CHP  Körfez eski ilçe başkanı Cavit Dağdeviren’in annesi İpek Boztepe 3 gün önce solunum yetmezliğine bağlı olarak  Kocaeli Devlet Hastanesi’nde yoğun bakıma kaldırılmıştı. İpek Boztepe, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etti.  Dağdeviren sosyal medya hesabı üzerinden merhum babaannesi ile fotoğraflarını paylaşarak duygusal bir paylaşımda bulundu.

Dadeviren paylaşımında şu ifadeler yer verdiSivas Imranli’nin en son köyü, dağların sarmaladığı, yolları bozuk, toprağı kurak, küçük yalnız bir köy. Kapıkaya Köyü. İpek Nene’m bu köyde doğuyor. İsmi gibi yumuşak, pürüzsüz bir hayatı olmuyor. Annesi, nenem küçükken vefat ediyor. Bir anda büyümek zorunda kalıyor. Evleniyor; Hüseyin Dede’m hastalanıyor, vefat ediyor. Bu sefer çocuklarina baba olmak zorunda kalıyor. Çok zorluk çekiyor nenem. Gururlu, namuslu, çalışkan ve acılı bir kadin. Tekrar evleniyor, İstanbul’a göçüyor köyünü geride bırakıp. Köydeki çocuklarını 1 yıl sonra yanına alabiliyor. 2 çocuğu daha oluyor. Çok çalışıyor. Elinden geleni yapıyor. Büyük oğlu Cavit’in kızıyım ben. Babam askerdeyken doğuyorum, annem Mine ile nenemin ve dedemin evinde ilk zamanlarımı yaşıyorum. Beni çok seviyor nenem. Kardeşlerimi de çok severdi. Caner’i Hüseyin Dede’me benzetir, hayranlıkla bakardı.

O SADECE BİZİ SEYREDERİ

Küçük kardeşimiz Emre için, istisnasız her gidişimizde emaye tenceresinde mısır patlatırdı; Emre nenem için hiç büyümedi. Bizimle Lego oynar, şarkı söyler, dans ederdi. Üniversite sınavına hazırlanırken nenemin evinde kampa girerdim, ara verdiğimde karşılıklı kahve içerdik. Bazen birlikte uyurduk, sıkı sıkı sarılırdı uyurken, terlerdim. Üniversitedeyken sunumlarımi dinlerdi, dedemle birlikte abur cubur kolisi hazırlardı üniversiteye götüreyim diye. Üşenmezdi, ta Amerika’da yiyeyim diye katmerler pişirirdi sabah 4’te kalkıp. Bütün kış yerdim, arayıp haber verirdim kaç tane kalmış diye. Geçtiğimiz ay, oğlum Tayga ile de tanıştı nenem. Sahilde yürüyüş yaptık, bu sefer ben kahve içtim, O sadece bizi seyretti.

BUNLAR SON FOTOĞRAFLARIMIZ

Bunlar son fotoğraflarimiz. “Bugüne kadar çektiğim bütün zorlukları unuttum, emeklerim boşa gitmedi. Senin insanlık için yaptıkların beni dünyanın en mutlu insani yaptı. Mutlu öleceğim.” dedi. Birsey söyleyemedim, boğazım düğümlendi. “3 gün hastalanıp yatayım, 4. gün olmasın.” diye dua ederdi hep. Hem Ramazan orucunu hem Muharrem orucunu tutardi, ayrım yapmazdı. Duası kabul oldu. Rahatsızlandı, 3 gün yoğun bakımda kaldı. İpek Nene’m, bugün, sicacik bir temmuz günü köyüne doğru yola çıktı. Yarın özlediği topraklara sırlayacaklar. Çok sevdiği babasına kavuşacak. Yerin nur olsun nenecim, torunun seni hep mutlu edecek