Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD)'nin Dünya Gazetesi ve Yapı Kredi iş birliğinde düzenlediği ve Kocaeli Sanayi Odası'nı ev sahipliği yaptığı Anadolu Panelleri'nin bugünkü açılışla başladı.
Dünya Gazetesi Genel Koordinatörü ve köşe yazarı Vahap Munyar moderatörlüğünde yapılan panele TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Türkiye Raporu Direktörü ve TKYD Ekonomi Danışmanı Can Selçuki ile Yapı Kredi Yönetim Kurulu üyesi Dr. Ahmet Çimenoğlu konuşmacı olarak katıldı. Panelin açılış konuşmasını Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka yaptı.
ZEYTİNOĞLU: KOCAELİ AVRUPA’NIN 7’NCİ LİMANI
Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu yaptığı açılış konuşmasında, “Konuşmama kısaca ilimiz sanayisini tanıtarak başlamak istiyorum. Odamıza kayıtlı 3 bin 489 adet firmanın 326’sı yabancı sermayeli. İlk 500’de 84 işletme, İlk 1000’de 138 işletme bulunuyor. Otomotiv % 39,3, kimya % 27, metal % 19 civarında. İlimizde 35 liman - iskele bulunuyor. Elleçlenen yük miktarı 81,3 milyon ton bu da Türkiye’nin yüzde 15,4’üne denk geliyor. Sanayi ve liman kenti olarak, Avrupa’nın 7’inci limanı.
“DEVLETE EN FAZLA KAZANÇ SAĞLAYAN İL”
Ayrıca, İlimizde 14 organize sanayi bölgesi, Türkiye’nin tek bilimsel araştırma merkezi olan TÜBİTAK-MAM, ilk etabı tamamlanan Bilişim Vadisi ile 5 Teknopark, Ulusal Test Merkezi - TSE, 2 Teknoloji Transfer Ofisi ve 3 üniversiteyi ilimizde barındırıyoruz. Dış ticaret rakamlarımıza bakacak olursak ilimizde üretim yapan firmaların 2021 yılında ihracat 33,5 milyar dolar, Türkiye ihracatındaki payı % 14,8, İthalatı ise 59,2 milyar dolar iken Türkiye ithalatındaki payı % 21,8. Dolayısıyla; Kocaeli dış ticaret hacmi 92,7 milyar dolar. Türkiye dış ticaretindeki payı % 18,6. Kocaeli aynı zamanda; İstanbul, İzmir ve Ankara’dan sonra toplanan vergilerin yaklaşık yüzde 10’unu karşılayan dördüncü il. İlimiz, 2021 yılında 110 milyar 216 milyon TL vergi ödemiştir. 66 ilin toplamı kadar vergi ödüyoruz. Kocaeli’de kişi başına ödenen vergi 54 bin 202 TL'dir. Devlete en fazla kazanç sağlayan il.
“KURUMSAL YÖNETİMİN ÖNEMİNİ GÖSTERDİ”
Yeni dünya düzeni şekillenirken, işletmeler hızlı bir değişim süreci geçiriyor. Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile başlayan süreç, Covid 19, Ukrayna-Rusya savaşı ve ardından gelen küresel ölçekte yaşanan çeşitli tedarik zinciri sorunları, enerji krizi, maliyet ve hammadde sorunları; sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetimin önemini bir kez daha gösterdi. Şirketlerimizin, şekillenmekte olan bu yeni dünya düzenine uyum sağlayabilmeleri ve mevcut sorunlarla başa çıkabilmeleri; yönetim anlayışlarını ve iş yapma kültürlerini bu değişime uyum sağlayacak şekilde kurgulamaları ile mümkün olacaktır.
“KURULAR VE DEVLETLER İÇİN SON DERECE ÖNEMLİ ”
Yeni düzende; rekabet edebilmek için artık sadece üretime dayanan katma değerin yeterli olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Şirketlerimizin topluma ve çevreye değer katacak çalışmalar yapmaları ve kurumsal yönetim anlayışlarını da buna göre şekillendirmeleri gerekiyor. Bununla birlikte, kurumsal yönetim ilkelerini kapsayan; denetlenebilir, hesap verebilir, adil, şeffaf ve sorumlu yönetim yapıları oluşturmak; şirketlerimiz, kurumlarımız ve devlet yapımız için son derece önemli. Bu ilkelerle kurumsal kapasitelerini geliştiren şirketlerin; finansmana erişimlerinin de kolaylaştığını görüyoruz. Çünkü uluslararası sermayenin, bir ülkenin firmalarına yatırım yapacağı zaman iyi bir kurumsal yönetim ve şeffaflık aradıklarını biliyoruz. Yatırımcıların tercihlerinde, şirketlerin; çevre, sosyal ve yönetim performansları bir arada değerlendiriliyor.
“AB DİJİTALLEŞME VE YEŞİL EKONOMİYİ ‘İKİZ HEDEF’ OLARAK BENİMSİYOR”
Yeşil mutabakatın gerektirdiği yolculuk da sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetimle çok bağlantılı olarak ilerlemekte. Bildiğiniz gibi, ülkemizin en büyük ticaret partneri olan AB, ekonomisini; döngüsel ekonomi ilkeleri çerçevesinde modernize ediyor; dijitalleşme ve yeşil ekonomiyi ‘ikiz hedef’ olarak benimsiyor. AB’nin de son dönemde üst üste ortaya koyduğu yeni regülasyonlar; firmaları, kurumsal yönetimde gelişmeye ve sürdürülebilirlik performans raporlamalarına yönlendirmekte. AB ile olan yoğun ticaret yapımız göz önüne alındığında, firmalarımızın; bu regülasyonlara ve yeşil mutabakata hızla uyum sağlamalarının gerekliliğini daha iyi anlıyoruz.
