İstanbul’da meydana gelen İkbal Uzuner ve Ayşenur Halil cinayeti, Türkiye’nin gündemini derinden sarstı. Semih Çelik tarafından gerçekleştirilen bu vahşi cinayet, sadece kurbanların ailelerini değil, tüm toplumu etkileyen bir travma yarattı. Cinayet mahallinde ve Semih Çelik’in evinde bulunan satanist semboller, Kocaeli’nin çeşitli noktalarında da dikkat çekmeye başladı. Bu sembollerin cinayetlerden önce mi yoksa sonra mı çizildiği ise hâlâ belirsizliğini koruyor.

SATANİST SEMBOLLER KOCAELİ’DE GÖRÜLDÜ
İkbal Uzuner’in yaşamını yitirdiği tarihi surların duvarında “Kutular sana hasta” yazısının yanında satanizme ait olduğu iddia edilen bir sembol belirlendi. Bu sembol, Kocaeli’ndeki bazı yerlerde de görülmeye başlandı. NCTY Köprüsü’nün altındaki Esnaf Kefalet Durağı ve Orduevi Seka Cami karşısındaki kutu ve direklere benzer sembollerin çizildiği bildirildi. İzmit’te de bu sembollerin yer aldığına dair sosyal medyada paylaşımlar yapıldı.
SEMBOLLER NE ANLAMA GELİYOR
Araştırmacı yazar Erkan Trükten, bu sembollerin anlamını çözmeye çalıştı. Trükten, “Satanist Kutu Tarikatı ifşa oldu. İkbal Uzuner’in katledildiği yerde de ‘KUTULAR SANA HASTA’ yazısı var. Bu sembol ve ‘kutu’ kelimesinin anlamı oldukça derin” dedi. Kutu kelimesinin yazılış biçiminin satanik olduğunu belirten Trükten, “T harfi bilhassa haça benzemesi için zorlanmış. Ancak asıl mesele, bu kelimenin günümüzde Şeytanın mührü ile birlikte görünmesi” ifadelerini kullandı.

KORKUTUCU VE KEHANETLER
Semih Çelik ve İkbal Uzuner’in sık sık tarihi surlarda buluştuğu iddiası, olayın karanlık bir boyutunu ortaya koyuyor. İkbal’in daha önce intihar girişiminde bulunduğu da dikkat çekici bir detay. Trükten, “Peki, onları hazırlayan ne ya da kim? Omen kelimesinin Türkçe karşılığı ‘Alamet/Kehanet’ olarak geçiyor” diyerek olayın derinliğine işaret etti.
ROŞ HAŞANAH BAYRAMI
Trükten, Kutu kelimesinin H.P. Lovecraft’ın “Cthulhu Mitos Masalları”nda da geçtiğini ve şeytanla bağlantılı olduğunu belirtti. Ayrıca, 2-4 Ekim tarihlerinde gerçekleşen Roş Haşanah bayramının bu olaylarla ilginç bir zamanlama içinde olduğunu vurguladı. “Cem Garipoğlu’nun mezarının açılması ve satanist katliamın bu tarihlerde gerçekleşmesi, dikkat çekici bir tesadüf” dedi.


