İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında konuşuyor.
Dervişoğlu’nun gündeminde, partisinin 4. Olağan Kurultay sonrası yol haritası, Nusaybin sınırında bir grubun Türk bayrağını indirmesi ve sürece ilişkin mesajların yer alması bekleniyor.
“ÇARESİZ DEĞİLİZ, ÇARE BİZİZ”
Dervişoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“İYİ Parti’mizin kurultayını gerçekleştirdik. Milletimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Her koşul ve şartta cesaretini, itidalini koruyan, aklında, kalbinde, ruhunda bu vatanın iyiliğinden başka derdi olmayan bütün kardeşlerimi selamlıyorum.
Yeniden genel başkan olma sebebiyle gerek telefon açarak gerek mesaj yollayan başta siyasi partilerimizin genel başkanları olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Bilin ki siz benim başımı her zaman bulutlara kadar dik tuttunuz. Ben de Allah’ın üzerinde söz veriyorum, sizin başınızı eğdirmeyeceğim.
“KİMSE BU NUMARALARI YEMİYOR”
Türk milletinden başka hiçbir efendim olmadı, olmayacak. Emin olun ki vakit o vakittir. Vakit iyilerin vaktidir. İyi niyet mutlaka kazanacak. İyiler mutlaka kazanacak. Çünkü biz yalnız değil, beraberiz. Çaresiz değiliz, çare biziz.
Dünya, eski ile yeninin kesişim alanında geçiş sancıları yaşamaktadır. İYİ Parti’nin birinci önceliği Türkiye’ye çektirilen acıların sona erdirilmesidir. Türk milleti 25 yıldır aynı bahaneleri dinliyor. Suriye’de savaş var, Rusya’da durum kritik, bekleyin diye avutuluyoruz. Oysa insanımız en temel haklarına ulaşmak için bekliyor. Açık söyleyeyim kimse bu numaraları yemiyor. Bu sözler ile karın doymuyor.
“YETKİSİZ SORUMLU ORTAKLARINI AFFETMEYİN”
3 yılda bir af çıkartanları, katili, sapığı baş tacı edenleri, yasaları uygulamayıp devlet gücünü kendilerine zırh yapanları asla affetmeyeceğim. Sizler de affetmeyin. Çocuğunuz ekmek almaya giderken, okula, işe giderken eğer yüreğiniz elinizdeyse affetmeyin. Sorumsuz yetkili iktidarı, yetkisiz sorumlu ortaklarını da affetmeyin.
Her şeyi büyük hedeflere, dış güçlere atfedip kendilerini sıyırdıkları bu gölgeyi gün gelecek hep birlikte yırtacağız. Asla boyun eğmeyin. O gölgelerin altında, karanlığın içinde bırakılan toplumu güvensizlik ortamından çıkarmak durumundayız, alışmayın. Kendi işledikleri günahları bizden üstlenelim istiyorlar. Milleti tövbe zincirine esir edip kendi haram düzenlerini örüyorlar. Asla onların yerine tövbe etmeyin. Toplum olmamızdan, millet olmamızdan korkuyorlar, nefret ediyorlar. Bunları artık izlemeyin.”
