Hotiç ve Yeşil Kundura'dan sonra Beta Ayakkabı da konkordato istedi. 1980 yılında üretime başlayan Beta Ayakkabı'nın Türkiye genelinde 400 çalışanı ve 50 mağazası bulunuyor.
Beta Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı Taner İkiışık, konu hakkında şu açıklamayı yaptı:
"Türkiye'de sanayileşme sürecinin hızlandığı 70'li yıllarda espadril üretimi ile temellerini attığımız ve 1980'de üretime geçerek ülkemize bir Türk markası olarak değer katan Beta, bildiğiniz üzere 1985 yılında Nişantaşı'nda açılan ilk mağazası ile perakende sektörüne adım attı. Bu heyecanlı süreç bizim için yeni bir dönemin başlangıcıydı. Ve her zaman daha ileriyi hedefleyerek, büyüme yolunda inançla yürümeye devam ettik. Bu hedef doğrultusunda 1986 yılında ilk ihracatımıza Amerika Birleşik Devletleri ile başladık. Şirketimiz için tarihi olan bu adımla, çok sayıda Avrupa Birliği ülkesinin kapılarını araladık. Geldiğimiz nokta itibariyle şu anda yılda 300.000 çift ayakkabı üretmenin ve bu rakamın yüzde 85'ini dünyanın farklı yerindeki müşterilerimize ulaştırıyor olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Tasarımlarımızda renkli ve farklı bir çizgi yakalayan ve bunu ürettiğimiz ayakkabılarda adeta bir imza haline getiren Beta olarak bugün, Türkiye'de toplam 400 çalışanımız ve 50 mağazamız ile online kanalımızla yılda 1 milyona yakın müşterilerimize hizmet veriyoruz.
Tüm bunlarla birlikte Türkiye'nin önde gelen doğal deri ayakkabı markalarından biri olarak dünyada ayakkabı üretiminde yaşanan tüm gelişmeleri çok yakından takip etmekte ve uygulamaktayız. Yenilikçi ve gelişimci özelliğimiz ile Türkiye'de tüm ayakkabı üretim tekniklerinin birarada kullanıldığı tek ayakkabı fabrikasına sahip olma özelliğimizi de koruyoruz. Kendi markamızın yanı sıra dünyaca ünlü markalar arasında yer alan Wall Street, Caterpillar, Geox, Arctica, Sebago ve Harley Davidson gibi markaların da satışını gerçekleştiriyoruz.
Yarım asra yaklaşan tarihimizde Türkiye ekonomisine değer katmak ve ihracat ile de ülke ekonomisine fayda sağlamak için adımlar attık. Ancak son dönemde piyasalarda yaşanan TL'deki değer kaybı, nakit akışı sıkışıklığı, AVM'lerde kiralamaların döviz üzerinden yapılması gibi nedenlerle şirketimiz ödemelerinde kademeli olarak sıkıntı yaşamaya başladı. Geçtiğimiz aylarda hiç kamuoyuna aksettirmediğimiz fabrikamızda gerçekleşen yangın da tüm bu gelişmeler ile birlikte bizleri zor bir döneme soktu. Bir talihsizlik sonucu yaklaşık 6 ay önce fabrikamızda gerçekleşen yangına karşın, 1 ay içinde yeni makinalar satın alarak ve gerekli düzenlemeleri yaparak müşterilerimize hiç hissettirmeden yolumuza yeniden devam ettik. Fakat artık içinde bulunduğumuz süreç, ticari faaliyetlerimizi de etkiler hale geldi. Piyasa koşullarına uyum sağlamak adına, mevcut ödeme yapımızda sürdürülebilir değişikliklere gitmek, bazı tedbirler almak ve yasal süreçleri devreye koymak adına Yönetim Kurulu kararı ile yeniden yapılandırma sürecini başlatmış bulunmaktayız. Bu doğrultuda AVD Hukuk – Av. Fatih Dönmez ile birlikte gerçekleştirdiğimiz konkordato talebimiz gereğince, ilgili mahkemenin tedbir kararı aldığını açıklamak isteriz."