Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya

Deprem değil, vicdansızlık öldürüyor…

Bir sabah her şeyin yerinde olmayabileceğini bilerek uyanmak… Bu ülkede yaşayan milyonlar için bu artık bir ihtimal değil, gerçeğin ta kendisi.

Bir sabah her şeyin yerinde olmayabileceğini bilerek uyanmak… Bu ülkede

Deprem sadece fay hatlarını değil, toplumun hafızasını da sarsıyor. Binalar çöküyor, yollar parçalanıyor, aileler dağılıyor. Ama en çok da güven duygusu yerle bir oluyor. Çünkü biz bu acıyı çok yaşadık, ama yeterince ders almadık. Her seferinde “Bir daha asla” dedik. Sonra unutmaya başladık. Sahi, biz ne zaman unuttuk? Ne zaman “Bir şey olmaz”a geri döndük? Kader deyip geçmek kolay, ama binalar kaderle değil, ihmalle çöküyor.

 

***
Deprem sonrasında yaşananlar tamamen insan yapımı bir felaket. Afetten saatler sonra internete düşen fiyat listeleri; çadırlar, deprem çantaları, uçak biletleri. İhtiyaç olan çoğu şeye fahiş fiyat uygulanması…
İnsanların en savunmasız anında, “yardım” değil “fırsat” kollayanlar…
Bu, yıkılan duvarlardan daha çok can acıtıyor. Çünkü o noktada insan değil, sadece tüketici olarak görülüyorsun. Sığınacak bir çadır istiyorsun, birileri buna etiket yapıştırıyor.
Deprem değil, vicdansızlık öldürüyor.

 

***
Elbette birey olarak önlem almalıyız. Deprem çantaları hazırlamalıyız, yapılarımızı kontrol ettirmeliyiz. Ama tüm yük bireyin omzuna yıkıldığında, devlete, yerel yönetimlere, kurumsal yapılara ne düşüyor?
Onlar yalnızca “geçmiş olsun” mesajları mı yayımlıyor?
Yoksa her felaketten sonra yeniden ayağa kalkmaya çalışan halkın yanında gerçekten yer alıyorlar mı?
Bir de dayanışma var… Enkazdan çıkan umutlar, el ele veren insanlar… İşte o anlar, bu ülkenin hala ayakta olduğunun ispatı. Ama dayanışmanın sırtına da yük bindiriliyor bazen. Psikolojik destekten, barınmaya, temiz suya kadar her şeyi insanlar kendi arasında çözmeye çalışıyor. Devletin gölgesinin düştüğü yerlerde halk birbirine güneş oluyor.

 

***

Deprem kaderdir, evet. Ama ölümler, yıkımlar, yalnız bırakılmışlık hissi, fahiş fiyatlar kader değil. Bunlar, seçimdir. İnsanların ve sistemlerin yaptığı tercihlerdir. Bir sonraki sarsıntı, sadece toprağı değil vicdanlarımızı da sınayacak.