Serhat Güneş
İYİ PARTİ KOCAELİ İL BAŞKANI ŞANBAZ YILDIZ
İYİ Parti Kocaeli İl Başkanı Şanbaz Yıldız, bugün partisinin il binasında ülke ve kent gündemine yönelik açıklamalarda bulundu. Yıldız uzun açıklamasında asgari ücretten Doğu Türkistan’da yaşanan zulümlere kadar birçok konuya değindi. Açıklamaya il yöneticileri Kaan Dilmen, Fatma Zehra Korucuoğlu, Yavuz Avşar Demir, il gençlik kolları başkan yardımcısı Furkan Aslan da katılım sağladı. Halkımızın bilmesini istediğimiz ve konular hakkında yetkililerin önlem alması, iyileştirmeler yapması için basın açıklaması yapma ihtiyacı duyduk diyerek sözlerine başlayan Yıldız, açıklamasında ilk olarak Asgari Ücret görüşmelerine değindi.
ASGARİ ÜCRET GÖRÜŞMELERİ
Yıldız, “Göstermelik görüşmeler sonucunda açıklamakta ve bu karara itiraz edilememektedir. İşçi ve işveren temsilcilerinin karara karşı herhangi bir yaptırımı söz konusu değildir. Komisyon görüşmeleri ise topluma karşı sergilenen bir tiyatro oyunu niteliğinden öteye geçmemektedir. Göstermelik olarak yapılan bu asgari ücret görüşmeleri devlet ciddiyetine ve sosyal devlet kavramına ters ve yakışıksız kalmaktadır. 2009’da Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücretli 13 ülke varken, 10 yıl sonra 2019’da sadece üç ülke kalmıştır. Asgari ücretlinin bütçesindeki en önemli harcama kalemlerini oluşturan gıda, barınma, ısınma, ulaşım ve eğitim harcamaları baz alınarak hesaplanarak asgari ücrete zam yapılmasını öngörmekteyiz. Çay simit hesabı yapan zihniyetten uzaklaşılarak milletin ihtiyaçlarını, taleplerine kulak veren bir sistemle belirlenmesini istiyoruz” İfadelerini kullandı.
KOCAELİ’DE 4 BİN 648 KADIN İÇİN TEDBİR ALINDI
Kadına yönelik şiddete de değinen başkan Yıldız, “Kadınlara yönelik şiddet, ekonomik ve sosyal meseleleri de içeren politik bir konudur. Ataerkil toplum ve bunu sürekli pompalayan siyaset anlayışı, kadına yönelik şiddetin politik-toplumsal bağlarını ortaya koymaktadır. En başta devlet, vatandaşlarına yönelik sorumluluklarını yerine getirmeli ve “uzaklaştırma” ya da “koruma” kararları gibi mekanizmalardan önce, “şiddet gören kadını eşiyle barıştırmaya çalışan devlet memuru” zihniyetini silmeli, ardından cezaları daha caydırıcı hale getirerek toplumsal bir bilinç ve duyarlılık süreci başlatmalıdır. Kadına şiddet her geçen gün artarken, rakamlar da bunu doğrular niteliktedir. İlimizde son 10 ayda, tedbir kararı alınan kişi sayısı 4 bin 648 olmuştur. İlimizde aylık ortalama 50 kadın konuk evine yerleştirilmekte, 500 kadın için de tedbir kararı alınmaktadır” dedi.
