Türkiye’nin yakın tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak gösterilen, binlerce kişinin yaşamını yitirdiği 17 Ağustos Depremi’nin 24’üncü yıl dönümünde Gölcük’te bir anma programı gerçekleştirildi. Programa Dışişleri Bakan Yardımcısı Yasin Ekrem Serim, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, İl Jandarma Komutanı Albay Yavuz Selim Kapancı, Gölcük Ana Üs Komutanı Tuğamiral Ali Tuna Baysal, İl Emniyet Müdür Vekili Mustafa İşlek, AK Parti Kocaeli Milletvekili Mehmet Akif Yılmaz, Sadettin Hülagü, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, Gölcük Kaymakam Vekili Ali Ada, Japonya İstanbul Başkonsolosu Kasahara Kenichi, Rusya Başkonsolosu Andrey Buravov, İl Sağlık Müdürü Yüksel Pehlevan, AFAD İl Müdürü Mehmet Emin Koçan, siyasi parti temsilcileri sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar katıldı.
" DEPREM ÖNCESİNDE TEDBİRLER ALAN BİR ÜLKE OLMAK İSTİYORUZ"
Programlarda bir konuşma yapan Tahir Büyükakın hayatını kaybedenleri anarak şunları söyledi; "24 yıl önce bundan birkaç sonra gerçekleşmiş olan depremi yad ediyoruz. Bu programların bir hatırlatma olması son derece kıymetli. Ama asıl önemli olan depremden sonrasına hazır olmak. Çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bir yandan afet yönetimi çok güçlendirilmiş vaziyette. Bunu son yaşanan Kahramanmaraş depremlerinde gördük. Bir yandan gurur duyulacak bir şey öbür yandan da üzülmemiz gereken bir şey. Biz öncesinde tedbirler alan bir ülke olmak istiyoruz.
"TARAMA ÇALIŞMALARINI 9 AYDA BİTİRECEĞİZ"
250 bin tane yapı var şehrimizde. Binadan bahsediyorum. Bunların tamamı taranmaya başlandı. İnşallah 9 aylık bir zamanda tamamını bitireceğiz. 7 noktada kentsel dönüşüm çalışması yürütülüyor. Titiz bir şekilde tüm çalışmalar yürütülüyor. Tamamını bitirdiğimizde yeni acılar yaşamamış olacağız."
"YAŞADIKLARIMI HAFIZAMDAN SİLEMİYORUM"
Daha sonra konuşan Sadettin Hülagü ise; "1999 yılında gece üçe çeyrek kala arabamla geldim. Çok şiddetli bir depremdi ve bulunduğum ev yıkıldı. Çaresizliğin ne olduğunu yaşadım, unutamıyorum. Maalesef 99 depreminde yaşadıklarımızı hafızamdan silemiyorum. Deprem öldürmüyor binalar öldürüyor. Kadercilik değil bu. Allah'a şükür ki Kahramanmaraş deprem bölgesinde yaralar sarıldı. Çadırda yaşamanın ne olduğunu yaşamayanlar bilmez. "dedi.