
Telif Ücreti Ödeme Hükümlülüğüne Sahip

“Düğün salonlarının öznesi müziktir, bedelini ödemek zorundalar”
Türk sanat müziği derseniz günümüz gençleri hiç bilmiyorlar. Peki bu müziğin devam edebilmesi için ne yapılması lazım? Batılı toplumlar 1886 yılında bunun adını koymuş; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu. Türkiye 1951 yılında bu kanunu kabul etmiş, 74 yıldır yürürlükte. MESAM 1986 yılında kurulmuş ve o yıldan bugüne kadar bu faaliyetleri sürdürüyor. Sırayla gidiyoruz. Sıra düğün salonlarına ve kuaförlere, güzellik merkezlerine geldi. Biz nasıl elektrik, doğalgaz ve suya para ödüyorsak müziğe de bedelini vermemiz gerekir. Bazı çevreler bunun ek bir yük getireceğini dillendirmekte. Bu doğru bir bilgi değil. Halkımızı doğru şekilde bilgilendirmemiz gerek” şeklinde konuştu.
“Sahada yüzlerce avukatımız var”
Telif kanununun uygulama aşamasında bir berberin günlük ödeyeceği rakamın 16 lira olduğunu anlatan Ergül, “Bir güzellik merkezinin ödeyeceği rakam ise günlük 20-25 lira arasında. Bir düğün salonunun günlük ödeyeceği rakam 30-40 lira arasında. Yani dolayısıyla her salon bunu ödeyebilir. Düğün salonlarında canlı müzik icra ediliyor. Bunun tarifesine göre yapsak rakam çok daha fazla olacak. Ödeyemeyecekler, problem çıkacak. Herkes ödesin, sanatçı da kazansın. Çünkü bir şarkının yapım maliyeti nereden baksanız 300-500 bin lira arasında değişiyor. Peki nereden bulacakları bu parayı? Kaset de yok.
Bir tek telif kalıyor geriye ve bizim de varlık sebebimiz bu. MESAM ilgili kanunla Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir kuruluş. Sahada yüzlerce avukatımız var. Kanun, Kültür ve Turizm Bakanı bu yetkiyi meslek birliğine vermiş. Diyor ki, git sanatçıların telifini topla, kendilerine ver ki yaşayabilsinler, müziğe devam edebilsinler” dedi.Sahada telif ile alakalı konuları denetleyebilecek yüzlerce hukukçuları olduğunu ve onların sürekli tespitte bulunduklarını anlatan Ergül, sözlerine şöyle devam etti:
“Lisans sözleşmesi yoksa ihtar ediyorlar. Dinlememesi halinde mahkemeye veriyoruz maalesef. Bu konuda iki farklı ve yarı yarıya bir görüş var. İlki çok olumlu, diğeri de olumsuz. Olumsuz olan daha çok özellikle tüketicinin yani düğün salonları, kuaförler odalarının kopardığı yaygara. Doğru değil o. Toplumu doğru bilgilendirmek lazım, bilinçlendirmek lazım. Biz bu yüzde 50’yi ikna etmenin çabası içindeyiz.”

“Yabancı müzik çalmak da telife bağlı”
Her türlü kolaylığı yapabileceğini söylüyor, ayrılıyor orada. Sanatçılar yüzde yüzü zaten yanımızda, arkamızda. Ve hepsi sosyal medyada da tepkilerini koyuyor. Bunun bir an önce düzelmesi gerektiği kanaatinde. MESAM 15 bin üyeye sahip bir kuruluş. Her gün aşağı yukarı onlarca kişi de başvuruyor. Yani eser sahibi, söz yazarı, besteci, aranjör. Tabii bu kimliklere haiz olup, aynı zamanda yorumcu kimliği olan da var. Ama sadece Türkiye’de değil, MESAM’ın 192 ülkeyle karşılıklı temsilcilik sözleşmesi var. Uluslararası bir kuruluşuz. MESAM, 192 ülke sanatçılarının müziği burada çalındığında yani o kuaför, güzellik merkezi vesaire, yabancı müzik çaldığında da telif ödeyecek. Çünkü yabancı haklarını da koruyoruz. Onlar da yaşadıkları ülkede bizim haklarımızı koruyorlar” ifadelerini kullandı.
