Şubat ayında yayımlanan kitaplar, farklı türlerde ve konularda okuyuculara geniş bir yelpaze sunuyor.
“BELGRAN KANON”
Ebru Ojen’in “Belgrad Kanon” adlı eseri, siyasi mülteci kahramanların Türkiye’den Belgrad’a uzanan hikâyesini anlatıyor. Sadece 24 saatlik bir zaman diliminde geçen roman, karakterlerin geçmişle hesaplaşmalarını ve var olma mücadelelerini etkileyici bir dille ele alıyor. Politik ve insani yönleriyle dikkat çeken bu kitap, okuyucuları derin bir sorgulamaya davet ediyor.

HAFRİYAT
Osman Özarslan’ın ilk romanı olan “Hafriyat”, zamansız ve mekânsız bir atmosferde geçen, varoluşun anlamını sorgulatan bir hikâye sunuyor. Kahramanların geçmişle ve kendileriyle yüzleşmelerini konu alan eser, okuru zamanın ve mekânın ötesine taşıyor. Roman, derin felsefi alt metinleri ve güçlü anlatımıyla edebiyatseverlerin ilgisini çekecek bir yapıya sahip.

“PARAMİLİTARİZM”
Uğur Ümit Üngör’ün “Paramilitarizm: Devletin Gölgesinde Kitlesel Şiddet” adlı çalışması, devletlerin paramiliter yapılarla ilişkisini küresel bir perspektifle ele alıyor. Dünyanın dört bir yanından örneklerle zenginleştirilen bu kitap, paramilitarizmin organize suçlarla kesişen yapısını ve devletlere olan etkisini detaylı bir şekilde inceliyor. Akademik ve analitik bir dille yazılmış bu eser, politika ve sosyolojiye ilgi duyan okuyucular için önemli bir kaynak niteliğinde.

“REFORMASYON’UN KISA TARİHİ”
Helen L. Parish’in “Reformasyon’un Kısa Tarihi”, Reformasyon’un tek bir hikâyeden ibaret olmadığını vurguluyor. Kadınların değişen rollerinden evlilik kurumuna, ruhani ve seküler otoriteler arasındaki çekişmeye kadar birçok toplumsal dinamiği ele alan eser, tarih meraklıları için kapsamlı bir rehber sunuyor. Matbaanın gelişimi ve Katoliklik ile olan mücadele gibi konular da kitabın dikkat çeken başlıkları arasında yer alıyor.

“ÇAPANOĞULLARI: TAŞRA ELİTİNİN DÖNÜŞÜMÜ”
Son olarak, Büşra Nur Topal Akdoğmuş’un “Çapanoğulları: Taşra Elitinin Dönüşümü” adlı çalışması, Yozgat’ın köklü ailesi Çapanoğulları’nı Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir dönüşüm hikâyesiyle ele alıyor. Tarihsel sosyoloji perspektifiyle yazılan bu eser, taşra eliti olgusunu ve merkez-çevre ilişkilerini güçlü bir analitik yaklaşımla inceliyor. Aile tarihi ve sosyolojiye ilgi duyanlar için ilgi çekici bir kitap.

