Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Dilovası aileleleri adalet nöbetine Gebze’de başladı

Dilovası’nda geçtiğimiz sene kasım ayında meydana gelen Ravive Kozmetik’te, 3’ü çocuk olmak üzere 7 emekçi hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden işçilerin acılı aileleri bugün Gebze Çarşısı’ndan Kent Meydanı’na “Katillerden hesabı emekçiler soracak” sloganıyla yürürken, adalet nöbetine başladıklarını da kamuoyuna duyurdu

Dilovası’nda geçtiğimiz sene kasım ayında meydana gelen Ravive Kozmetik’te, 3’ü

Dilovası’nda faaliyet gösteren Ravive Kozmetik’te çalışan 3’ü çocuk 7 işçi, fabrikada meydana gelen yangında hayatını kaybetti. Acılı aileler, sorumluların adil bir şekilde yargılanması için 21 Haziran’a kadar adalet nöbetlerini sürdüreceklerini ifade etti. Aileler, söz konusu davanın Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde yapılmasını kabul etmediklerini, davanın olayın yaşandığı bölgeye en yakın ilçe olan Gebze’de görülmesini istediklerini belirtti.

dilovası

ADİL VE ŞEFFAF YARGILANMA TALEBİ

Adalet nöbetleri yürüyüş ile başlatan acılı ailelere CHP Kocaeli Milletvekili Muhip Kanko, siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve yüzlerce vatandaş eşlik ederken, yürüyüş Gebze Kent Meydanı’nda sona erdi. Yürüyüşün ardından aileler adına açıklama yapan avukat Saruhan Kadayıfçı, elim olaydan sorumlu herkesin adil ve şeffaf bir şekilde yargılanmasını istediklerini söyledi.

fil

BİNA KAÇAKTI,HAKKINDA YIKIM KARARI VARDI

Yangının gerçekleştiği Ravive Fabrikası hakkında yıkım kararı olmasına rağmen hiçbir önlem alınmadan üretime devam edildiğini belirten Kadayıfçı, “Bu yangın bir kaza değildi. Bina kaçaktı, hakkında yıkım kararı vardı. Buna rağmen o bina kapatılmadı, yıkılmadı, denetlenmedi. Kaçak bina önce kaçak bir imalathaneye, sonra da 7 işçinin mezarına dönüştü. İşçiler parlayıcı kimyasalların arasında, güvenli çıkış yolu olmadan, yangına karşı korunmadan çalıştırıldı. Okulda olması gereken çocuklar bu ölüm kapanında sigortasız, güvencesiz ve korumasız biçimde çalıştırıldı.” ifadelerini kullandı.

TANIKLAR GERÇEĞİ AÇIKÇA ANLATTI

Fabrikada çalışan işçilerin çalışırken sürekli elektrik arızalarıyla ve ekipman yetersizliğiyle çalışmak durumunda kaldığını söyleyen Kadayıfçı, konuya ilişkin ” Duruşmalarda işçiler ve tanıklar gerçeği açıkça anlattı. Elektrik arızalarının sürekli yaşandığını, yangının saniyeler içinde büyüdüğünü, işçilere koruyucu ekipman verilmediğini, denetim yapılacağı zaman işçilerin dışarı çıkarıldığını, zabıtaların gelip işlem yapmadan gittiğini söylediler. Duruşmada konuşan Suriyeli göçmen işçi kardeşimizin anlattıkları da Dilovası’nda göçmen emeğinin nasıl sigortasız, güvencesiz ve korumasız biçimde sömürüldüğünü bir kez daha gösterdi. Patronlar yoksulluğu ve çaresizliği fırsata çevirirken, denetlemesi gerekenler bu sömürüye göz yumdu.”sözlerini kullandı.

DİLOVASI HALKININ DAVAYI TAKİP ETMESİ ZORLAŞTIRILIYOR

Davanın Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülmesinin, Dilovası halkının süreci takip etmesini ve ailelerin yargı sürecini izlemesini zorlaştırdığını söyleyen Kadayıfçı, “Bir diğer kabul edilemez durum da davanın Kandıra Cezaevi Kampüsü’nde görülmesidir. Davamız aileler olarak bizim yaşadığımız ve suçun işlendiği bölgeye uzak bir yerde görülüyor. Biz sevdiklerimizi hayattan koparanların en ağır cezayı alması için mücadele ederken, mahkemenin kamuoyunun, komşularımızın ve Dilovası halkının takip etmesini zorlaştıracak şekilde Kandıra’ya taşınmasını kabul etmiyoruz.” diyerek davanın Gebze ilçesinde görülmesini talep ettiklerini belirtti.

KAMU GÖREVLİLERİ YARGI SÜRECİNE DAHİL EDİLSİN

Konuşmasının sonunda acılı aileler ve avukatlar olarak taleplerini sıralayan Kadayıfçı, yargı sürecine kamu görevlilerinin de dahil edilmesini ve davadan tahliye edilen isimler için itiraz sürecinin başlatılması gerektiğini söyleyerek , “Taleplerimiz açıktır. Kamu görevlileri derhal dosyaya dahil edilmeli ve yargılanmalıdır. Tahliye kararlarına karşı etkin itiraz süreçleri işletilmeli. Binaya ilişkin yıkım kararı, belediye ve zabıta kayıtları, SGK ve Çalışma Bakanlığı denetimleri, itfaiye raporları, CİMER başvuruları, şirketler arasındaki ticari bağlar ve para transferleri eksiksiz incelenmelidir. Dava ailelerin ve kamuoyunun takip edebileceği bir yerde görülmelidir.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.

Reklamı Geç