Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Rize’de Kaybolan Kimlik

İki hafta üst üste kazanmanın ve puan sıralamasında üst basamaklara

İki hafta üst üste kazanmanın ve puan sıralamasında üst basamaklara tırmanmanın verdiği rahatlıkla Rize deplasmanına gittik. Kâğıt üzerinde, Rize adına stresli ve zor bir maç olması bekleniyordu. İyi bir kadroları olmasına rağmen haftalardır kazanamıyorlardı. Onlar için adeta final havasında bir karşılaşmaydı. Bizim adımıza ise daha sakin, topu ayağımızda tutup kontrataklarla gol arayacağımız bir maç olmalıydı. Nitekim takımımız bu oyun planına uygun oyunculardan kurulu.

Maça baktığımızda, son kazandığımız Gaziantep FK karşılaşmasının kadrosuna göre savunmada Dijksteel’in yedek kaldığını gördük. Orta sahada, bana göre ciddi bir sakatlığı olmadığı sürece asla yedek başlamaması gereken Keita kulübedeydi. Hücum hattında ise kadroda dahi olmayan Tayfur’un yerine Churlinov ilk 11’de sahaya çıktı.

Ayrıca Rivas’ın kesinlikle ilk 11 oyuncusu olmadığını düşünüyorum. Üstelik deplasmanda Agei, Rivas ve Churlinov’un aynı anda sahada olması büyük riskti. Bu üçlü kombinasyonu kendi sahamızda bile denememişken, deplasmanda tercih edilmesi soru işareti yarattı.

Kısacası bu mağlubiyet biraz Selçuk Hoca’ya yazdı. Rahatlamanın etkisiyle bazı denemeler yapmak istemiş olabilir; ancak bu tür “deneyler” deplasman maçında yapılmamalıydı. Kaldı ki topladığımız puanların üçte ikisini iç sahada elde etmişken, deplasmanda daha temkinli olunması gerekirdi.

Selçuk Hoca yalnızca kadro tercihinde değil, oyun içi müdahalelerde de geç kaldı. Rakip oldukça baskılı oynadı, önde pres yaptı ve ikinci toplara sürekli bastı. Özellikle hücum hattımızda Agei ve Petković’i etkili şekilde kapattılar. Bu noktada teknik heyetten bir karşı hamle gelmedi.

İlk yarıyı geride kapattık. İkinci yarıya başlarken mutlak bir değişiklik şarttı. Ancak beklenen hamle zamanında gelmedi. İkinci golü kalemizde gördükten sonra Petković sahada kalmalıydı. Madem farklı bir deneme yapıldı, Serdar–Petković ikilisi birlikte denenebilirdi. Skoru bulmak zorundayken ve rakip geriye yaslanmışken bu risk alınabilirdi.

Maçın başından sonuna kadar sahada kötü bir oyun vardı. Kulübe yönetimi de buna eklenince mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Bu karşılaşma tam anlamıyla ders niteliğinde. Gerekli önlemler alınmalı ve hatalar telafi edilmeli. Önümüzdeki Beşiktaş maçı, bu kaybı unutturmak için önemli bir fırsat.

Sonuç Olarak: Rize’de Kaybolan Kimlik

Kocaelispor için Rize deplasmanı sadece üç puan değil, oyun karakterini test etme maçıydı. Ancak 90 dakika sonunda ortaya çıkan tablo, sahadaki kimlik kaybının net bir göstergesiydi.

Mağlubiyetin temel sebebi orta sahadaki direnç eksikliğiydi. Topa sahip olamayan, ikinci topları kazanamayan bir Kocaelispor izledik. Bu durum, Çaykur Rizespor gibi geçiş oyununu iyi oynayan bir rakip karşısında büyük risk taşıyordu. Nitekim bırakılan alanların bedeli ağır oldu.

Bu yenilgi bireysel hatalardan çok oyun planından sapmanın sonucuydu. Kocaelispor kazandığı maçlarda kimliğine sadık kaldı; Rize’de ise o kimlik sahada yoktu.