İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, merkezin deprem üssü Kahramanmaraş Koordinasyon Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Deprem bölgesinde yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler veren bakan Soylu, konuşmasında şunları söyledi; “Arama kurtarmadan beslenmeye kadar, lojistiğin toplanıp sevk edilmesine kadar, gelen yardımların dağıtılıp define kadar, elektrik arızasından su arızasına kadar, buradan tahliye edilmesine kadar sağlamaya çalışıyorlar. Çadır kentlere onların ısınmasına kadar birçok alanda tüm arkadaşlarımızla birlikteyiz. Öğretmeninden, kamu görevlisine, askerine kadar. Sadece burada görev yapan polis, jandarma, TSK sayısı 20 bin. Bugüne kadar son aldığımız rakam 5 bin 323 vatandaşımızı Kahramanmaraş’ta kaybettik. 4 bin 493’ü de defnedildi. Burada mezarlar kazılıyor, yıkamalar yapılıyor, kimliklendirme yapılıyor, parmak izlerini alıyorlar, tüm tutanaklar tutulup definler gerçekleştiriliyor.
TÜM USULLER GERÇEKLEŞTİRİLİYOR
Çok kısa bir zaman içerisinde her türlü faktörle değerlendirilerek bunlar burada yapılmaktadır. Dinimizin emrettiği, inancımızın emrettiği bütün usuller hiçbir eksikliklerini yerine getirilmeden sağlanmaktadır. Hukuki bütün usuller de gerçekleştirilmektedir. Deprem bölgesinde ilçelerle birlikte 500 bin öğün yemek verilmektedir. Tarihin en büyük depremi derken elbetteki önümüzdeki sürecin her birimizin için ve vatandaşlarımızın için çok önemli ve zor olduğunu biliyoruz. Birileri açık arayabilir, elbette eksiklikler olabilir. Bütün muhataplarımızın bizi arayıp dünyanın en büyük deprem olarak nitelendirdikleri böyle bir depremde elbette ki yetişmekte zorlandığımız meseleler olacaktır.
MUHALEFETE YÜKLENDİ
Ama bu istismar konusu yapmak, bundan siyasal bir çıkarım koymak depremin verdiği hasardan daha büyük bir hasardır. Deprem ne zaman olacağını, nasıl olacağını bilmediğimiz bir şey. Deprem hakikaten ortaya koyduğu hasarla hepimizi etkilemektedir ama öbür seferde insanlık suçu işlenmektedir. Bir insanın nasıl bir ruh hali olabilir ki fitnenin peşinde olabilir? Bu dünyadan hepimiz gideceğiz, belki bir saat sonra bizler de burada bir deprem olacak ve öleceğiz. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor ama birileri çıkıp değerlendirmeler ortaya koyuyor. Her şey mi siyaset, her şeyde mi siyaset yapılıyor? Bir siyaset yapılacaksa bu hesap sorulur. Ben de yaparsam benimki de sorulur.
HERKESİN MORALE İHTİYACI VAR
Burada herkesin morale ihtiyacı var, bunu hep beraber sağlamak zorundayız. Ufacık ufacık çocuklar kumbaralarını göndermeye çalışıyorlar. Defalarca karşı karşıya gelinen bir mağduriyetten sonra faaliyet sonu izleme adına bir şey oluşturulur ve orada tüm gerçekler ortaya konulur. Düzce depreminde şunlar tespit edildi ama şimdi deniliyor. Ve bunu söyleyen grup başkan vekilliği yapmış, ana muhalefet partisinin genel başkanı olan birisi bu kadar mı istismar yapar bu olayı? İnanın bazen insanın bütün bu olanlara inanası gelmiyor, doğru mudur değil midir diye.
120 POLİSİMİZ, 32 JANDARMAMIZI KAYBETTİK
Polis teşkilatımızda da 120 polis arkadaşımızı kaybettik, Allah rahmet eylesin. Kahramanmaraş’ta, Hatay’da da… 32’in üzerinde jandarma personelimizi de kaybettik. Tüm kaybettiklerimize Allah rahmet eylesin. Biz burada çalışmaya devam edeceğiz. Yağma olayıyla ilgili biz her ihbara gidiyoruz, yüzde 99.9’u asılsız ihbar. Bazen vatandaş evinin korunmasını istiyor, bazen vatandaş kendi evinden bir şey alıyor başkası yanlış anlıyor. Bu milletin kodlarıyla oynamak yanlıştır. Nedir bu öfke, nedir bu kin? Yardım etmeyeceksiniz ki öyle gözüküyor. Aman bunlar bastınlar, milletin gözünde sıkıntıya girsin diyebilirler ama bu dünyanın bir de öbür dünyası var. Bu milletin evladı olmaktan gurur duyuyoruz, herkes büyük bir seferberlik içerisinde. Tarihin her döneminde kötücülük çıkmıştır, biz işimize bakacağız.”