Kule Deresi’nde sözde bir ıslah çalışması yürütüldüğü söyleniyor. Ancak yaşananlar bunun tam tersini düşündürüyor. Belirli saatlerde su kesiliyor, ardından dereye berrak olmayan, yoğun kokulu ve çamurumsu bir su salınıyor. Bu manzara “Kanal böyle mi temizlenir?” sorusunu sorduracak kadar vahim.

“BU KİRLİLİĞİ KABUL ETMİYORUZ”
Yetkililere olduğu kadar vatandaşlara da sesleniyoruz: Bir koltuk durduk yere dereye düşmez! O çöpü o suya biz atıyoruz, biz kirletiyoruz. Sonra da “Neden böyle?” diye şikâyet ediyoruz. Doğayı korumak sadece belediyenin ya da çevre müdürlüğünün görevi değil, hepimizin sorumluluğu.

ARTIK KULELİ YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ
Kimi zaman zift gibi siyah ve yağlı sular, kimi zaman da çamur gibi bulanık ve pis kokulu görüntüler…Marmara Denizi’ni böyle mi koruyacağız? Dereye ne salınıyor, kim salıyor, kim denetliyor? Sözde ıslah edilen bu kanal, gerçekte ekosistemi boğuyor, burada balık yaşayabilir mi? Hem denetleyenin hem yaşayanın sorumluluğu var. Doğayı korumak bir tercih değil, yarınlar için zorunluluktur. Tüm vatandaşlarımızı çevreye duyarlı olmaya davet ediyoruz. ifadelerini kullandı.