ÖĞRETMEN ATAMALARI BİZİ ÜZDÜ
Açıklamasının devamında atanamayan öğretmenlere değinen Yıldız, “MEB yıllardır atama bekleyen 800 binden fazla öğretmenimize ve borçları sebebi ile yaşamakta zorlanan hatta dayanamayıp intihar eden öğretmenlerimize hakaret eder gibi eğitim durumlarının ne olduğu bile belli olmayan 830 Suriyeli öğretmen ataması gerçekleştirdi. Savaştan kaçmış olan bir millete tarihini savaşarak kanı ile yazmış bir milletin vatandaşlığı verilemez. Ne yazık ki biz veriyoruz. Suriyelilerin bu kadar kolay T.C. vatandaşı olması söz konusu iken öğretmen olarak MEB da atanması bizi şaşırtmamıştır. Lakin çok üzmüştür. Öncelik bizim vatandaşlarımızındır, Suriyelilerin değil.” İfadelerini kullandı
İYİ PARTİ’DEN BAŞKA KİMSENİN SESİ ÇIKMIYOR
Doğu Türkistan’daki Çin Zulmüne değinen Yıldız, “Şu anda 1 milyonun üstünde Doğu Türkistanlı Uygur Türkü, eğitim kampları adı altında, toplama kamplarında çeşitli işkencelere maruz kalmaktadır. Doğu Türkistan’daki Türk halkı dünyanın gözü önünde sürekli olarak sindirme, baskı, asimilasyon ve etnik temizliğe maruz kalıyor. Biz İYİ Parti Teşkilatları olarak binlerce Uygur Türkünü cezaevlerinde tutan ve kardeşlerimizin milli ve dini kimliğini yok etmeye çalışan Çin Yönetiminin yaptığı insanlık dışı saldırıları nefretle kınıyoruz. Üzülerek görüyoruz ki Türk Müslüman kardeşlerimize yapılan tüm bu zulümlere rağmen Türkiye’de İyi Parti’den başka hiçbir siyasi partinin sesi çıkmıyor” İfadelerini kullandı.
1 AYDA 20 ŞİRKET KAPANDI
Ekonominin yükselişe geçtiği söylenen ülkemizde yüzlerce firma duruş kararı aldı veya konkordato ilan etti diyen Yıldız, “Ne yazık ki bunların birçoğu da ilimizde yer almakta. GOODYEAR da üretime geçici olarak ara verildi, HYUNDAİ ekonomik kriz bahanesiyle yeniden kısa çalışma ödeneğine başladı, Altıntaş Mermer ve Tersanecilik A.Ş. iflas etti. Kocaeli’nde Ekim 2019’da 20 şirket, 3 kooperatif ve 55 küçük işletme kapandı. 30 şirket için ise tasfiye kararı alındı. Ekonomimizin yükselişe geçtiği değil de aslında dip yaptığı bu dönemde gerekli ekonomik tedbirler alınmalı” dedi
ALTERNATİF GÜZERGAH TALEBİ
İzmit ilçesinde akşam saatlerinde meydana gelen trafik problemine değinen Yıldız, “Kandıra Kavşağı ve Orduevi mevkiindeki SEKA tüneli arasındaki bölgedeki toplu taşıma araçlarının daha doğru bir şekilde düzenlenmesi ve ana arterlerin yakınlarında bulunan geniş sokaklarımızda araçların park edilmesi önlenerek trafik akışının rahatlatılması planlanmalıdır. Özellikle akşam saatlerinde İzmit çarşıdan çıkış için sadece üç nokta olması ve bu yolların bağlantı yollarıyla kesişmesinden dolayı trafik sıkışıklıkları meydana gelmektedir. Kentimizin bu problemlerin üzerinden gelmesi için alternatif güzergahlar belirlenmeli trafik çıkışının bu yönden çalışması sağlanmalıdır” dedi.
SANTRAL YOKUŞUNUN ÖNÜNE GEÇİLEMEDİ
Adı ölüm yokuşuna çıkan İzmit Santral yokuşu hakkında açıklamalarda bulunan Yıldız, “Neredeyse bu yolda her ay bir trafik kazası meydana gelmekte ve ölümler gerçekleşmektedir. Bu yolu ağır tonajlı araçların kullanmaması için çeşitli önlemler alınmış yukarı kısma trafik işaret levhaları ve zaman zaman zabıta koyulmuştur lakin yine de problemin önüne geçilememiştir. Bu yolda daha fazla kazaların ve can kayıplarının yaşanmaması için artık bir çözüm üretilmeli ve ulaşım master planına farklı bir proje eklenerek yaşanan sıkıntının önüne geçilmelidir” şeklinde konuştu.
