Erdoğan, Sinan Erdem Spor Salonu'nda 2018 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası Açılışı'ndaki konuşmasında, Hazreti Muhammed'in insana ait değerli her şeyi kalbinde ve hayatında pratiğe döken abide-i bir şahsiyet olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanların soyları üzerinden üstünlük yarışına girdiği bir dönemde "Siyah derili olanın beyaz derili üzerine, beyaz derilinin de siyah derili üzerine bir üstünlüğü yoktur" ikazıyla Allah katında herkesin eşit olduğunu öğreten Peygamberin emin kişiliğiyle, adaletiyle, hakkaniyetiyle, merhametiyle, edep, tevazu ve hayasıyla insanlığın önünde yepyeni bir dünyanın, yepyeni bir hayatın kapılarını açtığını vurguladı.

GENÇLİK GELECEĞİN TOHUMUDUR

Erdoğan, Nurettin Topçu'nun "Gençlik geleceğin tohumudur" sözlerini anımsatarak, şöyle devam etti:

- Gençliği ihmal eden, gençlerine sırtını dönen, onların ruh ve gönül dünyalarının imarı için gerekli özeni göstermeyen bir milletin istikbali ve istiklali tehdit altında demektir. Bizler de Resul-i Kibriya Efendimizin sünnetini uygun bir şekilde son 17 yıldır gençlerimize büyük önem ve öncelik veriyoruz. Eğitimden iş hayatına, siyasetten devlet yönetimine kadar her alanda gençlerimizin önünü açmaya, onlara milli bir kimlik ve öz güven aşılamaya çalışıyoruz.

'GENÇLERE YAPILACAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜK ONLARI MEDENİYET DEĞERLERİMİZDEN KOPARMAKTIR'

En önemlisi de gençlerimizi tekrar medeniyet değerleriyle buluşturacak onlara bu dünyadaki varlık gayelerini hatırlatacak projeler yürütüyoruz. Gezi olaylarıyla başlayan ve 15 Temmuz darbe teşebbüsüyle zirveye çıkan hadiseler bize bu konudaki en küçük bir ihmalin dahi ne büyük sorunlara, sıkıntı ve acılara yol açabileceğini göstermiştir. Bu ülkenin gençliğine yapılacak en büyük kötülük onları hayat damarları olan medeniyet değerlerimizden koparmak olacaktır.

— Her karış toprağı şehit kanlarıyla sulanmış Türkiye maalesef uzun yıllar böyle bir zihniyetin boyunduruğu altında kalmıştır. Allah Allah nidalarıyla vatanlaştırılan bir ülkenin camileri, minareleri tam 18 yıl boyunca ezan-ı muhammediye hasret bırakılmıştır. Bakın şimdi yeniden bu hortlatılıyor. Yeniden bu gündeme getiriliyor. Asla başaramayacaksınız. Benim aziz milletim bir daha o günlere dönmeyecek.

'BU ÜLKE CAMİLERİN AHIRLARA ÇEVRİLDİĞİ GÜNLER YAŞADI'

Erdoğan, asırlar boyunca İslam'ın sancaktarlığını yapmanın gururunu yaşayan bir milletin torunlarının öz yurdunda garip, öz yurdunda parya haline getirildiğini dile getirerek, "Bu ülke camilerin ağırlara çevrildiği, ihmalkarlıktan yıkıldığı, sırf birilerine şirin gözükmek için kapılarına kilit vurduğu günler yaşamıştır. Bu millet ilim, irfan, hikmet sahibi alimlerine zulmedildiği, Kur'an eğitiminin dahi ancak gizli, saklı bir şekilde verilebildiği karanlık yıllara şahitlik ettik. İnsanların sakalından, kılık kıyafetinden dolayı takibata uğradığı dönemlerden geçtik. Kız çocuklarının başörtüleri sebebiyle üniversite kapılarından geri çevrildiği, üniversite kapılarında ikna odalarının kurulduğu utanç sahnelerine şahit olduk. Türkiye, üstadın ifadesiyle Allah ve ahlak demenin yasak olduğu, din adına ne varsa her şeyin yer altına itildiği günleri gördük." diye konuştu.

Gençliklerinin ilericilik adına zifiri bir karanlığın, modernlik adına faşizmin, Batılılaşma namına din ve millet düşmanlığının hüküm sürdüğü bir atmosferde geçtiğini dile getiren Erdoğan, bunları yaşadıklarını aktardı.

'KENDİ ÇOCUKLARIMIZI ÜLKEMİZDEKİ ÜNİVERSİTELERDE OKUTAMAMANIN HÜZNÜNÜ YAŞADIK'

Erdoğan, bu ülkenin gençlerinin sağcı-solcu denilerek birbirlerine kırdırıldığını belirterek, "Yüreği vatan ve millet sevgisiyle dolu körpe fidanların umutları çalındı. 21. yüzyıl Türkiyesi'nde kendi çocuklarımızı ülkemizdeki üniversitelerde okutamamanın hüznünü bizzat yaşadık. Ben bunu bir baba olarak yaşadıysam, bunun mücadelesini vermek benim asli görevimdir. Şu anda da bu mücadeleyi veriyorum. Ama Rabbime hamdolsun bu işi aştık" ifadelerini kullandı.

Şimdi de bu işi artık daha ileri taşımak gerektiğini vurgulayan Erdoğan, göreve geldikleri andan itibaren de tüm enerjilerini ülkeyi bu kesif atmosferden kurtarmak için harcadıklarını söyledi.

ONU DA KAZANACAĞIZ

Erdoğan, 16 yıldır  mesailerinin kahir ekseriyetini Türkiye'yi özgürleştirmek, medeniyet değerleriyle barıştırmak, yokların, yoksulların, yasakların ülkesi olmaktan çıkarmak yolunda kullandıklarına dikkati çekerek, "Hamdolsun şu anda koskoca Almanya'nın üniversitelerinde 3 milyon genç okuyor ama bizim üniversitelerimizde şu anda 8 milyon genç okuyor. Nitelik itibariyle eksiklerimiz yok mu? Var ama onu da 5-10 yıl içinde Allah'ın izniyle aşacağız. Onu da kazanacağız." dedi.