Saadet Partisi (SP) İl Başkanı Nurettin Çelik, bugün il binasında basın toplantısı düzenlendi. Genel başkanları Temel Karamollaoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen kongrenin ardından ilk kez basın mensuplarının karşısına geçen il başkanı Çelik, hem ülke hem de ilimizde ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kongrede vermek istedikleri mesajı verdiklerini belirten Çelik, “Geçtiğimiz pazar günü icra ettiğimiz Saadet Partimizin il kongresi büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Uygulanan haşin politikalar neticesinde mağdur ve mazlum olanlara, geleceğe umutla bakmak isteyenlere sözümüzü söyledik. “Millete Sözümüz Var” sloganı ile tertip edilen kongremizde milletimiz duymak istediği sözü, gerçek sahibinden işitti” dedi. Çelik ayrıca konuşmasında şunları dile getirdi:
HEYECAN DOLU GÜNLER BEKLİYOR
Bizler söz söylemenin zor olduğu, baskı ve tahakkümün zirve yaptığı bir dönemde, kırk yıldır vazgeçmediğimiz değerlerimizi cesurca ifade ettik. Söylediği sözün ağırlığını omuzlarında hisseden ve şartlar ne olursa olsun söylediği sözün arkasında duran Milli Görüşçüler olarak; insanımızın bize olan güvenini bir kez daha müşahede ettik. İçeride ve dışarıda yaşanan onlarca olumsuzluğun neticesinde; umutları tükenmek üzere olan milletimizin yeniden umudu olduk ve onların ağızlarından çıkan “İyi ki Saadet var” İfadelerini net bir şekilde duyduk. Gelecekteki müreffeh günlerin teminatı olan biz Milli Görüşçüleri aksiyon ve heyecan dolu günler bekliyor. Bu davada yorulmadan, usanmadan çalışan Saadet Partililer kamuoyunun ilgi ve alakasını celbetmeye başlamıştır. Allah’ın inayetiyle bu alaka, onu yakın zamanda hak ettiği konuma getirecektir.
BİZ HEP HAKLI ÇIKTIK
Türkiye’nin en köklü siyasi hareketi olan Milli Görüş’ü tarih hep haklı çıkarmıştır. Geçmişte de ifade ettiğimiz hakikatlerle bugünü değerlendirdiğimizde bunu net bir şekilde idrak edeceğiz. Hâlbuki kırk yıldır hakkı ve hakikati haykıran, daima iyi ve faydalı olanı söyleyen Saadet Partilileri dinleselerdi; bunca pişmanlığı yaşamayacak ve bedel ödemeyecektik ama öyle olmadı. Halkımız da bu gelişmeleri yakından izlemiş ve sürekli yanılanlarla değil; her zaman haklı çıkanlarla yürümesi gerektiğini görmüştür.
CAMBAZA BAK OYUNU
Türkiye’nin haftalardır sadece iki konuya kilitlendi. Bunlar belediye başkanlarının istifası ve müftülere nikâh kıyma yetkisi. Belediye başkanları istifa edecekler mi, etmeyecekler mi? Direnecekler mi, direnmeyecekler mi? Günlerdir konuşulan konu bu. Belediyelerin 15 yıllık süreçte nasıl yönetildiğine dair bilançoyu açıklamak yerine, tam tersine bunlara kimse temas etmiyor, ettirilmiyor. Millete asıl bunu açıklamak gerekir. Kamu kaynaklarını nerelere, nasıl harcadılar, bunu sorgulamak gerekir. İmar değişikliklerin altında neler yatıyor? Kimler bu imar değişikliğinden büyük rant elde ediyor? Maalesef tam olarak hala bilinmiyor, adeta cambaza bak oyunu oynanın dikkatler başka yöne çekiliyor.
HALKIN PARASINI SAÇIYOR
Onlarca problemin yanı sıra, belediyelerdeki israf ve savurganlık da gözlerden kaçmıyor. Bildiğiniz üzere 15 Temmuz’un konuşulacağı maliyeti 2 Milyon TL’yi bulan bir zirve yapılıyor. ‘Devlet ticaret yapmaz’ diyerek üretim yapan fabrikaları yok pahasına satan iktidar, ‘Karatepe Zirvesi’ diyerek yapacağı programa halkın parasını saçmasına anlam veremiyoruz. İşçimiz, esnafımız, emeklimiz kendi giderlerini karşılayıp ayakta durmak için sıkıntılar yaşarken, milletin yarasına merhem olmayacak PR programlarla, paramızın çarçur edilmesini esefle kınıyoruz. Hem AB’den dert yanacaksın, hem de darbenin ortağı olan ve darbe girişimi olduğunu kabul etmeyen Avrupalılardan zırva dinleyeceksin! Savunma sanayi için vergilere %40 zam yaptığını söyleyen hükümet, paramızı zırvalara harcamakla kalmıyor; 15 Temmuz’da tankın, tüfeğin önünde canını ortaya koyan halkımızı da yapacağı programda konuşturmuyor, uzak tutuyor. Yani bu zirvede halkı yok sayıyor. Gerçekten 15 Temmuz’u dinlemek istiyorlarsa, pazara insinler, sokağa çıksınlar ve 15 Temmuz’u bedavaya halktan dinlesinler. Gerçekten program yapmak istiyorlarsa tepelerde değil halkın içinde yapsınlar. Milletin parasını iç etmesinler!”