Bolu’da yaşanan otel yangını faciasının ardından Türkiye genelinde artırılan yangın ve ruhsat denetimleri, Kocaeli’de de sıklıkla yapılmaya başlanmıştı. Fakat her ne kadar denetimler arttı dense de hala göz ardı edilen büyük tehlikelerin Kocaeli’nin göbeğinde büyük bir felaketin habercisi olarak beklediği görüldü.
İddialara göre, denetimlerde eksikleri tespit edilip cezai işlem uygulanan bazı işletmeler, Kocaeli’de faaliyetlerini farklı yöntemlerle sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda Özka, Uzmar ve İlka gibi tesislere yönelik polis ekipleri baskın yapmış, hazırlanan tutanakların belediyelere iletilmiş ve bu işletmelere ceza kesilmişti. Denetimlerde söz konusu yerlerin; işyeri açma ruhsatı, itfaiye uygunluk raporu ve gerekli sağlık-güvenlik belgelerinden yoksun olduğu ortaya çıksa da bu denetim fabrikaları durdurmayı başaramadı.
Denetimlerin ardından bazı tesislerin geçici olarak kapatıldığı, kısa süre sonra ise yeniden faaliyet göstermeye başladığı ifade ediliyor. Özellikle işçi konaklamalarının kayıt dışı şekilde sürdürüldüğü ve gerekli sağlık koşulları sağlanmadan insanların barındırıldığı ileri sürülüyor. Bolu faciasının ardından itfaiye raporu bile olmayan bu işletmelerde olası bir faciada kimlerin hesap vereceği de merak ediliyor.
Mesken gösterilip işletme gibi kullanılıyor
En dikkat çekici iddialardan biri ise bu tesislerin hukuki statüsüyle ilgili. Tapuda “mesken” olarak görünen bazı yerlerin, fiilen işçi konaklama alanı ve adeta otelden bozma yapılar gibi kullanıldığı belirtiliyor. Alt katlarda yemekhane, üst katlarda ranza sistemleri kurularak çok sayıda işçinin barındırıldığı tesislerde hem can güvenliği hem de mahalle sakinlerinin güvenliği yok sayılıyor.
İşletmecilerin denetimlerde “ticari faaliyet yok, kendi işçilerimizi barındırıyoruz” savunması yaptığı, bu nedenle ruhsat zorunluluğundan kaçındıkları ifade ediliyor. Oysa ilgili mevzuata göre, bir yapının tapudaki kullanım amacının dışında kullanılması durumunda işlem yapılması ve gerekli hallerde mühürleme uygulanması gerekirken belediyelerin bu durumu göz ardı etmesi de vatandaşları oldukça rahatsız ediyor.
“Kapatılıyor, kısa süre sonra yeniden açılıyor”
İddialara göre, denetim sonrası mühürlenen ya da kapatılan bazı yerler, aradan geçen kısa sürenin ardından yeniden devreye giriyor. Bu süreçte işçi konaklamasının kesintiye uğramadığı, farklı adresler veya yöntemler üzerinden faaliyetlerin sürdürüldüğü belirtiliyor.
Ayrıca bu tesislerin, farklı işletmelere işçi temin ettiği ve bu durumun kayıt dışı bir sistem oluşturduğu da iddialar arasında.
Belediyeler göz mü yumuyor
İddiaların merkezinde ise yerel yönetimler var. Özellikle Gölcük ve Başiskele’deki bazı uygulamaların yeterince sıkı denetlenmediği, yapılan ihbar ve şikayetlere rağmen kalıcı çözümler üretilmemesi , Polis tarafından tutanak tutulup belediyelere bildirilen durumlarda dahi, yalnızca para cezası uygulanmakla yetinildiği ve mühürleme gibi daha güçlü yaptırımların devreye alınmadığı iddia ediliyor.
Mahalle sakinleri rahatsız
Söz konusu alanlarda yoğun şekilde yabancı uyruklu işçilerin kaldığı, bu durumun mahalle sakinlerinde güvenlik ve yaşam kalitesi açısından rahatsızlık yarattığı belirtiliyor. Bölge halkının defalarca şikayette bulunduğu, ancak konunun yeterince ciddiye alınmadığı ifade ediliyor.
