11 ayın sultanı Ramazan’a bu sene de ulaştık…
Haliyle geçen gün sokağa inip vatandaşlara Ramazan hazırlıklarını yapıp yapmadıklarını
Ya da ya da
Yapabildiler mi acaba? Diye sorduk…
Vatandaş ‘Utanmasan dileneceğim para yetmiyor’ diye yakınıyor haliyle…
Yaşlı insanlar bizi genç görünce ‘Boşver evladım bizden geçti de siz ne yapacaksınız işte onu düşünüyor insan’ diye iç geçiriyor…
Ekonomik sıkıntının yüklediği geçim sıkıntısını, hissetmeyen yoktur.
Bu duruma geliş sebepleri, bunun getirileri, götürdükleri bir kenara insan bu sürede biraz daha samimiyet bekliyor hakikaten!
Özellikle gençlere karşı…
Şimdi Ramazan dolayısıyla AK Partili genç başkanlar yine yer sofralarında boy göstermeye başladı.
Sadece merak ediyorum, gençlerin evine iftar için poz vermeye giden başkanlar orada ne konuşuyor!
Kent lokantalarını eleştiren başkanlar, Ramazan’da belki kıt kanaat geçinen öğrenci evlerinde ne anlatıyor. Ya da söylenenlere nasıl karşılık veriyor.
Artık gençlerin lafını sakınmadığını ve her şeye hakim olduğunu düşünürsek bu ziyaretler gösterişten öteye geçer mi?
Samimi gelir mi insana…
Yer sofrasında ayda bir iki kez yemek yenince halktan mı olunuyor.
Acaba genç başkanlara o sofralarda ‘Okuyoruz ama ülkenin hali de ortada acaba diplomalı işsiz olarak kalır mıyız korkumuz var’ deniyor mu?
Ya da aldıkları burslar yetmediği ve ailelerine dert olmamak için kaç farklı işlerde çalıştıklarını konuşuyorlar mı?
Gençlerin başkanlardan iş talebi oluyor mu?
Yoksa o kadrolar sadece kendilerine ve birinci dereceden akrabalara mı özel!
Ne bileyim sokakta vatandaşın hakikaten tek derdi gençler olmuşken, ama yine de sistemi belirli bir yaş kitlesi belirlerken bu çağrılara kulak verilip verilmediğini de merak ediyor insan.
Yemeği yedik, iftarı açtık, çay sohbet, bir kare de fotoğraf oh bu Ramazan da en çok biz sevap aldık…
İyi bir şeyler yapmak isterken insanın sinir uçları ile oynamamak lazım!
Söylenecek çok şey var ama Ramazan Ramazan tadında da bırakmak lazım…
Hayırlı Ramazanlar…