“KOBİLERİMİZİN ÇOĞUNLUĞU AİLE ŞİRKETLERİ”
Ülkemizde ekonominin lokomotifini oluşturan KOBİ’lerimizin büyük bir çoğunluğunun aile işletmeleri olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla da aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinin yolu; şahsa bağlı olmadan faaliyetlerini sürdürmesini sağlayacak olan kurumsal yönetim anlayışının güçlendirilmesinden geçiyor. Bu anlayış; aile anayasasının oluşturulması, liyakata önem verilmesi, yönetim kurulları ve her kademede dışarıdan profesyonel destek alınması gibi birçok unsuru kapsıyor” ifadelerine yer verdi.
KOCAELİ SANAYİ ODASI ÇALIŞMALARI
Biz de Kocaeli Sanayi Odası olarak, bölgemizdeki firmalarımızı; kurumsallaşmalarına katkı sağlayacak seminerlerle desteklemeye devam ediyoruz. Firmaların borsada halka açılmasının da kurumsallaşma anlamında önemli bir adım olduğu gerçeğinden hareketle, halka arz konusunda da eğitim çalışmalarımız devam ediyor. Ayrıca her yıl düzenlediğimiz Sektörel Performans Değerlendirme Ödülleri organizasyonumuz da, şirketlerimizin, kurumsal yönetim anlayışını geliştirici olup kendilerini yenilikçilik ve topluma katkı da dahil olmak üzere 7 ayrı kategoride değerlendirme fırsatı buldukları önemli bir etkinliğimiz.
KOCAELİ’NİN KURUMSALLAŞMADAKİ AVANTAJLARI
Genel olarak ilimizin sanayi yapısına baktığımızda, Kocaeli’nin birçok büyük ve kurumsal sanayi kuruluşuna ev sahipliği yaptığını ve Kocaeli’ndeki KOBİ sayısının, Türkiye ortalamasının altında kaldığını görüyoruz. Kocaeli’nin ihracatının güçlü olmasında da; bölgemizdeki firmaların kurumsallaşma kapasitelerinin yüksek olmasının etkisi var. Çünkü ihracat yapabilmek için kurumsallaşmak şart. Ayrıca ilimizin bir avantajı da, Kocaeli Sanayi Odası’na kayıtlı yaklaşık 3.489 firmanın 326’sının yabancı sermayeli olması. Bu, yabancı sermayeli üyelerimizin 198’i de AB üyesi olan ülkelerden gelen yabancı sermayeden oluşuyor. İlimizi tercih eden bu yabancı sermayeli firmaların; bölgemizin ekosistemini olumlu etkileyerek, kurumsal kapasitedeki artışı ve tedarikçilerin gelişimini de beraberinde getirdiğini görüyoruz.
SAKA: KURUMSALLIĞIN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞU ORTADA
TKYD Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka, ‘Neden Kurumsal Yönetim’ başlığı ile bir sunum gerçekleştirdi Saka konuşmasında, “Bir hemşeriniz olarak sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Kurumsal yönetim anlayışının Türkiye’de tanınması ve hayata geçirilmesi açısından 2013 yılından itibaren çalışmalarımıza devam ediyoruz. Pandemiden önce Anadolu panelleri adı altında çeşitli illerde 50’ye yakı illerde kurumsal yönetimi anlatma imkânı yakaladık. Bugün çok büyük bir sanayi şehri olan Kocaeli’de ya yana gelebilmekte mutluyuz. Kurumsal yönetim kavramının ve rekabetçiliğin devam etmesi için kurumsallığın ne kadar önemli olduğu açıkça ortada. Dünya kapsamlı bir şekilde yeni bir ekonomik ve siyasal bir dengeye evirilmektedir. Bu süreci alışık olduğumuz yöntemlerle geçirmemiz mümkün değildir.
“TÜRKİYE’DE KURUMSAL ANLAMDA BİRÇOK DEĞİŞİM YAŞANDI”
Geldiğimiz bu noktada teknoloji, yeni ekonomi, insan kaynağı ve veri üzerine inşaa edilmiş yeni yaratıcı uygulanabilir büyüme modellerine ihtiyaç vardır. Kurumların değişen ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden yapılandırılması gerekmektedir. Dün ve bugün yaşadığımız problemlerin temeline baktığımızdan sistem sıkıntısı olduğunu görmekteyiz. Adil ve şeffaf sistem anlayışı bireylerden ziyade kurumların konuşulduğu bir anlayışı odağımıza almak zorundayız. Türkiye de kurumsal yönetim anlayışında çok fazla şey yaşadık. Türkiye’deki yasal uygulamaların en iyi uygulamalara düzenlemeleri hayata geçirdiğini görebiliriz. bir ülkede kurumsal yönetimin gelişmesi anlamında şekilsel alt yapılar önemli ama tek değildir. Kurumsal yönetimin davranışsal boyutu da oldukça önem arz ediyor.
“KENTİMİZ İÇİN DEĞİL TOPLUM VE ÜLKEMİZ İÇİN ”
Ülkeler için kalkınmanın en önemli yolu mikro açıdan kurumların değişimi ve yönetimiyle alakalıdır. Kurumsal yönetimin en az maliyetle en yüksek getiriyi kazandırması gerekiyor. Kurumsal yönetim ilkelerini benimseyen ülkeler ve kurumlar rakiplerine göre riskleri daha önceden görerek aksiyon alabilmektedir. Bu da güven unsurunu sürdürebilir bir hale gerekmektedir. Bu değişimi kendi şirketimiz için değil toplumumuz ve ülkemiz için de gerçekleştirmeliyiz” ifadelerini kullandı.