KANDIRA YOLU YILAN HİKAYESİ
Kandıra yoluna da açıklamasında değinen Yıldız, “Yılan hikayesine dönen Kandıra yolunda yetkililerin çelişkili ifadeleri bizleri kaygıyla düşündürmektedir. Beş yıldır ihalesi yapıldı, yapılacak her seçim dönemi belediye başkanı seçilen adayların taahhüt etmelerine rağmen hiçbir şekilde bir adım atılmadığını üzülerek takip etmekteyiz. Buradaki olan ve olası kazaların sorumluluğu Kocaeli ve ülkemizi yönetenlere aittir” dedi
İNSANLAR EVLERİNDE ÖLECEK
Kocaeli’de açılacak şehir hastanesiyle ilgili de konuşan Yıldız, “Kocaeli Şehir Hastanesi toplam 350 milyon Euro’luk yatırımla, Kocaeli Cephanelik Mevkii’nde kurulacak olan projeyi gerçekleştiren Gama Holding ve Türkerler Holding 25 yıllık işletme hakkına sahip olacak. Şehir hastanelerinden hizmet almak henüz paralı değil. Bu hastanelerde hizmet paralı olduğunda: Fark ücretini veremeyen vatandaşlarımız ya şehir hastanelerine gidemeyecekler ya da evlerinde ölecekler. Çünkü açılacak şehir hastaneleri için kentin içindeki kamu hastaneleri teker teker kapatılıyor” şeklinde konuştu.
ŞEHİR HASTANESİ GERÇEKLERİ
Şehir hastaneleri için bilinenlerin yanlış olduğunu ifade eden Yıldız gerçekleri sıraladığını ifade ederek, İhaleyi alan firmaya, hazine arazisi bedava verilir. Devlet firmaya 25-30 yıl sürekli kira ödemesi yapmayı, hazine garantisi vererek kabullenir. Sözleşme süresi 49 yıla kadar çıkarılabilir. Hastane çevresindeki tesisleri yüklenici firma işletir, gelir onundur. Hastane ve çevresindeki yapılardaki işletmeler her türlü vergi-harçtan muaftır. Hastanelere devlet tarafından %70 doluluk garantisi verilmektedir. Şehir Hastanesinin çevresindeki Devlet Hastaneleri kapatılacak ve kadroları Şehir Hastanesine devredilecektir. Kapatılan Devlet Hastanelerinin bina ve arazilerinin tasarrufu da yüklenici firmaya bırakılacaktır. Ödemeler dolar üzerinden yapılacaktır.” Diyerek sıraladı
ÖZEL HASTANELERE TALEP ARTACAK
Sözlerine devam eden Yıldız, “Hazineden hiç para çıkmadan yatırım yapılıyor, yaklaşımı yanlıştır. Şu an yürütülmekte olan 25 kadar şehir hastanesinin yatırım maliyeti 10 milyar dolar kadar iken, bakanlığın 25 yıllık dönem için ödeyeceği kira toplamı 30 milyar doların üzerindedir. Şirketler yalnızca kiradan 25 yıl içinde 20 milyar dolar kazanacaklardır. Bu hastanelerin çoğunluğu şehir merkezlerine uzaktır. Bu da ulaşım, otopark, yemek gibi sorunlar yaratacağı için, bu hizmetler şehir hastanesini işleten şirketten alınacağı için yüksek bedeller ödenecektir. Şehir merkezinde kalan özel hastanelere talep artacaktır” dedi.
DAHA UCUZA DEVLET YAPABİLİR
Açıklamasının sonunda Yıldız, “Eğer sıkıntı yatırım maliyetinin tümünü karşılayacak finansmandan yoksunluk ise ihaleyi kazanan şirket de finansman ihtiyacını kendi öz kaynaklarından karşılamıyor ki o da dışarıdan kredi alarak inşaata başlıyor. Aynı şekilde kamu da borçlanarak hastaneyi tamamlayabilir. Üstelik şunu da kesin olarak biliyoruz: Kredi kuruluşları özel şirketlere verdikleri borca daha yüksek oranda faiz uyguluyorlar ki Türkiye'de bu şirketlere kredileri ya kamu bankaları ya da devlet garantili dış finans çevreleri veriyor. Ülkemizde hastaya da öğrenci gibi bakılıyor. Öğrenciye de” ifadelerini kullanarak sözlerini sonlandırdı.
SİYASET HABERLERİ İÇİN TIKLAYINIZ!