Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

DİYANET NE İŞ YAPIYOR!?

Türkiye’de “Diyanet ne iş yapıyor ki?” sorusu, bazı çevrelerin diline

Türkiye’de “Diyanet ne iş yapıyor ki?” sorusu, bazı çevrelerin diline pelesenk olmuş sloganlardan biridir. Ancak bu sorunun altında çoğu zaman cehalet, ideolojik saplantı veya kasıtlı bir saptırma vardır. Çünkü Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’nin dinî, ahlaki ve kültürel kimliğinin korunmasında hayati bir misyona sahiptir. Bu makalede, Diyanet’in tarihî arka planı, anayasal görevi, toplum üzerindeki etkisi ve İslamî bakış açısıyla önemi detaylı şekilde ele almaya çalışacağız..

1. Diyanet İşleri Başkanlığı Neden Kuruldu?

Diyanet, 3 Mart 1924’te, Şer’iye ve Evkaf Vekâleti’nin lağvedilmesiyle kurulmuştur. O günkü idarenin maksadı, “dinî otoritenin devlete bağlı ve kontrol altında olması” idi..

Diyanet’in kuruluş amacı ne olursa olsun, bu kurum milletin dinî ihtiyaçlarını karşılayan, halkı sahih İslam inancıyla aydınlatan, bid’at ve hurafelerle mücadele eden bir hüviyet kazanmıştır..

2. Diyanet’in Anayasal Görevi

1982 Anayasası’nın 136. maddesine göre Diyanet’in vazifesi:

“Toplumun dinî ihtiyaçlarını karşılamak, dinî konularda halkı aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmektir.”

Yani Diyanet, sadece camilerde imam tayin eden bir kurum değil; milletin inancını hurafelerden koruyan, dinî ilimleri öğreten, sosyal hizmetlerde bulunan ve toplumun ahlakını korumaya çalışan bir rehberdir..

3. Diyanet Ne İş Yapıyor? (Somut Hizmetleri)

a) Camiler ve Din Hizmetleri

Türkiye genelinde 90.000’den fazla camide, imam-hatip ve müezzinler vasıtasıyla halka beş vakit namaz ve Cuma hutbeleriyle dinî rehberlik sağlıyor.

Cenaze hizmetleri, nikâh merasimleri, mevlid programları gibi halkın birebir ihtiyaç duyduğu dinî merasimleri yürütüyor..

Toplumdan o kadar uzmanlar ki azıcık Anadolu’yu gezip görseler Din Gönüllülerinin sosyal hayatın ne kadar içinde olduğunu görürlerdi..

Hocaefendiler kavgalarda sulhu gerçekleştirmede sürekli en öndeler.. Her türlü manipülasyona rağmen hala Anadolu halkının fikrini sorduğu, cemiyetlerde önünde görmek istediği, tarlasının bağının bahçesinin bereketi için duasını talep ettiği, gece yatağından korkuyla sıçrayan bebeğine hayır dua istediği bir konumdadır..

b) Eğitim ve Yayın Faaliyetleri

Kur’an kurslarıyla her yaş grubuna Kur’an-ı Kerim öğretimi sağlıyor.

Ülkemizde her yıl hafızlık icazeti alan binlerce evladımızın bir çoğu Diyanet’e ait Kuran Kurslarında yetişiyor.

Hutbe ve vaazlarla, halkı doğru İslam inancı konusunda bilinçlendiriyor.

Diyanet TV ve Diyanet Radyo gibi medya organlarıyla dinî, ahlaki ve kültürel yayınlar yapıyor.

Yayınlar Dairesi Başkanlığı marifetiyle ilmî kitaplar, dergiler ve çocuk yayınları basıyor..

c) Sosyal Hizmetler

Diyanet Vakfı aracılığıyla yurtiçi ve yurtdışında yardım kampanyaları, kurban organizasyonları, burslar ve sosyal projeler gerçekleştiriyor.

Yetimlere, yoksullara, mazlum coğrafyalara el uzatıyor.

d) Dinî Danışmanlık ve Manevi Rehberlik

Hastanelerde, cezaevlerinde, yurtlarda manevi danışmanlık hizmetleri sunuyor.

Aile ve gençlik sorunlarıyla ilgili dini rehberlik programları düzenliyor.

e) Uluslararası İslami Temsil

İslam dünyasında Türkiye’nin dinî bakımdan temsilini sağlıyor.

Yurt dışındaki Türk vatandaşlarına din görevlisi gönderiyor, cami inşa ediyor..

Peki Diyanet’in Olmadığı Bir Türkiye Nasıl Olurdu?

Eğer Diyanet olmasaydı:

FETÖ, DEAŞ, PKK, aşırı gruplar gibi sapkın yapılar toplumda çok daha kolay örgütlenirdi.

Dinî otorite boşluğunda hurafeler, bid’atler, mezhep taassubu, istismarcı tarikatlar yaygınlaşırdı.

Milletin inancını yozlaştırmak isteyen yabancı misyonerler, ateist dernekler, sapkın ideolojiler rahatça propaganda yapardı.

Toplumda dinî bilgilenme kaosu baş gösterirdi.

Cami ve mescitlerin kontrolsüz yapılara teslim edilmesi kuvvetle muhtemeldi..

5. Diyanet’in Bütçesi Eleştirileri: Bir Çarpıtma

Son dönemlerde sıkça dillendirilen “Diyanet’in dev bütçesi” argümanı da temelsizdir. Zira Diyanet’in bütçesi Devletin tüm kurumları içinde sadece %1 civarındadır.

Bu bütçe, 90 bin cami, 150 bini aşkın personel, yurtiçi-yurtdışı hizmetler, yayınlar, sosyal yardımlar gibi devasa bir hizmet alanına dağılmaktadır.

Avrupa’daki birçok ülkede, dinî kurumlara devlet destek verirken, Diyanet’in harcamalarını sorgulamak ikiyüzlülüktür.

6. İslamî Açıdan Diyanet’in Önemi

İslam tarihinde dinî otoritenin, ümmeti doğru bilgiyle aydınlatması her zaman zaruri görülmüştür. Hz. Peygamber (s.a.v):“İlim, öğrenilmesi her Müslümana farzdır.” (İbn Mace, Mukaddime, 17)

Diyanet, işte bu farzı kurumsal olarak yerine getiriyor. Eğer devlet, milletine sahih İslami bilgiyi vermezse:

Halk hurafelere, bid’atlere, batıl mezheplere yönelir.

Dini bilgisiz nesiller, inançsızlığa ve dejenerasyona sürüklenir.

7. Peki malum kesimin “Diyanet Ne İş Yapıyor?” Demesi Ne Anlama Geliyor?

Bu söylem, din ile savaş halinde olan zihniyetin bir yansımasıdır.

Onların kastı, Diyanet’in çok iş yapması değil, “hiçbir iş yapmasın” demektir.

Bu çevreler, dinin toplumdan tasfiye edilmesini istedikleri için Diyanet’i hedef alırlar.

Sonuç olarak Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye’de İslamî ilimlerin, ahlakın, dinî merasimlerin, toplumsal dayanışmanın ve sahih inanç çizgisinin korunması için hayati bir görev ifa etmektedir. Malum çevrelerin bu kuruma yönelttiği eleştiriler; ya bilgisizlikten, ya da ideolojik saplantılardan kaynaklanmaktadır.

Bu nedenle “Diyanet ne iş yapıyor ki?” diyenlere, “Bu milletin imanını koruyor, sizin inançsız projelerinize set çekiyor” cevabını vermek en doğru cevaptır..