bağdat ve Altay Gökalp Yiğit gözaltına alınmıştı.

Mahkemenin kararı doğrultusunda tutuklu yargılanan Savaş Uzun, cezaevine girdiği ilk gün şişlenerek öldürülmüştü. Diğer sanıklar Cihan Cesur, İsmail Halil, Metin Ali Bağdat ile Altay Gökalp Yiğit uzun süre yargılanmıştı. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada zanlılara beraat kararı vermişti.

SÜRE İSTEMİŞLERDİ

Yargıtay’ın verdiği karar doğrultusunda cinayet ile suçlanan Cihan Cesur, İsmail Halil, Metin Ali Bağdat ile Altay Gökalp Yiğit için beraat kararını bozdu. Bozulan karar 2019 yılının ilk duruşmasında mahkemeye gönderilirken, Kocaeli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay’ın verdiği karara uyup uymayacağını açıklamadan önce geçtiğimiz ay gerçekleştirilen duruşmada sanıklar ve sanık avukatları son savunmalarını vermek için süre istedi. Mahkeme başka suçtan hükümlü olan Cihan Cesur ve İsmail Halil'in bu suçtan yeniden tutuklanmasına karar verirken, Metin Ali Bağdat ile Altay Yiğit Gökalp hakkında ise yakalama kararı çıkarılmasına hükmetti.

Ali İhsan Kaya davasının karar duruşması bugün Kocaeli Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşti. Davaya, sanık Cihan Cesur ve İsmail Halil SEGBİS aracılığıyla katılırken, Metin Ali Bağdat ile Altay Yiğit Gökalp katılmadı. Sanıkların vekilliğini Nazmi Küçükosmanoğlu, Ahmet Kurtuluş, Hakan Akkaya, Nedim Adak, Fatih Ahmet Şengezer, Nedim Adak, Serkan Dursun üstlendi.

’15 YIL GEÇMİŞ’ 

Hakkında yakalama kararı çıkarılan sanık Metin Ali Bağdat’ın avukatı Hakan Akkaya, Bağdat’ın beraatını talep ederken, sanık İsmail Halil’in avukatı Fatih Ahmet Şengezer, “Suç tarihinden bugüne aradan 15 yıl geçmiş. Yargıtay’ın neden böyle bir karar verdiğini anlamadık. İsmail Halil’in olayı gerçekleştirdiğine dair herhangi bir delil yok. Bu aşamaya kadar yazılı sözlü ibraz etmiş olduğumuz sözlerin arkasındayız. Mahkemenin vermiş olduğu karar doğru bir karardır ancak Yargıtay’ın verdiği karar doğru değil. Beraatını talep ediyoruz” dedi.

'ARAÇ İSMİ YANLIŞ YAZILMIŞ'

Şengezer ayrıca, İsmail Halil’in olay günü kullandığı araba hakkında tutanak tutan Jandarma Merkez Komutanlığı’nın raporunda aracın markasının yanlış yazıldığını, tutanakların incelenmesini talep etti. Beraat talebini yineleyen Şengezer, “Araç Hyundai değil Honda’dır. Buna ilişkin raporların getirilmesini istiyoruz. Müvekkilimin olayda kullanılan araçla ilgisi yoktur. İsmail Halil’in tutuklama kararının kaldırılarak beraat kararının verilmesini talep ediyoruz. Ayrıca olay günü ve saatimde müvekkilim il dışında bulunmaktadır. Müvekkilimin kullandığı araç ile ilgili jandarma tekrardan inceleme yaptı ve kurşunlanan cam ile ilgili bir bulguya rastlamadı. İsmail Halil’in aracının olay günü Alanya’da trafik cezası yemesi ile ilgili ayrıca da tutanak mevcuttur. Sanığın suçu işlediğine dair delil yoktur; beraatını talep ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

‘BUNLARI YAPAN HADİ ÖZCAN’DIR’

Daha sonra mahkeme heyeti İsmail Halil’den savunmasını yapmasını istedi. Halil yaptığı savunmada şu ifadelere yer verdi: 

“Benim çevremde oyun oynanıyor. Ben şerefli adamım yaptıysam yaptım derim. Ben o tarihlerde cezaevindeydim. Ben cezaevinden çıktım; Ali İhsan Kaya’yı öldürdüm gibi bir algı yaratılıyor. Bütün bunları yapan Hadi Özcan’dır. Özcan benim üzerime oyun kurdu; röportajlar verdi. Ben Ali İhsan Kaya’yı öldürmedim. Bunlar iftiradır. Kaya’nın şirketlerinde çalışan akrabalarım var. Neden öldüreyim? Ben Hadi Özcan ile 1999 senesinde cezaevinde tanıştım; 2000 yılında da aramızda bir tartışma yaşandı görüşmeyi kestim. Olaydan önce Eskişehir Açık Cezaevi’nde yatıyordum. İzne çıktım; iznim bitti. Sonra dönüp teslim oldum.

‘3 GÜN SONRA ÖLDÜRÜLDÜ’

İzne çıktığım dönem içerisinde Hadi Özcan, Ali İhsan Kaya ölmeden önce benim Kaya’yı öldüreceğimi bildiren bir dilekçeyi Cumhuriyet Savcılığı’na göndermiş. Ben tahliye olduktan 3 gün sonra Ali İhsan Kaya öldürüldü. Bu bana yapılan bir komplodur. Beraatımı talep ediyorum.” 

‘BİR TELEFON KONUŞMASI YÜZÜNDEN YATIYORUM’

Ali İhsan Kaya cinayetinde tutuklu yargılanan diğer sanık Cihan Cesur ise beraatını talep ederken, “Bu olay ile alakam olamadığını bildirdim. Bir telefon konuşması yüzünden 15 yıldır cezaevinde yatıyorum. Ali İhsan Kaya’yı tanımam; hiçbir sorunum olmadı. Ali İhsan Kaya’nın oğlu Mert Kaya ‘Cesur’un babamla hiçbir ilgisi yoktur’ dedi. Sabıkalı olduğumuz için olayı bize yıkmaya çalışıyorlar. Ben suçsuzum, şerefimle, alakam olmadığını söylüyorum. Sizin takdirinize bırakıyorum” dedi.

KARAR: MÜEBBET

1.Ağır Ceza Mahkemesi temyiz yolunu açık bırakarak Ali İhsan Kaya cinayetiyle ilgili hem İsmail Halil hem de Cihan Cesur hakkında ‘Tasarlayarak adam öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verdi.