2017 yılında ‘Audi’ marka araç ile gündeme gelen, daha sonra “Bazı şeyler zorunluluktur. Bunları lüks sefahat için yapmıyoruz. Düzce'nin imajını ortaya koymak için yapıyoruz” ifadelerinde bulunup Düzce Belediye Başkanlığı görevinden istifa eden Mehmet Keleş, bugün sosyal medya hesabından eski Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve AK Parti Düzce Belediye Başkan Adayı Faruk Özlü ile ilgili skandal bir paylaşımda bulundu. Keleş, Bakan Özlü’nün kendisi hakkında bir televizyon kuruluşunda “gördüğünüz üzere ortada akli dengesi yerinde olmayan" dediğini iddia ederek şu açıklamada bulundu:
‘ASLINDA BENİ YALANCILIKLA SUÇLUYOR’
“Faruk Özlü isimli şahıs İslam Keleş isimli şahsın Oksijen TV isimli yayın kuruluşunda benimle ilgili "gördüğünüz üzere ortada akli dengesi yerinde olmayan" bir şahıs var demiş.(çok eski değil iki yıl önce Ankara’da beni gözden düşürürken İslam Keleş denilen arkadaşla birlikte Düzce Belediyesi’ni nasıl söğüşlediğimizi anlatıyordu bu iftiracı zat). Ne diyor şimdi, benim daha önce bir televizyon kanalında kendisiyle ilgili uyarı mahiyette söylediğim şeyleri göstererek. "Hiçbir projeyi iptal ettirmedim" diyor. Aslında beni yalancılıkla suçluyor. Eh meşru müdafaa hakkımda doğmuş o zaman bize.
‘NEDEN PROJELER YARIM KALDI?’
Peki, biz de kendisine soralım; İstanbul caddesi projesi neden yarım kaldı ve cadde bunca emeğe rağmen neden yeniden trafiğe açıldı. İstanbul’da bile işleyen tramvay Düzce’de neden çöpe atıldı? Asar deresi için yaptığımız ve ihale edilmek üzere olan on beş milyon lirası DSİ’ye ait otuz beş milyonluk proje nereye gitti? Kalıcı konut bağlantı yolunu Rasim Betir bulvarına bağlayan, Düzce trafiğini çok rahatlatacak olan, bütün kamulaştırma işlemleri bitmiş ve yapımına geçilen güzelim altgeçit projesi ne oldu? Tam üç yıl önce bütün fizibilite ve proje çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Düzce Belediyesi tarafından ortaklaşa bitirilmiş ve Bakanlar Kurulu’na taşınmış üç yüz milyonun üzerinde tutarıyla Türkiye’nin kırk birinci kentsel dönüşümü olan Eski Sanayi Projesi neden yapılamadı?
‘EMİN OL DAHA ÇOK SAYARIM’
Eski otogarın yerine planladığımız Düzce’de bir ilk olacak kent müzesi projesi ne oldu? Kalıcı konutlar yolunda bütün yangın ve kurtarma olaylarına kolayca ulaşıp müdahale edebileceğimiz modern itfaiye ve eğitim tesisleri projesi ne oldu. Toplam yüz milyon değerinde içerisinde otel alışveriş merkezi tema park bulunan melensu park iki projesi nerede? Bilim merkezi projesi ne oldu? Güneş enerjisi projesi ne oldu? Melensu park projesindeki hidroelektrik santrali ne oldu? Uğur deresi üzerindeki düzce içme suyu barajı ne oldu? Emin ol daha çok sayarım ancak okuyucunun sabrını zorlamak istemiyorum.
‘BU PROJELERE NE OLDU?’
Bu projelerin tamamı ya ihalesi yapılmış veya kamu ihale kurumundan ihale sırası alınmış paraları rezerve edilmiş işlerdi. Yani senin açıkladıkların gibi "kes kopyala yapıştır" cinsi, içi boş, kaynağının nereden geleceği belli olmayan projeler değildi. Şimdi söyle bakalım bu projelere ne oldu?
‘ÜZERİNİ TEK TEK ÇİZDİ’
Sevgili Düzceli kardeşlerim;
Bu Faruk Özlü denilen şahıs benden sonra SN. Dursun Ay'ı Ankara’ya çağırdı beraberinde bütün bu projeleri yapan firmaları da çağırdı ve herkesin huzurunda hepsinin üzerini tek tek çizdi. Tabii şimdi inkar ediyor ve bu konuda kendisini uyardığım için beni akli dengesi yerinde olmayan biri olarak niteliyor, başka bir deyişle bunu seçim malzemesi olarak kullanıyor.(çok şüpheliyim ki beni kafaya takmış ya rakibinin hala ben olduğumu sanıyor).
‘AZICIK UTAN, AZICIK SIKIL’
Tabii aslında iki şeyi gözden kaçırıyor: Birincisi, bu olaya kendisi dışında Düzce belediyesi yetkilileri, proje ve mühendislik firmaları, müteahhitler, kendi danışmanları hepsi şahitler. İkincisi ise beni kötüleyerek aslında hiçbir yere varamayacağı gerçeği. Fakat asıl mesele asıl sorun bu iptal edilen işler değil. Mehmet Keleş'i sevmezsin pirim yapmasın diye projelerini yok edersin, hiç sorun değil. Hatta Mehmet Keleş'in hiçbir yakınını, arkadaşını il, ilçe yönetimlerine ve meclis üyesi listelerine aldırmazsın, bu da sorun değil. Bu ve buna benzer çok olay yaşadık, çok adam gördük. Benim asıl üzerinde durmak istediğim ve beni çok düşündüren şey düzce şehrinin "Şehremanetine" yani başka bir deyişle, şehrin en emin kişisi olan Belediye Başkalığı görevini üstlenmeye talip olan kişinin, nasıl bu kadar kolay yalan söyleyebildiği konusu. Be adam hadi benden utanmıyorsun Allah’tan da korkmuyorsun, bari olayın bizzat şahidi olanlardan azıcık utan, azıcık sıkıl.
‘AKILLI OL’
Ama ne bekliyoruz ki; Sen değil misin ihaleleri yapıldığı zaman bakanlık bir tarafa milletvekili dahi olmadığın, açılışına bile katılmadığın işleri ben yaptım diye konuşup ortalıkta gezen. Bak arkadaş mert ol, dürüst ol, şefkat ve merhametli ol, hiç sorun değil. Belediye Başkanı ol, milletvekili ol, hatta (çok meraklı olduğunu biliyorum) istersen Vali de ol, ne olursan ol, ama önce adam ol. Yoksa ne yaparsan yap ne olursan ol nafile, Ankara’dan nasıl ters yüz olmuşsan buradan da eli boş dönersin. Ve sana bir sır vereyim. Sakın, sen sen ol Düzce’yi ve Düzcelileri küçük görme... Ya değilse o küçük gördüğünden öyle bir Osmanlı tokadı yersin ki, bırak çilimliyi, topçulardaki baba evinin yolunu bile bulamazsın. Akıllı ol...