Nazım Özgün Erbulan

DEAŞ 29 EKİM'DE İZMİT PLANI

Kocaeli Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan 49 sanığın bulunduğu Kocaeli iddianamesinde yer alan bilgilere göre, 27 Ekim 2015'te 155 Polis İmdat hattını arayan bir kişinin "Derince'de oturan M.Z.Y. ve T.E, Gebze'de ikamet eden C.E, arkadaşı İ.Ö, Dilovası'nda oturan A.P. ile soyadını bilmediğim Y. isimli kişi, IŞİD'çidir ve Suriye'ye gelip gidiyorlar, 29 Ekim öncesi İzmit'i kana bulayacaklar." şeklinde ihbarda bulundu. ihbarı değerlendiren güvenlik güçlerinin örgütle iltisaklı ihbarda adı geçen bazı şüphelilerin de aralarında olduğu 11 kişi yakalandı.

GÖZALTINA ALINDI

Söz konusu 29 Ekim tarihiyle ilgili birçok kişi gözaltına alınırken, 29 Ekim planıyla ilgili de pek çok detay ortaya çıktı. 2018 tarihinde DEAŞ soruşturması kapsamında “Silahlı Terör Örgütü’ne Üye Olma” suçundan tutuklanan M.Z.Y. hakkında ifade veren bir tanık, “Yanlış hatırlamıyorsam 2015 veya 2016 yıllarında 29 Ekim tarihinde eylem yapacağı ihbarı üzerine gözaltına alındı. Şu an akıbeti hakkında bir bilgiye sahip değilim” dedi.

'ÖVMEKLE BİTİREMEDİĞİ DEVRİMLER BUNLAR'

Yine 2018 tarihinde DEAŞ soruşturması kapsamında “Silahlı Terör Örgütü’ne Üye Olma” suçundan tutuklanan E.B.’nin yakalandığı sırada yapılan aramada elde edilen dokümanlarda 29 Ekim ile ilgili bir yazılı dokümana ulaşıldığı bildirildi. Dokümanda yer alan yazılarda “23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve benzeri günler neyin bayramıdır?” başlıklı metin içerisinde “Bunlar Müslümanlar için birer bayram günü değil, birer kara gündür… İşte Mustafa Kemal’in getirdiği inkılaplar, devrimler ve devirmeler bunlardır. Ve işte Kemalistlerin, övmekle bitiremedikleri devrimler bunlardır” ifadeleri yer aldı.

'KÜFÜR DEVLETİ'

Söz konusu belgeler hakkında iddianamede, “Dokümanın yapılan incelemesinde; Mustafa Kemal Atatürk’e, Türkiye Cumhuriyeti’ne, Rejimine ve Yönetim şekline yönelik aşağılayıcı ifadelerin geçtiği, yazı içeriğinde devletimizin hali hazırdaki yönetim şeklinin küfür devleti olduğu, resmi bayramların (23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim ve benzeri) kutlanmasının DEAŞ Silahlı Terör Örgütü gibi radikal terör örgütlerinin istismar ettikleri fıkhi kavramların başlarında gelen “hilafet” devletine uygun olmayıp küfre ve şirke girdiği şeklinde söylemlerin olduğu ve suç unsuru içerdiği tespit edilmiştir” notu düşüldü.

MEB'E BAĞLI OKULLARA GÖNDERMEK ŞİRK

İddianamede yer alan bilgilerde, 2018 yılında aynı suçtan tutuklanan DEAŞ Terör Örgütü üyeliği şüphelilerinden K.K. hakkında yapılan aramada, 2 adet Abdullah Alioğlu yazarlı Şirk Yuvaları (T.C.’de Okullara Çocuk Göndermenin Hükmü) isimli kitabı ele geçirildi. Hakkında toplatılma kararı bulunan kitapta, içerik olarak 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim gibi resmi bayramlar ile çocukların Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullara göndermenin Şirke girdiğini belirtildiği, Mustafa Kemal Atatürk’e firavun ve put şeklinde benzetmelerin yapıldığı, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki okulların küfürde ve haramda olduğu, okulların devlete bağlığı olduğundan Tağut olarak nitelendirildiği bilgileri yer aldı. Yine 2018 yılında A.B.’nin evinde yapılan aramada da aynı kitap ele geçirildi.

'ASILSIZDIR'

2015 yılında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra ifadesi akabinde serbest bırakılan A.T. ise 29 Ekim hakkında verdiği ifadede, “Bizim terör örgütü IŞİD’ci olduğumuz hususu kesinlikle asılsızdır. Ben hiç Suriye ülkesine yasal veya illegal olarak gitmedim. Diğer ismi geçen şahısların ise gidip gitmediklerini bilmiyorum. Ancak isnat edilen DEAŞ/IŞİD terör örgütü içerisinde eylem ve faaliyetlerde bulunduğum ve 29 Ekim’i kana bulayacağım hususu asılsızdır. Ben bizim hakkımızda bu asılsız ihbarı yapan şahıs veya şahısların kim olduklarını ve neden yaptıklarını bilmiyorum” söylemi de iddianamede yer aldı.

Deaş Kocaeli haberi için tıklayın