Kocaeli’nin İzmit ilçesinde ayakkabı ve çanta tamiri mesleğini icra eden ilk kadın olan Hülya Kurak (52), 6 yıldır müşterilerine hizmet veriyor. Daha önce 12 yıl boyunca diş teknisyenliği yapan Kurak, mesleğin zaman mefhumu olmaması nedeniyle bu işi bırakmak zorunda kaldığını belirterek, küçüklüğünden beri ilgi duyduğu ayakkabı tamirciliğine yöneldi.

“FAZLA PARA KAZANMA DERDİM YOK”
Ayakkabı tamirciliğine olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını ifade eden Hülya Kurak, “Trabzon’da yaşadığımız evin alt katında bir ayakkabı tamircisi vardı. Okuldan çıkınca onun yanına giderdim. Ömer Amca bana ayakkabı tamir etmeyi öğretirdi. Hatta lise dönemimde dükkanı bana bırakıp giderdi. Annemden ise dikiş dikmeyi öğrendim. Küçük yaşta perdeleri kesip dikiş makinesinde bir şeyler dikerdim. Masa başı işi yapmak yerine üretmek istiyordum. 6 yıl bir profesörün sekreterliğini ve muhasebesini yaptım. Oradan ayrıldıktan sonra bir lostrada işe girdim ve 5 yıl orada çalıştım. Ancak manevi sebeplerden dolayı oradan ayrıldım ve kendi dükkanımı açmaya karar verdim. Fazla para kazanma derdim yok. Başımda müdür olmadan, istediğim saatte işe gidip gelmek için bu işe başladım” dedi.

MÜŞTERİLER KADIN USTAYI GÖRÜNCE ŞAŞIRIYOR
Kadın bir ayakkabı tamircisi gören müşterilerinin şaşkınlıklarını gizleyemediğini belirten Kurak, “6 yıldır İzmit’in ilk kadın tamircisiyim. Müşterilerim beni benimsedi. Özellikle kadın müşterilerimden çok güzel tepkiler aldım. Erkek müşterilerim ise ilk geldiklerinde ‘Usta yok mu?’ diye soruyorlardı. ‘Usta benim’ dediğimde şaşırıp çıkanlar oldu. Ancak o müşteriler sonradan geri döndüler. Başta beni küçümseyen ve sonrasında özür dileyip geri gelen müşterilerim de oldu. Bu işi yapmaktan çok memnunum” ifadelerini kullandı.
“KADINLARIN YAPAMAYACAĞI HİÇBİR İŞ YOK”
Ayakkabı tamirciliğinin erkek işi olarak görülmesine karşı çıkan Hülya Kurak, “Bu işi yapan kadınlar olduğunu duydum, örneğin Eskişehir’de bir kadın varmış. Onları da takdir ediyorum. Bu zor bir iş ama erkek işi olarak görülmesi doğru değil. Kadınların ayakta durmak ve kimseye muhtaç olmamak için yapamayacağı hiçbir iş yok” dedi.

“BU İŞİ SEVEREK YAPMAK GEREKİYOR”
Ayakkabı tamirciliği yapmak isteyenlere tavsiyelerde bulunan Kurak, “Bu işi severek yapmak gerekiyor. Ayakkabıyı tamir ettiğimde, beğenmediysem tekrar yapıyorum. Günü doldurmak için bu iş yapılmaz, bu şekilde iş yürümez. Müşterilerimin, ‘Hülya Hanım, bu ayakkabı benim mi, yoksa yeni mi aldınız?’ dediklerinde çok mutlu oluyorum. Bana gelen müşterilerim, yırtılan ya da tabanı çürüyen ayakkabılarını çöpe atmıyor. Bana getirip ‘Buna değer mi?’ diye soruyorlar. Para kazanmak için değil, gerçekten işe yarar bir tamir yapmaya çalışıyorum. Hatta bazen ‘Buna değmez, git taksitle başka bir ayakkabı al’ dediğim de oluyor” ifadelerini kullandı.
“ASLINDA SAYGI DUYULMASI GEREKEN BİR MESLEK”
Tamir işinin küçümsendiğini belirten Kurak, “İnsanlar tamiri küçümsemesin. Biz eskiyi insanlara kazandırmaya ve kullandırmaya çalışıyoruz. Tamir ettiğimiz bir ayakkabı 2-3 sene dayanıyor. Ancak ‘Altı üstü bir dikiş yapıyorsunuz, bu fiyatlar nedir?’ gibi yorumlarla karşılaşıyoruz. Oysa her şeyin fiyatı çok pahalı. Biz de evimize ekmek götürüyoruz. Aslında saygı duyulması gereken bir işi yürütmeye çalışıyoruz. Keşke her şey ucuz olsa da yanımda bir çırak yetiştirebilsem. Bu mesleği birine öğretebilsem çünkü bu meslek ölüyor” dedi.
FİYATLAR HAKKINDA BİLGİ VERDİ
Ayakkabı tamiri fiyatları hakkında da bilgi veren Hülya Kurak, “En yüksek maliyetli işlem olan taban değişimi 650 TL, deri ayakkabı boyası 350 TL, çizme boyası 750 TL, topuk arka kısım tamiri ise 250 TL” şeklinde konuştu.

